NEDEN HZ. MUHAMMED (s.a.v)
Dün malını mülkünü İslam için harcayan zengin sahabeler, bugünün para, makam derdine düşmüş İslam müminlerini görselerdi onların gerçekten Müslüman olduğuna şahitlik ederler miydi?
Kapısı, penceresi açık; perdesiz evler gibidir bazı zihniyetler. Mahremiyeti yoktur, pervasızdır. Her şeyi ortada yaşamayı erdemden sayar çünkü ona asıl değerlerin örtülü olduğunu öğretmemişlerdir. Bu yüzden onlar kendileri gibi insan olanı ilahlaştırıp, toprak olup yok olup gitmiş olanlara sımsıkı sarılırlar da tüm evrenin üzerindeki gerçekliği ve gücü idrak edemezler. Asırlardır, inanmamak için direnen bu zihniyetler evrimden tutunda bunun benzeri birçok yaklaşım ile insanlığın varlığını bir sebebe bağlamaya gayret ederek asıl sebebi inatla görmek istememişlerdir.
Görürlerse arınmak gerekecektir çünkü! Tamam, estetize ediyorum. Tüm felsefi ve bilmeyen kişilerin sözde ilmin ileri noktası sayılan düşünce yaklaşımlarına saygı duymak adına kelimelerle onları güzelleştiren yorumlar yapıyoruz. Çünkü hayat bize inanmayan coğrafyalara yönelik kanunlar içerisinde yaşam standartları oluşturmak durumunda kalan yasalar, eğitim hakları, yaşam biçimleri oluşturdu. Maalesef bu hayata itiraz etseniz de fayda yok, çünkü inandığımız gibi yaşayamıyoruz. İnandığımız gibi yaşayamayan bizler, inanmayanlara gebe bir hayata mahkûm ediliyoruz. Ama bir yere kadar, bu kadarı da yeter!
Görüyoruz ki bir icat bulan, bir eser yazan kişilerin kıyasıya akıllarımıza yerleşmesinde dünyaca kapılarımızı açarken söz konusu İslam ve Hz. Muhammed olunca çekimser kalıyoruz. Batı İslam'ı kendilerine engel olarak görürken; İslam ülkeleri de Batı'ya mahkûm olan nefsi arzuları sayesinde İslam'ın arkasına saklanarak Batı'dan daha aşağılık zihinlerle hareket ediyor. Erkekler ile kadınların eşitlik adı altında aynı şartlara indirgeyen sistemin içinde aile hayatını yaşlıları huzurevlerine, gençleri ebeveynlerine karşı asi kılarak sözde her bireyin kendi fikirlerini sunmasını sağladılar. Çağdaş olma adına sözde eğitilen ama tüm meslek dallarının kadın-erkek olarak sınırın kalmadığı ve eğitimin inancımızın dışında aşılandığı bir sistemle İslamiyet çatısını allayıp pullayarak Batı zihniyetine çevirerek insanlığa zarar vermiştir. Bugün kadınlara hak tanıdığı iddia edilen düşünce sistemleri Hz. Muhammed ile kadınlara gelen tüm kutsal hak ve hürriyetleri yıkmak adına yapılmış ve kadını ortalığa saçmıştır.
İslam adı altında yazar-çizer görünen birçok kadında kendimi de tenzih etmeden söylüyorum bu kuyunun içinde yanlış görüntüler aksediyoruz. Hizmet ve ilim noktasında kadın üreten bir kimliğe İslam içerisinde evet sahiptir. Lakin İslam kadının uluorta her yerde ön plana atarak aile hayatının dışarısında sürekli olmasını doğru bulmaz. Bunu yapan zihniyet Hz. Muhammedi elbette sevmeyecektir. Geçenlerde aktif, İslam moda alanında hizmet verdiği iddia edilen bir bayan gayet hoş bir fotoğraf paylaştığında altındaki yorumları okumaya başladım. Gayet övgü dolu cümlelerle desteklenirken, birkaç bayanda bu fotoğrafta eşarbınızın altında bone yok, bir başkası aşırı bir makyaj var bir diğeri de dudaklarınızı büzerek göz kırpıyorsunuz bu doğru değil, yapmayın diye ikazda bulunmuş. Ve birçok kişi üstelik örtülü savunmaya geçerek Kur'an'da bone diye tanım yok devam edin diyerek makamından, gücünden dolayı ona destek vererek eleştiren kişilere suçlu muamelesi yaparken aslında o bayanın yanlış yapmasına arka çıkıyorlardı. Kur'an'da örtünme ile açıkça bir kıyafet ismi yok ama örtünmenin manası gayet açık. Saç dipleri, saç telleri görünerek, boyun açıkta bırakılarak örtünmüş olmuyoruz. Lens, takma kirpik, Yahudi markası olan kozmetik ürünlerle de olduğumuzun dışında var edilen makyaj hileleri ile de güzel olmuş olmuyoruz!
