Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

MESCİD-İ İCABE (Ben-i muaviye)

15 Şubat 2020, 18:27

              MESCİD-İ İCABE (Ben-i muaviye)
            Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

   (Hızır (Aleyhisselâm)'ın işrak namazlarını kıldığı mescid)

   Ensardan Beni Muaviye b. Malik b. Avf toprağında bulunduğu için "Ben-i Muaviye" adıyla da bilinir.
   ResuI-i Ekrem efendimiz (sallallahu Aleyhi vessellem) ashabından bir grupla birlikte Beni Muaviye Mescidi'ne uğramış, iki rek'at namaz kılmış ve ardından uzunca bir süre dua ettikten sonra ora­da bulunanlara şunları söylemiştir:
"Rabbimden üç şey istedim. Bana ikisini verdi, birini vermedi.
   Rab­bim'den ümmetimi kıtlıkla helak etmemesini iste­dim, onu bana verdi.
   Ondan ümmetimi suda boğa­rak helak etmemesini diledim, onu da verdi.
   Fela­ketlerini kendi aralarında vermemesini (tefrikaya düşmemelerini) diledim, bunu bana vermedi" (Müslim, "Fiten", 20).

   Resulullah'ın (sallallahu aleyhi vessellem) duasının Cenab-ı Hak tarafından kabulü dolayısıyla bu cami Mescid-i icabe diye anılmıştır.
Hicretin 9. (631) yılında Medine'ye gelen Necran heyeti ile Hz. Peygamber efendimiz (sallallahu Aleyhi vessellem) arasında hristiyanlık konu­sunda tartışma meydana gelmiş, nazil olan ayet (Al-i imran 3/61)
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah’ın lânetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım.” doğrultusunda Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem) yanına Hz. Ali. Fatıma, Hasan ve Hüseyin'i alarak Necran heyetinin yanına gitmiş ve ilgili ayetleri okuyarak kendilerini Mescid-i icabe'nin bulunduğu yerde mübaheleye (beddua) davet etmişti. Ancak Necran­Iılar Hz.Muhammed'in (sallallahu aleyhi vessellem) peygamber olma ihtimalini göz önüne alarak buna cesaret edememişlerdi. Bu olay sebebiyle adı geçen cami,
    "Mescid-i Mübahe­le" Mülâane diye de anılır.

   Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vessellem ) zamanında mescid haline getirilen mekanlardan olan Mescid-i icabe uzun süre üstü açık olarak hizmet vermişti. Burayı ziyaret edenler nafile namaz kıldıktan sonra Hz. Peygamber'in (sallallahu aleyhi vessellem) yap­tığı duayı okumayı adet edinmişlerdi.

   II. Mahmud devrinde iki defa yenilenmiştir.
Biri vehhabi baskınından evvel diğeri sonradır. ve Sultan Abdülmecid zamanlarında imar gören Mescid-i icabe
   1997' de yeniden inşa edildi ve çevre­sindeki sosyal tesislerle birlikte yaklaşık 1200 m2'lik bir alana ulaştı.

   Medine-i Münevvere ahâlisi Mescid-i İcâbe'nin "Mecma“u'l-aktâb" olduğunu rivâyet ederler ve çuğu vakitlerde Medine'de görülmeyen zâtların bu mâbed içinde halka olarak zikirle meşgul olduklarını gördüklerini anlatırlar.

   Her ne kadar hac mevsimlerinde gelen ziyâretçiler için de “Medine'de görülmemiş zevât" tâbiri kullanılırsa da, bu husus diğeriyle karıştırılmamalıdır. Çünkü Mescid-i İcâbe'de görülen zâtlar, sâdece hac mevsimlerinde değil, her Cuma ve pazartesi gecelerinde de mescid içinde bir takım muhterem zâtların halka oluşturarak zikirle meşgul oldukları ve bunların Medine veya çevre beldelerin halkından olmadıkıları rivâyet olunur.

   Mescid-i İcâbe'nin mukaddes eserlerden olduğunu ahâlinin rivâyetiyle isbâta gerek yoktur. Bu mescidi ziyâret edenlere ma'lüm oldugu üzre, her ne zaman mescidin binası görülse, rühâniyyündan aldıgı muhabetle, insanın vücüdu titrediği gibi, kapısı da geceli gündüzlü açık olduğu ve kapıcısı. gözetleyicisi ve hizmetçisi olmadığı halde içine hayvan girmemesi, bunun isbâtı için yeterli delildir.

   Hazret-i Hızır (Aleyhisselâm)'ın her gün işrak namazını icâbe Mescidi'nde edâ ettiği, mevsükan rivâyet olunur. Bunun yanında. Sultan 2. Mahmud'un saltanatının ilk devresinde bir kaç direğiyle güzel bir mihrabı vardı. Sonraları gerek binâsı ve gerek mihrabıyla direkleri yıkılmıştı.

   O zamana kadar harâbe bir vaziyette kalan ve hele Vehhâbî hınzırları bütün duvarlarını yıkıp. içine atlarını ve hımarlarını bağlamışlardı.

   Sultan 2. Mahmud hazretleri bu mübârek mekânı güzel bir şekilde îmâr ve ihyâ buyurdular. Sultan Abdülmecid Han da arzu olunan bir şekilde tâmir ettiler. Şimdi diğer mescidler gibi ma'mür ve halk arasında nâmı yayılmıştır. (Miratü'l-haremeyn, medine tarihi, sh.764-765).Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.    METİN ALKAN

                                  EĞİTİMCİ YAZAR

 

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
LEYLE-İ BERAT
Y
Mehmet GÖÇMEZ
ANMAK MI ANLAMAK MI
Y
SERDAR BOZDOĞAN
TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR BİZDE TARİHE YENİDEN ÇAĞ AÇTIRIYORUZ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
DEVİR NANKÖRLÜK ETME DEVRİ DEĞİL, ŞÜKRETME DEVRİDİR Her Kışı Bir Bahar Her Geceyi Bir Nehâr Takip Eder VAKİT İNSANLIK VAKTİ HAFIZLARA HÜRMETSİZLİK ALLAH'IN LANETİNE SEBEBTİR
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim