NEDEN? TESETTÜR
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesnâ olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler…” (en-Nûr, 31)
İslâm’da tesettür farz-ı ayndır. Zira âyet-i kerîmede hanımların tesettüre riâyet etmesi şöyle emredilmektedir:
“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.” (el-Ahzâb,59)
Cilbâb, vücut hatlarını belli etmeyen örtüdür. Bugün maalesef sokaklar, bütün vücut hatlarını ortaya döken, dar, süslü ve câzibeli bin bir türlü dış kıyafetle dolu. Lâkin bu aslâ tesettür değildir. Dış kıyafet, bol olmalıdır. Vücut hatlarını belli etmemeli, dikkat çekici olmamalıdır.
“Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır: Biri, sığır kuyrukları gibi kırbaçlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri, giyinmiş oldukları hâlde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. İşte bu kadınlar Cennetʼe giremedikleri gibi, şu kadar uzak mesafeden hissedilen kokusunu bile alamazlar.” (Müslim, Cennet, 52)
Yine âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:
“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesnâ olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler…” (en-Nûr, 31)
Kadınlar; el, yüz ve ayakları hâriç bütün vücutlarını, erkekler de diz kapağı ile karın arasını örtmelidir. Mahrem yerlerini gösterecek kadar ince, vücut hatlarını belli edecek kadar dar elbise giymek, doğru değildir. Bunun dışında herkes, tesettüre dikkat etmek şartıyla, şahsî ve mahallî zevkine, kültürüne göre giyinebilir. Mutlaka şu şekilde örtünülmeli diye bir şey yoktur. Önemli olan ayetin belirttiği özelliklere uygun olmasıdır.
“Bu kadın, başını, kolunu ve ayaklarını açsa da açmasa da bir şey fark etmez, zâten dikkat çekici değildir.” denilemez. Burada kadının, tesettürle kadınlık vakârının korunması esastır. Nitekim tesettüre riâyetsizliğin neticesini gösteren şu hâdise ne kadar ibretlidir:
Hazret-i Âişe -radıyallâhu anhâ-’nın yanına, Şamlı kadınlardan bir grup gelmişti. Hazret-i Âişe:
“–Sizler herhâlde, hanımları hamamlara giren (orada tesettüre dikkat etmeyen) bölgedensiniz!” dedi.
Kadınlar;
“‒Evet!” diye cevap verdiler.
Hazret-i Âişe:
“–Ama ben, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in; «Elbisesini evinin hâricinde bir yerde çıkaran (yani tesettüre dikkat etmeyen) her kadın, mutlakâ Allah ile kendi arasındaki perdeyi yırtmış olur.» buyurduğunu işittim.” dedi. (Ebû Dâvûd, Hammâm, 1/4010; Tirmizî, Edeb, 43/2804)
Müslüman, fıtratını yani yaratılış özelliklerini muhafaza ettiği için hayâ sahibidir ve sahip olduğu bu özellik onu bazı şeyleri başkalarının görmesinden ve dikkatini çekmekten sakındırır.Başörtüsü bir kimlik, bir tercih, bir semboldür. Ama ne yazık ki bugün taktığı başörtüyü, büründüğü tesettürü taşıyamayanlar adeta onu rencide edercesine hakaret edenler var. Başörtülü kızlarımız, başlarındaki örtünün ne demek olduğundan gafil olarak erkeklerle el ele, kol kola, sarmaş dolaş bir vaziyette çarşı-pazarda, parklarda, duraklarda, sahillerde dolaşıyorlar.
Günümüzde “Tesettür Giyim” reklamı altında yeni bir tehlike hortlamış bulunmaktadır. Bir takım firmalar, ürettikleri sözüm ona, İslam’a uygun modellerle Müslüman kadınları adeta esir aldılar. Dinin bir emri olarak değilde bir moda gibi, daha hoş gözükebilmek için örtünenler beraberlerinde makyajlı örtülü mini etekli örtülü, dar pantolonlu örtülü vs..her şeyi hoş görür olduk. Oysa bir dava idi. Müslüman kadının başında bir bayrak gibi dalgalanan, kimliğini ortaya koyan bir ilâhi emir. Kadın elbet bu şekilde giyinebilir ancak mahremi olmayanların yanında ve ya dış giysisinin altından. Eskiden örtülü hanımlar bir de henüz örtülü olmayan hanımlar vardı. Şimdi örtülü olanlara tesettür ayetleri hatırlatılıyor. Gerçekten bir ilginç zaman. Tesettürü anlatan çok güzel ilmi yazılar mevcut. İşi erbabına bırakmak gerekir elbet. Ben sadece bir takım hatırlatmalar yaparak aslında bir yaraya değinmek istedim.Tesettür sadece başını örtmek demek değildir. Tesettür kapatmaktır, setretmektir yani örtmektir.Takvaya bürünmek, Allah’ın emri dairesinde yaşamaya çalışmaktır.