Dahası dudak büzmek, göz kırpmak hepimize aşılanan, hastalıklı, toplumsal bir davranış şekline dönüştüğünü düşünmeye başladım. Eskiden bir ortamda şuh kahkahalar atan, aşırı makyajla ortaya çıkan örtülü bayanlar hatta açık bayanlara hafif olma yakıştırması yapılırken şimdi bunu sosyal medyada orta yaş grubu kadınlar, çoluk çocukları olan anne olmuş bayanların bile rahatlıkla yaptığını görünce anlıyorum ki sistem çok güzel işleyip hepimizi ele geçirdi. Şimdi bu durumun yanlışlığını savunanlar eleştiri alıyor. Ve tüm bunlara bakılınca Hz. Muhammed düşmanlığının sebebi çok iyi anlaşılıyor. Çünkü onu tanıyınca kendimize geleceğiz. Utanacak ve asıl olması gerekenin tasvirini idrak edeceğiz.
Peki, düşünce özgürlüğünden söz eden sözde sanat alanı altında karikatür çizen bir dergi niçin Hz. Muhammed'i, seçiyor. Tarihte yaşamış birçok peygamber varken neden Hz. Âdem, Hz. İsa, Hz. Musa, Hz. İbrahim değil de Hz. Muhammed?! Neden tüm peygamberleri ve Kur'an'dan önce gelen sahife ve kitap olan ilahi mesajları ve mabetleri kutsal sayan Müslümanlar, merhametten söz ederken tüm dünyaya asırlardır Terörist, zalim, kadınları aşağılayan zihinlere sahipmiş gibi ilan edilmeye çalışılıyor ve neden İslam ülkelerinin içindeki Müslümanım diyen kişiler cemaat yahut bir topluluk oluşturarak İslam adı altında İslami kelimeler kullanarak kıyım yaparak bu zihinlere hizmet ediyor?! Daha da acısı İslam ülkeleri Kâbe'yi ticari bir alana dönüştüren Yahudileri mi şimdi taklit eder oldu, Peygamber'in makamının etrafına dev mimari yapılar inşa ediliyor? Zemzem para ile satılmaya kalkılıyor? Dün malını mülkünü İslam için harcayan zengin sahabeler, bugünün para, makam derdine düşmüş İslam müminlerini görselerdi onların gerçekten Müslüman olduğuna şahitlik ederler miydi?
Müslümanların kutsallarıyla dalga geçen Charlie Hebdo, ne cesaretle bizim Peygamberimizi hedef olarak seçebiliyor. Sahipsiz bir din olarak mı gördüğü için bu kadar cahilce bir adım atmaya cür'et edebiliyor. Ve kendisi bunu fikir özgürlüğü diye savunurken Yahudi karşıtı makale yazdığı için Maurice Sinet'in işine niçin 2008 yılında son veriyor?
