Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

İSLAM VE KÜFÜR

22 Temmuz 2020, 10:24

             İSLAM VE KÜFÜR

     Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

“el-Müslimûne ümmetün vâhıdetün / el-Küfrü milletün vahıdetün”

  Yeryüzünde filasıl iki millet vardır; biri İslâm milleti, öbürü de küfür milletidir.

   İslâm’ın dışındaki diğer bütün kavimler / topluluklar / cemiyetler küfür cephesine dâhildir.

   Avamıyla, havâssıyla, ehassu havâsıyla bütün mü’minler de İslâm milletinden / İslâm ümmetindendirler. Bu tasnife Ehl-i Sünnet’in tamamı ile Ehl-i dalâl ve bid’a’nın -az da olsa- küfre düşmemiş kesimleri dâhildir.

   İslâm Hak dindir, Müslümanın imanı da vahye dayanır. Küfür milletinin / cephesinin dayanağı ise kendilerine ilah edindikleri heva ve hevesleri ile onun kaynağı olan nefs-i emmâre ve şeytan-ı aleyhillânenin istekleridir. Nitekim ayet-i celilede buyurlumuştur ki: “Gördün mü o hevâsını (ve hevesini-kötü duygularını) ilah edinen kimseyi? Artık ona sen mi vekîl olacaksın!” [Furqân suresi, 43]

   Müslüman olan bir insan için kendi düzen/sistem, cemiyet ve milletinin dışında İslâmca, hatta insanca yaşama hakkı zordur, hatta neredeyse yok gibidir. Çünkü küfür toplumunun / cephesinin tamamı tek millettir. 

   Küfür güruhu bir reziller, alçaklar ve zillet güruhudur. Bu grupta yer alanlar, Allah ve Rasûlüne isyan eden / başkaldıran âsilerdir. Bu âlemde Rasûlullah’ın (s.a.v.) Allahu Teâla’dan getirip haber verdiği ilahî ahkâmı reddedenlerden daha zalim, daha âdî, daha pespaye ve rezil birileri yoktur. Yeryüzünde en büyük zulüm, Cenab-ı Hakk’ın inzal buyurduğu hükümleri red ve inkâr etmektir. 

   İşte, İslâm’dan başka hak din, geçerli nizam olmadığından onun karşısında yer alan sistemlerin ve mensuplarının tamamı tek millet kategorisine dâhildirler.

   Âlemlerin Rabbi olan Mevlâ-yi zû’l-Celal ve’l-Kemâl hazretleri, değişmez hayat rehberimiz olun Kur’an-ı Hakîm’inde şöyle buyuruyor: 

   “Ey iman edenler! Yahûdilerle Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar biribirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Allah zâlimleri hidâyete erdirmez.” [Mâide suresi, 51] 

   Burada mü'minler, Yahûdi ve Hıristiyanların ebedi düşmanları oldukları hususunda uyarılmışlardır. 

   Bu ayet-i kerimenin tefsirinde Nesefî (r.aleyh) diyor ki: 

   “Küfrün tek millet olduğuna Kur’an-ı Kerim’den bu ayet-i celile delâlet etmektedir. Yani küfrün tek millet olduğunun delili bu ayettir.” [Bk. Ebu’l-Berekât en-Nesefî (v.710/1310), Tefsîru’n-Nesefî, İstanbul, 1984, 1, 286] 

   Cemil Meriç’in o enfes ifadesiyle, "Kıyasıya bir savaştı bu; haç’la Hilâl’in, Batı'yla Doğu'nun, İman’la inkâr’ın savaşı…”

Evet, küfür bir millettir, küfür milleti tektir. Sakın ola onları hakiki dostlar edinmeyin.

   Başta İmam-ı Azam Ebû Hanife hazretleri olmak üzere, İmam Şâfiî, Ebû Dâvud, Ahmed bin Hanbel (rahımehumullah) hazeratının da içinde bulunduğu bir grup ulemâ;

   Bakara sûresi, 120. âyet-i kerimeye dayanarak küfrün tek bir millet olduğunu söylemişlerdir. Çünkü Allahu Teâla bu ayet-i celilede buyuruyor ki:

  “Sen onların milletlerine tâbi olmadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da senden asla hoşnut olmazlar. (Rasûlüm) De ki: ‘Allah’ın hidâyet (yolu olan İslâm yok mu? İşte) doğru yolun ta kendisi odur.’ Andolsun / Şânım hakkı için, sana vahiyle gelen bu kadar ilimden sonra, faraza onların arzularına uyacak olsan, Allah'tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı bulunur.” [Baqara suresi, 120]

   Görüldüğü üzere Cenab-ı Mevlâ ayet-i kerimede, "Onların milletine (dinine)" diye buyurarak, Hıristiyan ve Yahûdiler iki ayrı inanca sahip ve mensup oldukları halde, "millet" kelimesini tesniye değil müfred (tekil) olarak zikretmiştir.

