Gecenin sesliğine eşlik eden Mehmed'in sessiz çığlığının hikayesi bu. En büyük hayali İslam yolunda şehit olmaktı ne var ki henüz askerliğine üç yıl vardı. Büyük bir heyecanla ancak endişeli olarak zaman akıp geçiyordu. Endişeliydi çünkü ciddi bir kalp hastalığı vardı ve kendisi de biliyordu ki askere alınmayacaktı ve hayali olan şehadet’e erişemeyecekti.
Dağların arasında şehirden uzakta Yatılı bir Kur'an Kursunda zamanını geçiren Mehmed’in dünyaya bakışı onu diğer insanlardan farklılaştırıyordu. Dünya sevgisini bir tarafa atmış, Efendisinin aşkıyla yanıp tutuşan bir genç ve aynı zamanda hafız olmuş Kur’an’la hemdem olup zamanı İslam için yaşıyordu Mehmet. Küçük yaşta Annesini kaybetmiş, çok suskun içine kapanık kendi halinde biri olması O’nu Kur’an’a daha da yaklaştırıyordu.
Yıl 2006 günlerden soğuk bir Cuma gecesi, evet o gece mübarek Cuma gecesi idi. Mehmet rüyasında Uhud savaşında görüyordu kendisini. O zamana gitmiş, o zamanda yaşayan bir sahabe gibi olmuştu adeta. Uhud savaşında Okçular tepesinde Efendisinin Otağını koruyan bir aşık sahabeydi. Savaşın en yoğun düştüğü anlarda Efendisini gözünden asla kaybetmiyor, bir elinde kılıcı diğer elinde kalkanı sanki etten duvar olmuş düşmana geçit vermiyordu. Bir ara bir boşluk oluştu ve sonra müşriklerden birinin attığı ok Efendimize ilerliyordu!...Mehmet oku gördü, birde baktı ki ok Efendimizin otağına doğru ilerliyor, bir aslan sıçraması gibi yerinden sıçrayıp otağın önüne atladı. Ok tam kalbine saplanmıştı. O anda içinden öyle güzellikler geçiyordu ki sanki kalbine dokundu yaradan, bir dua et kabul olacak, bir dua dercesine bir hisle içinden “müslümanlar kazansın” diye geçirmiş sonrada diline düştmüştü bu dua . Tebessüm ederken birden gözlerinin önüne gelen Cebrail a.s ve Azrail a.s onun ruhunu adeta karşılamaya gelmişlerdi sanki, gökyüzünde bir kapı aralandı, burnuna gelen miss kokuları yavaşça toprağa düşerken Efendimiz tutuverdi, Mehmet’i dizleri üzerine yatırdı. O an öyle mükemmeldi ki peçelerinin arasından bir mübarek yüz belirdi, o ne mübarek yüzdür ki öyle tebessüm ettiriyordu seni. Yüzündeki kırışıklıklara kurban olayım Efendim dedi dizleri üzerinde yatarken Mehmet. Sonra Efendimize sorudu: Ya Rasulallah ben şehit miyim? Evet dedi Efendimiz sen Şehitsin, Sen öyle bir şahadete mensup oldun ki Mehmet, arzuladığın Aşkının kollarında hem de. İslam uğruna Şehit oldun Ey Şehidim...
Mehmet Taner İKİBUDAK
Adreslerim FaceBook - Twitter