Ve bizim ülkemizde yetişen, bu millete ait olan, ve kimliğinde İslam yazan sözde tanınmış liderler, gazeteciler neden sessiz kalıyor? (ses yükseltenleri tenzih ediyorum)... Birkaç dil bilmek ve yurtdışı görmekle övünen zavallılar şimdi neden o bildiğiniz dillerle Peygamberinize dil uzatan birine karşı sessiz politik davranışlar sergiliyorsunuz? Onlardan daha suçlu sizlersiniz! İslamiyet'e sahip çıkmayan, hiç ölmeyecekmiş gibi İslam ifadelerini kendi içinizde makam, para için kullanan Batı'ya imrenen beyinsizler olarak hafızlarımıza ve tarihe kazınıyorsunuz! Hiç şüphesiz yarın İslam'ın olacak! Yarının gençleri sizlerle onur duymayacak! Allah vaadini gerçekleştirecek ve bizlerin sahip çıkmadığı bu dini hakkıyla yaşayan yeni nesiller yaratacak! Ve helak olmuyorsak bu Peygamber'in diğer peygamberler gibi ümmetine beddua etmiş olmamasından kaynaklanıyor! Gözünüzü açın, Hz. Muhammed'i seçiyorlar çünkü O'nun ile gelen hükümler değişmeyecek ve o dünyayı değil, ebedi âlemi cazip kılan bir hayatı, ahlakı işaret ediyor!
Hz muhammed insanlığın terbiye ve keşif makamıdır. Vicdan ve şuur kapısıdır. Merhamet ve güzellik tefsiridir. O'nu bilmeyen, tanımayan kalp zarardadır, yoksun ve zavallıdır. O tüm insanlığın lideri, öğreticisi, komutanı, peygamberidir. Bu bilince erişememiş bir coğrafya ve millet medeniyetten, fikir ve düşünce özgürlüğünden söz etmemelidir... Kur'an ikaz eder: "Ebu Lehebin elleri kurusun! Kurudu da.../ alevli bir ateşe maruz kalacaktır (o)!/ onun karısı da... Odun hamalı olarak!/ Boynunda hurma lifinden bir ip olduğu halde... " hiç kuşkusuz bu çağda da O'na dil uzatan, kalpleri ile buğz eden, kirli elleri ile tasvire kalkanların sonu da onların yardakçılarının sonu da Ebu Lehep ve karısı gibi olacak!
Charlie Hebdo ve sen bataklığın en diplerinde şeytana hizmet eden nefsinle birlikte asırlarca yaşayacak Muhammed sevdalılarının nefretine maruz kalacaksın! Ama dilerim, İslam ile şereflenir de bu şerefsiz adımın için son nefesine kadar utanç duyar o kirli ellerini bu kez İslam karşıtı insanlar için hakikat için oynatırsın! Bu adımın ile O'nu örtülü güzelliğini kaldırabileceğini sanıyorsun oysa yanılıyorsun O Allah'ın gözetiminde! O'nun sahibi kudret sahibi Allah!
- VİCDAN AYNASINDA SUÇ VE CEZA Suç ve ceza âdemin ezası! ... Eklenme: 29 Ocak 2016
- KADINLARI ANLAMADINIZ İki kere kadın olmayı öğrendiğim gün öğrendim, kadınlığın kalbi... Eklenme: 02 Aralık 2015
- Peki, Neden Çağımızda Kendi Ke... Yaşamak insanın kendi kendini tedavi etmesi ve her gün yenilenm... Eklenme: 13 Kasım 2015
- SEVDİ, YANDI, SUSTU KADIN Sonra kimseye sezdirmeden kendi kalbimize sarılıyoruz Eklenme: 12 Mart 2015
- Aşkını Kaybetmekten Korkuyorum Kirli suların aktığı bir kalpten, hüzün dolu bir kalple doğruld... Eklenme: 15 Aralık 2014
- ÜMMET DARAĞACINDA RESULÜN EMAN... Hangi söz, Resûlün vefatında kendini kaybeden Ömer'in kulağına ... Eklenme: 14 Nisan 2014
- BERKİN DE BURAK DA BENİM EVLAD... Burak da Berkin de benim insanım; biz bir yerde telafisi zor ha... Eklenme: 15 Mart 2014
- GÜNLERDEN 28 ŞUBAT VE O ARTIK... Cihan bağında ey âşık budur maksud-u ins ü cin Ne kimse sende... Eklenme: 28 Şubat 2014