   Zikri geçen bu âlimler, ayrıca Allahu Teâla’nın Habîbine, "Sizin dininiz size; benim dinim bana (de)" [Kâfirûn suresi, 6] fermânını… Rasûl-i Ekrem Efendimizin, "İki ayrı millete mensup kimseler arasında mirasçılık olmaz" [Ebû Dâvud, Sünen, Ferâiz 10; Tirmizî, Sünen, Ferâiz 16; İbn Mâce, Sünen, Ferâiz 6; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2,187] hadis-i şerifini de delil gösterirler. Yani burada iki ayrı milletten kasıt, İslâm ve küfürdür. Bunun delili ise Rasûlullah Efendimiz'in, "Müslüman, kâfire mirasçı olmaz." [Buhârî, Sahih, Ferâiz 26; Müslim, Sahih, Ferâiz1; Ebû Dâvud, Sünen, Ferâiz 10; Tirmizî, Sünen, Ferâiz 15] mealindeki bir başka hadis-i şerifleridir.

   İmam Mâlik (rh.) ve kendisinden gelen bir başka rivâyette Ahmed bin Hanbel (rh.) ise, küfrün (tek değil), ayrı ve farklı milletler olduğu görüşündedir. Buna göre Yahûdi Hıristiyana mirasçı olamadığı gibi, Yahûdi ve Hıristiyan da Mecûsiye mirasçı olmaz. Onlar bu görüşlerine Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.), yukarıda zikrettiğimiz "İki ayrı millete mensup kimseler arasında mirasçılık olmaz" hadisinin zâhirini delil alırlar.

   İbn Kesir (r.aleyh) tefsirinde şöyle diyor: 

   “Küfrün tek millet olduğu hususunda; Hanefî, Şâfiî ve Hanbelîler (rahmetullahi aleyhim ecmaîn) birleşmişlerdir.” [et-Tefsîru’l-Kur’ani’l-Azıym, Beyrut, 1969, 1, 163] 

   Görüldüğü üzere, mezheb imamları -biri müstesna- küfrün tek millet olduğu hususunda ihtilaf değil, ittifak etmişlerdir.

   Millet kelimesinin cem’îsi (çoğulu) ‘milel’dir. Din tarihi alanında tartışılmaz otorite olan Şehristanî'nin (rh.) meşhur eserinin adı el-Milel ve'n-Nihal'dir. Bilindiği gibi ‘nihal’ kelimesi ‘nıhle’nin cem’îsidir. Nıhle ise; ‘kupkuru zann ve vehim’ mânâsına gelir. Dolayısıyla ‘el-Milel’, vahye dayanan milletlerin (dinin) tarihi, ‘en-Nihal’ ise, vahye dayanmayan beşerî sistemlerin (milletlerin) mâhiyetidir. [Bk. İmam Kurtubî, el-Câmiu li-Ahkâmi'l-Qur'an, 2, 301]. Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.   METİN ALKAN

                             EĞİTİMCİ YAZAR

 

 

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
Bizler Cemalettin Bal Hocamızın muvahhid bir mümin; Kur'an Hizmetkarı bir müftü olduğuna aynel-yakin şahidiz. Kur'an talebelerine verdiği önem, inşa ettirdiği Hafızlık Kurslarının işleriyle bizatihi ilgilenmesi, personelinin derdinde sıkıntısında varıyla yoğuyla koşan,kendisiyle uğraşan ona iftira edenlere dahi beddua etmeyen yine onları dualarıyla uğurlayan bir hocamız olduğuna şahidiz.
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
KABE TARİHÇESİ, ,KABEDEKİ İBADET, MANEVİ DEĞERİ
Y
Mehmet GÖÇMEZ
ANMAK MI ANLAMAK MI
Y
SERDAR BOZDOĞAN
TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR BİZDE TARİHE YENİDEN ÇAĞ AÇTIRIYORUZ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
F. GÜLEN VE KARDEŞLERİNİN HELAKI BEN BİTTİM, GÜN BİTMEDİ Bediüzzaman'ın Mutlak Vekil ve Varisi Mustafa Sungur Merhumun Gerçek Vakıfları Nurcuları Uyardı Mehmet Fırıncı Namı Diğer Mehmet Nuri Gülece, Çilingir Ali Savran'ın Torunu Reddiye Yayınladı!
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim