Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

ÖRTÜ(NME)POLEMİĞİ

27 Ekim 2010, 07:17

      Bugünlerde bilen-bilmeyen herkes bir konu hakkında konuşuyor,konuşma cesaretini kendinde buluyor. Aslında konu herkesin konuşma alanının dışında bulunan bir konu. Ama maalesef görüyoruz ki herkes bu konuda konuşuyor, fikrini beyan ediyor. Hatta bir kısmı fikir beyanından da daha ileri giderek bu konu hakkında tabiri caiz ise hüküm ortaya koymaktadır. Hüküm ortaya koymaya çalıştıkları konu ise tamamen dinin belirleyebileceği bir alanı içermektedir. Tartışılan ve netice bulmaya çalışılan konu baş örtme konusudur.

     Dini bir emir olan örtünme emri Kur’an-ı kerimde şöyle emredilmiştir:”mümin kadınlara da söyle:gözlerini sakınsınlar,ırzlarını korusunlar,kendiliğinden görünenler dışında ziynetlerini açmasınlar ve başörtülerini yakalarının üzerine vursunlar…”(NUR.31)

     Şimdi bu konu hakkında konuşanların dinimizin açık bir emri olan örtünme konusunda yok şöyle olsa da olur böyle olsa da olur tarzında fikir beyan etmesi hiç doğru bir yaklaşım değil. Çünkü dinin ahkamı ile alakalı konular kesinlik ifade eder ve tartışmaya pek mahal bırakmayan konulardır. Örtünme konusunda Hz. Peygamberin (sas) eşlerinin uygulamaları ortadayken,ümmetin müctehit konumunda ki alimlerinin neler dediği ortadayken bir siyasetçinin yada bir köşe yazarının bu konuda bence diye başlayan ifadeler doğru değildir. Bilmeyen bir kişinin fizik konusunda kalkıp da ” bence şöyle şöyle” demesi ve bir görüş beyan etmesi açıkça bir fiziksel kuralın tersine ise onu kabul etmek yada ona saygı duymak ne kadar imkansız ve mantıksızsa aynı şekilde dinin fıkıh ile alakalı kısmında Kur’anın,sünnetin,sahabe kavlinin, ictihadın vs. bu konu hakkında dediklerini hiçe sayarak hatta hiç haberi olmadan bir şeyler söylemesi gülünç bir durum arz etmektedir.

     İşin dini ve hükümle alakalı kısmını bir kenara bırakırsak ve olaya sadece bireyin istediği gibi giyinebilmesi yada dini emri istediği gibi yaşayabilmesi açısından bakacak olursak; bir kişinin başını örtmesinin yada açmasının birilerini rahatsız etmesinin anlamını bulmak çok zor. Ben bir hastaneye gittiğimde bana bakan doktorun saçının açık olmasının ya da kapalı olmasının bana ne zararı olabilir. Bir Müslüman erkek bundan rahatsız olmazken ve/veya rahatsız olsa bile bunu dile getirmezken aynı pozisyonda olan bir doktorun başı kapalı olsa acaba ne gibi bir rahatsızlık olabilir?

Bir üniversite hocasının işi dersini sınıfında yada anfide anlatmak ilmi çalışmalarla meşgul olmaktır. Derse giren bir öğrencisinin başının açık olmasının yada kapalı olmasının ona ne gibi bir zararı yada faydası olabilir? Yada derse giren öğrencinin pantolonlu ya da mini etekli olmasının onun dersi ile ne alakası vardır ki..?

      Ben bir lise öğretmeniyim. Derse girdiğimde kurallar olmasına rağmen kimsenin kıyafeti beni alakadar etmemekte. Kimi kızların aşırı makyajlı olması kiminin hiç makyaj yapmaması beni ilgilendirmiyor. Ben dersime ve konuma yoğunlaşmalıyım. Kıyafet ya da makyaj onun kişisel eğilimi. Bu durum böyleyken insanları neden tek tip bir kalıbın içine sokmaya çalışıyoruz?

