Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

RAMAZAN AYINDA SAHURA KALKMANIN ÖNEMİ, FAZİLETİ ADABI

22 Mayıs 2020, 20:17

RAMAZAN AYINDA SAHURA KALKMANIN ÖNEMİ, FAZİLETİ ADABI

         Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla  

   ‘Seher’ kelimesi istisnasız hepimiz için pek çok şey ifade eder. Kimimiz için şiirlerde geçen ve özlenen bir vakit, kimimiz için çalışma vakti, kimimiz içinse ‘ders’ saatidir. Sahur vakti Ramazân-ı Şerîfte bambaşka bir mânâ kazanır; nimet için şükür, sünnete ittibâ ve oruç için kuvvet vesilesi olarak. Lügatte seher kelimesiyle aynı kökten gelen ve ‘sabah olmadan önceki vakit, gecenin son üçte biri’ şeklinde anlamlarla kayıtlı bulunan ve aslı ‘sahûr’ olan kelime  fıkıhta, gecenin sonunda kalkarak Allah Te‘âlâ’nın bahşettiği rahmetten istifâde, Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in sünnetine ittibâ ve oruç için güç kazanma niyetiyle yemek yeme anlamına gelmektedir.

   Sahur Rahmettir

   Oruç ibâdeti, bilindiği üzere önceki ümmetlere de farz kılınmış bir ibâdettir. Bununla beraber onların orucuyla ümmet-i muhammedin orucu arasında birtakım farklar olduğu belirtilmektedir. Amr İbnü’l-As (Radıyallâhu Anh) anlatıyor: “Rasûlullâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: “Bizim orucumuzla ehl-i Kitâb’ın orucunu ayıran  fark sahur yemeğidir.”[1] Kaynaklarda nakledildiğine göre oruç ibâdeti, farz kılındığı ilk yıllarda  ümmet-i muhammed için de geceden itibaren başlamaktaydı fakat oruç başlangıcı daha sonra tan yerinin ağarmasına kadar ertelenerek bizlere kolay kılındı.

   Orucun ümmet-i Muhammed için kolaylaştırıldığını îlân ve iftar vaktiyle sahur vaktini beyân sadedinde Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulmaktadır:

   “Oruç gecesi kadınlarınızla birleşmek size helâl kılınmıştır. (Çünkü) onlar sizin için bir örtüdür, siz de onlar için bir örtüsünüz. Allâh sizin, gerçekten nefislerinize çokça hâinlik yapmakta bulunmuş olduğunuzu bilmiş de, hemen tevbenizi kabul etmiş ve sizden affetmiştir. Artık şimdi (size helâl edildiğine göre,) onlarla birleşin ve (gayeniz sadece şehvetinizi tatmin olmasın da,) Allâh’ın sizin için yazmış olduğu şeyi arayın! (Böylece çocuk beklentisine girin ve nikâhın meşrûiyet gayelerinden biri olan çoğalmayı sürdürün.) (İmsak vakti girdiğinde, gün başlangıcını ifâde eden) sabahın beyaz ipliği (geceyi temsil eden) siyah iplikten sizin için iyice belirinceye kadar yiyin için! Sonra orucu geceye kadar tamamlayın! (Ancak) siz (oruç geceleri) mescitlerde itikâf edici kimselerken onlarla birleşmeyin. İşte bu (hükümler), Allâh’ın hudududur! Artık onlara yaklaşmayın! İşte Allâh âyetlerini insanlara böylece apaçık bir şekilde beyan ediyor, tâ ki onlar iyice sakınabilsinler.”[2]

   İbnü Abbâs (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivayete göre; İslâm’ın başlangıcında Müslümanlar oruç tutacakları zaman ancak yatsı namazını kılıncaya veya uyuyuncaya kadar yiyip içebilir ve eşleriyle cinsî münasebette bulunabilirlerdi. Orucunu açmadan yatsıyı kılan veya uyuyakalan kişiye ise, bir dahaki geceye kadar yemek içmek ve hanımına yanaşmak haramdı.Sahabe-i kirâm (Rıdvânullâhi Te‘âlâ Aleyhim Ecma‘în)den bazıları yatsıyı kıldıktan sonra eşlerinin yanına gittiklerinde, onların sürdükleri güzel kokulardan etkilenerek dayanamayıp cima ettiler. Sonra pişman olarak Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e geldiklerinde bu âyet-i kerîme inerek, tevbelerinin kabul edildiğini ve o günden sonra gece boyu ailelerinden istifâdenin kendilerine helâl edildiğini beyan etti.[3]

   Sahur Bir Şükür Vesilesi ve Oruç İçin Kolaylıktır

   Orucun, ehl-i kitâb’ın mükellef tutulduğu ve ümmet-i muhammed için farz kılındığı ilk dönemdeki hükümlerine göre kolaylaştırılmış olması, bir şükür vesilesidir. Sahura kalkmak, oruç tutmak için güç kazanmak olduğu gibi, bu yönüyle bir şükrün de edâsı niteliğindedir.İbnü Abbas (Radıyallâhu Anhumâ) Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğunu haber vermiştir: “Gündüz orucuna sahur yemeği ile yardımcı olun, kaylüle (öğle uykusu) ile de gece namazına yardımcı olun!”[4]

   Sahurun Fazîletleri

   Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) sahura kalkıp yemek yemenin üzerinde çok durmuş, Ashâb-ı Kirâm (Rıdvânullâhi Te‘âlâ Aleyhim Ecma‘în) de bu konuda hassasiyet göstermişlerdir. Enes İbnü Mâlik (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): “Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket vardır.” buyurmuştur.[5]