Tesettür tarz değil farzdır. Moda değil kalkandır. Aksesuar değil Allah'ın emridir.
Tesettürün amacı giyinmek değil örtünmektir. İmaja değil imana yatırım yapmaktır.
Tesettür özgürlüktür. Sadece benim görmemi istediğimi görebiliyorsun, demektir. Bu özgürlük değil mi?
Biz Müslüman kadınların kefeninde bile başörtüsü var. Cansız beden bile örtünüyorsa bu noktada durup bir düşünmek gerekir. Hem bugün hala bıkmadan usanmadan örtülü olanları yobaz , cahil görmek isteyenler fikirlerine haksız davalarına bu kadar sahip çıkarken bizlerin ALLAH'ın ayetine sımsıkı sarılmamız gerekmez mi? Tesettürü daha iyi anlamak ve anlatmak yerine birde onu kendine göre şekillendirmek, örtülü çıplak olmak akıl kârımıdır. Biz Müslüman hanımlar başörtümüz ile davranışlarımızla
Ahzâb / 35. Ayet
اِنَّ الْمُسْلِم۪ينَ وَالْمُسْلِمَاتِ وَالْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْقَانِت۪ينَ وَالْقَانِتَاتِ وَالصَّادِق۪ينَ وَالصَّادِقَاتِ وَالصَّابِر۪ينَ وَالصَّابِرَاتِ وَالْخَاشِع۪ينَ وَالْخَاشِعَاتِ وَالْمُتَصَدِّق۪ينَ وَالْمُتَصَدِّقَاتِ وَالصَّٓائِم۪ينَ وَالصَّٓائِمَاتِ وَالْحَافِظ۪ينَ فُرُوجَهُمْ وَالْحَافِظَاتِ وَالذَّاكِر۪ينَ اللّٰهَ كَث۪يرًا وَالذَّاكِرَاتِ اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ مَغْفِرَةً وَاَجْرًا عَظ۪يمًا
“Allah’a tam teslim olmuş erkekler ve Allah’a tam teslim olmuş kadınlar, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, İslâm’ın emirlerine itaate devam eden erkekler ve itaate devam eden kadınlar, bütün söz ve davranışlarında dürüst ve yalandan uzak erkekler ve dürüst ve yalandan uzak kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, Allah’a karşı saygılı ve alçakgönüllü erkekler ve Allah’a karşı saygılı ve alçakgönüllü kadınlar, Allah yolunda muhtaçlara harcamada bulunan erkekler ve harcamada bulunan kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, iffetlerini koruyan erkekler ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikreden erkekler ve Allah’ı çok zikreden kadınlar: işte bunlar için Allah, hem bir bağışlanma hem de pek büyük bir mükâfat hazırlamıştır.”
örnek olmalı, adabı muaşerete uymayan hareketlerde bulunmamalıyız. İlim ile meşgul olmalı kendimizi yetiştirmeye çalışmalıyız.
A'râf / 26. Ayet
يَا بَن۪ٓي اٰدَمَ قَدْ اَنْزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسًا يُوَار۪ي سَوْاٰتِكُمْ وَر۪يشًا۠ وَلِبَاسُ التَّقْوٰى ذٰلِكَ خَيْرٌۜ ذٰلِكَ مِنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ
“Ey Âdem oğulları! Size hem edep yerlerinizi örtecek bir elbise, hem de giyinip süsleneceğiniz bir elbise indirdik. Takvâ elbisesine gelince, en güzel ve en hayırlı elbise işte odur. Bunlar, insanlar düşünüp öğüt alsınlar diye Allah’ın indirdiği âyetlerdendir.” Velhasıl takva elbisesi ile örtünenlerden olabilme duası ile.. Selamun aleykum…
METİN ALKAN
EĞİTİMCİ YAZAR