      Bir bayan kalkıp da “tesettürlü insanlar benim göz zevkimi bozuyor” diyecek kadar basitleşiyorsa ona da cevap vermeye aslında gerek yok. Ama sen o lafı derken biriside sana “sen de açık olarak benim göz zevkimi, kalp zevkimi bozuyorsun, iman zevkime zarar veriyorsun” derse ne diyecek acaba merak ediyorum. Yoksa bazı nasibsizler gibi gitsinler Arabistan’ da yaşasınlar mı diyecek.

      Konuya nereden bakarsanız bakın bu ülkede bunun tartışılıyor olması büyük bir eksikliktir. Özgürlüklerin savunulduğu bir ülkede genç bir bayanın kıyafetine bu kadar müdahale edilmesi hiç ama hiç yakışık almıyor. Hele hele takılan örtünün takılma biçimine göre onu dini yada siyasi olarak sınıflamak kimlerin eseri ise çok büyük bir gaftan başka bir şey değildir.

      Konu bizim tartışmamızla bitecek değil ve daha da çok tartışılacağa benziyor. Sonuç nereye gider bilmiyorum ama yıllar önce bu yasak ilk geldiğinde bu yasağı ortaya çıkaranların Allah katında hesabının zor olacağına inanıyorum. Kimse bu yasağın mantıklı bir açıklamasını yapamaz,kimse genç bir kızın göz yaşlarının hesabını veremez. Genç bir kızın dini duyguları ile üniversite hayali ile oynanmamalı. Yüz binlerce öğrenci arasından başarı ile üniversiteyi kazanan bir kızın bu seferde açılmak yada kapanmak arasında seçim yapmak zorunda bırakılması vicdansızlığın en büyüklerindendir. Şunu unutmayalım dini bir hassasiyetle başın örten birisine başını açsan ne olur diyen birisi başını örtmenin ne demek olduğunu,başını örten kişinin bu duygusunu anlamasının imkanı yoktur.

      Hani Leyla sultanın huzuruna çıkartılır ve sultan şaşırır;” bu mudur mecnunun leyla’sı,buna mı vurulmuş mecnun” der. Çünkü Leyla zayıf,kara-kuru,gözleri pörtlemiş vs. birisidir. Hemen mecnunu çağırtır ve;” Allah aşkına bunun nesine aşıksın sen bu kadar, bunun neresi güzel mecnun” der. Mecnun der ki; “sultanım leyla’nın güzelliğini anlamak için benin gözlerime ihtiyacın var.” Başını Allah rızası için örten birisini duygularını anlamak için o duygulara sahip olmak lazım. Ömrü boyunca başını örtmemiş birisi için başı kapalı olan birisine başını aç demek çok kolay ama ömrü boyunca yabancıların yanında saçının telini göstermemiş bir bayanın duygusunu anlamak imkansızdır. Onu anlamak için önce onun gibi olmak gerekir.

      Son olarak şunu aktarmak isterim. Yıllar önce bu yasağın başladığı ilk zamanlarda bir üniversitede konferans veren bir profesör konuşmasında başı örtülüler yüzünden ülkenin geri kaldığından,onlar yüzünden ilerleme olmadığından vs .kendince dem vururken orada bulunan tesettürlü genç bir bayan ayağa kalkar ve hocam siz uzaya füze yolladınız da bizim örtümüze mi takıldı der.

      Başka söze ne hacet…

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
MÜ'MİN KARDEŞİYLE HELALLEŞMEK
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Türkiye de Bir ilk! Diyanet Özel Basım Risale-i Nur ile Umre Programları Başlamıştır Asgari Ücret, Sarı Yelek ve OYUN ÇOK BÜYÜK…! Özlüyorum, çok Özlüyorum!... ÖLÇÜ, ZAMAN, GÜVEN, EMEL
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim