13 Mayıs 2016, 12:20 - 
Kandiller bid´at mı? sorusuna sosyolojik bakış açısı

Kandiller bid´at mı? sorusuna sosyolojik bakış açısı

“Kandiller Sezonu“ girdiğinde her sene aynı tartışma baslar. Belli bir kesim “Kandiller bid´attır“ diyerek ortaya çıkarlar.

 Genel olarak selefilere ve vehhabilere ait olan bu fikire, son senelerde Türkiye´de başka bir akım daha destek veriyor. Kendilerini “Kur´an müslümanları“ olarak tanıtan, aslında “Peygambersiz müslümanlık“ fikrini savunan bu ekibin (“Kur´an Müslümanlığı veya asıl ismiyle Peygambersiz Müslümanlık“ başlıklı yazımıza bakın) Türkiye´deki varlığı sebebiyle “Kandiller bid´attır“ düşüncesi daha sesli duyulmaya başladı. Bir de üzerine sosyal medya kahramanları da eklenince, bu fikir iyice yayılmaya başladı.

 

Yazımızda konuyu ilahiyat açısından irdelemeyeceğiz. Bu sahada yeterince yazı kaleme alındı ve nitekim İslam dünyasında genel kabul gören alimlerin ekseriyeti kandillerin bid´at olmadığını söylemişlerdir. Bu İslam alimleri iki yazı okuyup, internette 5 dakikalık bir vidyo izleyip, klavyenin önüne geçerek, kendileri zerre kadar otorite olmadan tüm diğer alimlerin otoritesini red ederek bu kanaate varmamışlar. Tüm ayet ve hadisleri göz önünde bulundurarak fetva vermişler. Bu nedenle net olan bu konuyu sadece sosyolojik olarak ele almaya çalışacağız.

 

Selefilerin, vehhabilerin ve “Peygambersiz müslümanlık“ ekibinin sosyolojik açıdan öne sürdüğü iki ana eleştiri var: 1. Peygamberimiz döneminde böyle gecelerde camide toplanılmıyordu. 2. Bu gecelerde özel ibadetler yok.

 

Kulağa “doğruymuş“ gibi gelebilen bu iki tezi bir inceleyelim.

 

“Peygamberimiz döneminde böyle gecelerde camide toplanılmıyordu“ tezi

 

Eğer denilseki “Kandil gecelerinde camiye gitmek farzdır. Gitmeyenler büyük günah işliyorlar“ o zaman eleştirenlere hak payı vermek gerekirdi. Fakat böyle bir durum söz konusu değil. Hiç bir tarihde ve hiç bir toplum veya cemaatte kandil gecelerine katılım bu şekilde algılanmamış, yorumlanmamış ve yaşanmamış. İsteyen camiye gider, isteyen gitmez.

 

Eğer bir grup insan deseki “Biz her Salı akşamı camide toplanacağız ve sohbet edeceğiz“ buna herhalde kimse bid´at demez. Aklı yerinde olan hiç bir kimse “Peygamber döneminde Salı günleri camide toplanma yoktu“ demez. Yada her ayın ilk Cumartesi akşamı bir camide sohbet düzenlense, kimse “Bu bid´attır“ cahilliğine soyunmaz.

 

Aynı şekilde kandiller de camide toplanıp Allah´ın kelamını öğrenmek için büyük fırsatlardır. Nefsi ile mücadele eden ve camiye gitmek için vesileler arayan bireyler için özellikle önemlidir.   

 

“Bu gecelere özel ibadetler yok“ tezi

 

Bu teze de sosyolojik açıdan bakalım. Bir insan evinde oturuyor, Kur´an okuyor, nafile ibadet yapıyorsa ve bunu kendisi için bir gelenek haline getiriyorsa, örneğin her perşembe ya da her ayın ilk çarşambası gibi, bunun toplumsal yada dini olarak zerre kadar sakıncası olmamalı.

 

Aynı şekilde bir birey kandil gecelerinde Allah´ın vahyini daha iyi anlayabilmek için evinde veya camide normalindan daha çok ibadet ediyorsa, bunun zararı değil, büyük kazancı vardır. O zaman belli günlerde yaptığı bu ibadetler özel günler için değildir. O özel olarak gördüğü günler daha fazla ibadet yapması için vesilelerdir. Asıl olan budur. Kimisi kandil günlerinde daha fazla ibadet yapar, kimisi kendi şahsı için özel zaman veya mekanlarda. Fakat asıl mesele, o ibadet kandil için değildir. “Özel Gün İbadeti“ değildir. Özel gün ibadet yapmasına vesiledir. Kandil de vesilesidir.

 

Buradan “Zaten az ibadet ediliyor, yanlış olsa da devam etsinler“ gibi bir yaklaşım asla anlaşılmasın. Eğer bir şey yanlış olsaydı, neticesi de yanlış olurdu. Önce usul, sonra asıl. Helal bir netice için usul ve metot haram olamaz. Dolayısıyla kandil günlerinde veyahut başka günlerde yapılan hususi ibadetler veya camide toplanıp cemaat halinde yapılan ibadetler yanlış değildir.

 

 

Cemil Şahinöz

cemil@misawa.de

https://www.facebook.com/CemilSa

https://twitter.com/Cemil_Sahinoez

 



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Cemil ŞAHİNÖZ HABERLERİ
VİDEO GALERİ
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Güvenimiz Sarsılsa da Merhametimiz Eksilmesin: İyilikten Vazgeçebilir miyiz? “Eliften Beye” Okurlarıyla Buluştu: Aşkın Manevî Yolculuğu Mısralara Yansıdı MÜZDELİFE'DE FARZLA BULUŞTURAN O SÜNNETİ KİM TERK ETMEK İSTER? Şeref-i Ubûdiyet ve Acziyet
 
HİCAZ REHBERLİK
  WhatsApp ile İletişime Geçin
 
YAZARLARIMIZ
Y
Zeynep DEMİR
Gönül insanı olmak
Y
Nurcan CANKORU
MENZİLE
Y
Metin ALKAN
ZEKAT,FİTRE VE ORUÇ FİDYESİ KİMLERE VERİLİR?
Y
Mehmet GÖÇMEZ
ANMAK MI ANLAMAK MI
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
 
SON YORUMLANANLAR
 
ÖZEL RÖPORTAJ
Maneviyatın İzinde: Hikmet Çalçoban ile Hayata ve Aileye Dair
Maneviyatın İzinde: Hikmet Çalçoban ile Hayata ve Aileye Dair
RÖPORTAJ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 
cheap jordans|wholesale air max|wholesale jordans|wholesale jewelry

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim
Tel :05348284133