   Ebû Sa‘îd el-Hudrî (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)sahur yemeğinin önemini şöyle beyân etmiştir: “Sahur yemek, tümüyle hayır ve berekettir, sakın onu bırakmayın, velev ki sizin biriniz bir yudum içsin. Zira şüphesiz Allah Te‘âlâ ve melekleri sahur yiyenlere salât buyurur (feyiz ve nûr yağdırır)lar.”[6]

   Sahurda Çok Yemek

   Sünnette asıl olan az yemek ise de, sahurda sağlığa ciddî şekilde zarar vermeyecek bir raddeye kadar yiyenin kınanmayacağı bazı hadîs-i şerîflerde ifade ediliyor. Gerek bu durum, gerekse de ‘velev ki sizin biriniz bir yudum içsin’ vurgusu, sahurun ehemmiyetini gösteren açık beyânlardır. İbnü Abbâs (Radıyallâhu Anhumâ)nın rivâyet etmiş olduğu bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “ (Kazançları ve yedikleri) helâl olması durumunda üç kişiye yediklerinden dolayı bir hesap yoktur. (Bunlar da: ) Oruçlu, sahur yapan ve Allah Te‘âlâ’nın yolunda nöbet tutan!”[7]

   Aynı konuyla ilgili Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte ise Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Üç kişi, nimetten sorguya çekilmezler. Yedirip içiren, iftar eden ve sahur yapan, bir de misafir ağırlayan. Üç kişi de kötü huylarından dolayı kınanmazlar. Hasta, iftar edinceye kadar oruçlu bir de adaletli yönetici.”[8]

   Sahurda Hurma Yemek

   Hurmanın faydaları hakkında pek çok hadîs-i şerîf vârid olmuştur. Ciddî derecede enerji veren ve tok tutan bu gıdanın oruç açılırken tüketilmesinin yanı sıra sahurda da tüketilmesi hakkında Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Hurma, mü’minin ne güzel sahur yiyeceğidir.”[9]

   Sahurun Yapmanın Vakti ve Hükmü

   Sahur yapmanın oruç için güç sağlayan bir yönü olduğu gibi, bundan asıl maksadın Allah Te‘âlâ’nın rahmetini gözetmek ve Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in sünnetine ittibâ olduğunu daha evvel beyân etmiştik. Bu düşüncelerle sahura kalkmak sünnet ve bu vakitte yemek yemek müstehâb kabul edilmiştir.[10] Sahur için sünnette tavsiye edilen vakit, gecenin sonudur; fakat fecrin doğup doğmadığı (imsâk vaktinin girip girmediği) konusunda şüphe edilecek bir vakte kadar tehir edilmesi de kerih görülmüştür.[11]

   İftarda acele etmenin, sahuru ise geciktirmenin vurgulandığı: “Nübüvvet (peygamberlik) amellerinden biri de iftarın ta‘cili (öne alınması), sahurun da tehir edilmesidir.” meâlindeki hadîs-i şerîfler, Allah Te‘âlâ’nın rahmeti ve Peygamber Efendimiz (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in şefkatinin göstergelerindendir.

   Dolayısıyla hadîs-i şerîflerde üzerinde bu derece titizlikle durulmuş olan sahur yemeği konusuna önem vermeli ve ümmet-i Muhammedin ayırt edici vasıflarından biri olan bu nebevî sünneti sürdürme konusunda Ashâb-ı Kirâm (Rıdvânullâhi Te‘âlâ Aleyhim Ecma‘în)in hassasiyetini gözetmeliyiz.Ramazan-ı şerifiniz mubarek olsun. Allah CC selamı bereketi Rahmetii üzerinize olsun.

                   METİN ALKAN

                             EĞİTİMCİ YAZAR

Dipnotlar

   [1] Müslim, Sıyâm, 46; Tirmizî, Savm, 17
  
[2] Bakara Sûresi:187
  
[3] Kur’ân-ı Mecîd ve Tefsirli Meâl-i Âlîsi, Bakara Sûresi:187. âyet-i kerîme tefsirli meâli. Bu konuda geniş malumat için ayrıca bakınız: Rûhu’l-Furkan Tefsîri: 2/326
  
[4] Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, No:21484, 7/803
  
[5] Buhârî, Savm: 20, Müslim, Sıyâm: 45
  
[6] Ahmed İbnü Hanbel, el-Müsned, 3/12, 44, 4/377
  
[7] Taberânî, el-Mu‘cemu’l-Kebîr, no: 12012
  
[8] Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, no:2501, 2/94; Ali el-Müttakî, Kenzü’l-Ummâl, no:23637, 8/456
  
[9] Ebû Dâvûd, Sıyâm, 16, No:2345
  
[10] Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli, Yasin Yayınevi, İstanbul, 2005, Sad. İsmailağa Fıkıh Kurulu, s.359
  
[11] a.y.

 

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
Bizler Cemalettin Bal Hocamızın muvahhid bir mümin; Kur'an Hizmetkarı bir müftü olduğuna aynel-yakin şahidiz. Kur'an talebelerine verdiği önem, inşa ettirdiği Hafızlık Kurslarının işleriyle bizatihi ilgilenmesi, personelinin derdinde sıkıntısında varıyla yoğuyla koşan,kendisiyle uğraşan ona iftira edenlere dahi beddua etmeyen yine onları dualarıyla uğurlayan bir hocamız olduğuna şahidiz.
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
KURBAN BAYRAMI VE HAC
Y
Mehmet GÖÇMEZ
ANMAK MI ANLAMAK MI
Y
SERDAR BOZDOĞAN
TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR BİZDE TARİHE YENİDEN ÇAĞ AÇTIRIYORUZ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Nur Cemaati Hakkın'da Yanlış Bilinenler ve Doğrusu AHMET AKGÜNDÜZ MÜRTED Mİ? AYASOFYA MİLLET EĞİLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim