Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

Haramlardan sakınan oruçlunun sükûtu tesbih, uykusu ibadet, duası makbul ve ameli de muzaaf olur

22 Mayıs 2019, 06:52

Haramlardan sakınan oruçlunun sükûtu tesbih, uykusu ibadet, duası makbul ve ameli de muzaaf olur   

  Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

    Oruç tutmaktan maksat; Allah’ın düşmanı bulunan mel’un şeytanı tepelemek, onun belinin kırmak, müminleri kandıramaz hale getirmektir. Şeytanın belini kırmak ise onun başyardımcısı olan nefsin çirkin arzularını kırmakla mümkündür. Nefsin çirkin arzuları yemek-içmekle kuvvetlenir. Öyleyse kişi sadece şeytanı tepelemek ve nefsin çirkin arzularına karşı durmak suretiyle oruçtan beklenen gerçek faydayı elde edemez. Onun için hem nefis ve şeytanın arzularını yerine getirmeyecek hem de az yiyerek nefsini terbiye altına alacak, nefsin terbiyesiyle de şeytanın faaliyetini durdurmuş olacaktır. Oruçla nefs-i emmareyi kırmak ve şehvetin mecralarını kesmek çok kutsi bir vazifedir. Çünkü oruç tutmaktaki esas maksat ta budur.

     Oruç bütün ümmetlere farz kılındığı gibi bizlere de farz kılınmıştır. Onlardan bazılarına 24 saatte bir yeme izni verilmiş, bazı ümmetler gece uyumamış, aileleriyle beraber olamamıştır. Allah bizler için kolaylıklar ihsan etmiştir. Sahur vaktinden iftar vaktine kadar nefsimizi yeme-içmeden ve ailevi yakınlıktan men ederiz. İftardan sonra sahur vaktine kadar her şey serbesttir.

     Orucun meşru olmasıyla ilgili olarak şu mütalaa arz edilmektedir: “Allah, mahlûkatı yaratmadan önce AKLI yarattı ve ona: “Ey akıl, bana dön!”dedi. O da döndü. Allah akıla: “Sen kimsin, ben kimim?” diye sordu. Akıl da: “Sen halık, ben de mahlûkum. Yani sen yaratıcısın ben de senin yarattığın aciz bir varlığınım.” dedi. Bunun üzerine Allah: “Ey akıl, senden daha aziz ve şerefli bir şey yaratmadım.” buyurdu. Sonra Allah nefsi yarattı ve ona aynı soruyu sordu: “Ey nefis, bana dön.” buyurdu. Nefis hiç cevap vermedi. Sonra Allah: “Sen kimsin, ben kimim?” diye sordu. Nefis: “Sen sensin, ben benim.” dedi. Bunun üzerine Allah nefse cehennemde 100 sene azap etti ve sonra nefsi cehennemden çıkardı. Yine aynı soruyu sordu. Nefis yine aynı küstah cevabı verdi. Daha sonra Allah nefsi 100 sene açlık azabına tabi tuttu. Azap bitince Allah nefse sordu: “Sen kimsin, ben kimim?” Bu defa nefis, Allah’ın Kadir-i Mutlak olduğunu anlayarak: “Ben kulunum sen de benim Rabbimsin.” diye cevap verdi. Bundan sonra da Allah, nefis üzerine onu kahretmek ve ıslah etmek üzere orucu farz kıldı.” Oruç nefsi terbiye eden en tesirli vasıtadır.

     Mümine gereken, çeşitli ibadetler ve tatlar yaparak nefsiyle mücadele etmesidir. Peygamberimiz (SAV) şöyle buyuruyor: “Biz küçük harpten büyük harbe dönüyoruz.”

     Peygamberimiz (SAV)’in düşmanla çarpışmayı küçük harp olarak ashabına anlatması üzerine Ashap: “Büyük harp nedir?” diye sordu. Peygamberimiz (SAV): “Büyük harp yani cihad nefisle yapılan harptir.” buyurdu. Gerçekten nefsini yenemeyen insanlar, başka hiçbir şeyle mücadele edemezler. Buradaki harpten maksat, çeşitli ibadetler vasıtasıyla nefisle cihad etmektir. Bilhassa Ramazan ayında nefisle mücadele etmek daha tesirlidir. Bu ay, mağfiretin istendiği ve sevabın bol arzulandığı bir aydır. Bu ayada nefis açlık ıstırabını, susuzluk meşakkatini daha çok çekmektedir. Dolayısıyla terbiye ve ıslah olmaktadır. Ramazan ayında olayların, isyanların ve tuğyanların azalmasının sebebi de budur.

                                   Allah (CC) bir ayet-i kerimede şöyle buyurur:

 أَحَسِبَ النَّاسُ أَن يُتْرَكُوا أَن يَقُولُوا آمَنَّا وَهُمْ لَايُفْتَنُونَ:

     “İnsanlar yalnız inandık demeleriyle bırakılacaklarını, imtihan edilmeyeceklerini mi sanırlar?”  (ANKEBUT SURESİ – 2. AYET)

     Bilindiği gibi insan, özellikle Müslüman Hak ölçülerine göre yaşamakla yükümlü tutulmuştur. Açıklanan batıldan sakınmakla emrolunmuştur. Peygamberimiz (SAV) şöyle buyurur: “Ramazan ayında uykusundan uyanarak yatağında sağına-soluna dönüp kalkmaya hazırlanırken melek ona şöyle der: Ey mümin kalk artık. Allah sana feyiz ve bereket versin.” O kimse sıcak yatağından namaz kılmak düşüncesiyle kalktığında yatağı ona şöyle dua eder: “Allah’ım bu kuluna cennette benden daha üstün yataklarda yatmayı nasip eyle.” Abdest almak için terliklerini giydiğinde terlikleri ona şöyle dua eder: “Allah’ım! Bu kulunun ayaklarını sırattan geçerken kaydırma.” Abdest alacağı kabı eline alınca, kap: “Allah’ım bu kuluna cennetin en müstesna kaplarını kullanmayı nasip et.” diye dua eder. Nihayet o kişi namaza durduğunda namaz kıldığı yer Allah’a şöyle dua eder: “Allah’ım! Bu kulunun kabrini genişlet, mezarını imanın, Kur’an’ın, namazın ve orucun nurlarıyla aydınlık kıl, onu geniş rahmetine nail eyle.” Allah o kuluna rahmet nazarı ile bakar ve dua ederken ona şöyle buyurur: “Ey sevgili kulum! Dua senden, kabul etmek benden, istemek senden vermek benden, tevbe etmek senden bağışlamak ta benden.”

     Peygamberimiz (SAV) şöyle buyuruyor: “Haramlardan sakınan oruçlunun sükûtu tesbih, uykusu ibadet, duası makbul ve ameli de muzaaf olur.” Yani amellerinin sevabı kat kat verilir. Bire on, bire yüz, bire yedi yüz ve daha fazlası…

   Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.. 

                          METİN ALKAN

                             EĞİTİMCİ YAZAR

 

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
RAMAZAN ORUCUNDA KAZA VE KEFARET
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
MÜ'MİN KARDEŞİMİN GÜNAHINA BANANE DİYEBİLİR MİYİM? EY AMERİKA SÖZ KONUSU VATANSA LÜTFEN AYKIRI TEFERRUATLARA TAKILMAYIN GÖRMEK LAZIM
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim