Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

Mezhep

24 Mart 2019, 15:54

İslam coğrafyasında müslümanlara zarar vermek adına türlü oyunlar tezgahlayanların en çok başvurdukları yollardan birinin adıdır Mezhep. “Gidilen yol, anlayış,görüş,öğreti anlamalarına gelen mezhep terim olarak ise : Bir dinin anlayış farlılıklarından dolayı ortaya çıkan kollardan her biri demektir. Aslında mezhep din değil dinin eldeki veriler ışığında bir yorumudur. Bu sebeple din olarak algılanmaması gerekir. Fıkhî mezheplerin en güzel yönlerinden birisi , kolektif aklın ürünü olmalarıdır. Mezhep imamı bir ictihadda bulunur, etrafındaki talebeler ise kendi görüşlerini ortaya koyarlar. Hanefî mezhebi fıkıh kitaplarına bu açıdan bakıldığında, baştan sona tartışma kitapları oldukları görülür. İmam Azam bir ictihadda bulunmuş, öğrencileri Ebû Yusuf, Muhammed ve Zufer ise farklı şeyler söylemişlerdir. Dolayısıyla Hanefî fıkhıba baktığımızda hep Ebu Hanife’nin dediklerinin olmadığını görürüz. Diğer imamların görüşleri de tercih edilir. Lakin bir Hanefî fıkıh kitabını bitirdiğinizde, ne İmam Azam gözünüzde küçülür, ne de öğrencilerini saygısız birileri olarak görürsünüz. Ağzımızdan sadece şu cümle dökülür: Allah onlardan razı olsun. Mezheplerin kuruluş dönemlerinden sonra gelen bilginlere gelince, onlar mezhep imamı ile öğrencilerinin görüşlerini naslar ve mezhebin sistemi çerçevesinde değerlendirmişler, sonuçta bunlardan tercihte bulunmuşlardır. Dolayısıyla kolektif aklın ortaya koyduğu yorumlar müminlere sunulmuş oldu. Mezheplerin bu durumu üniversitelerde yapılan bilimsel çalışmalarla benzerlik arz eder. Bir makale veya tez yazarsınız, bunu en az üç kişiye okuttuktan ve eleştirileri aldıktan bazen de müzakere ettikten sonra yayınlarsınız. Farklı bakış açılarından, eleştiri ve katkılardan yararlanarak çalışmanıza son halini verirsiniz. Dolayısıyla burada mezheplerin ortaya koyduğu fıkhî kabullere benzer bir durum vardır. yani mezhep görüşü bir alimin” ben dedim oldu” görüşü değildir. Ülkemizde özellikle son yıllarda bireysel din algılarının öne çıktığını görmekteyiz. İslam adına hareket ettiğini düşünen ve arkalarına geniş kitleleri toplayan nice insan, kendi okumaları sonunda ulaştıkları sonuçları din zannederek önce kendi bağlılarına sonra da geniş halk katmanlarına aktarıyorlar. Kolektif bir aklın ürünü olmadığından ve tartışma süzgecinden geçmeyerek halka sunulduğundan dolayı bu görüşler çoğunlukla sorunlu olmakta, dine zaten pamuk ipliğiyle tutunan halkın dinden biraz daha uzaklaşmasına sebebiyet vermektedir. Çünkü vatandaşlar, her biri kendi din anlayışını “pazarlayan” bu kimselerden hangisine inanacağına şaşırmış, bu karmaşa onlarda dini hassasiyetleri törpülemiş ve değersizleştirmiştir. Meseleye bu açıdan baktığımızda, sözünü ettiğimiz kişilerin Müslümanlara hizmet etmediklerini ve ümmetin birliğine zarar verdiklerini söyleyebiliriz. Oysa bu insanlar fıkhî mezheplerde olduğu gibi etraflarında tartışabilecekleri insanları barındırabilselerdi veya herkesi “tam teslim ” moduna sokmasalardı, halkımıza sundukları bir takım düşünceleri hakikat diye açıklamaktan kaçınırlardı. Bukişilerin bir kısmı bu işi yaparken art niyet beslemezken bir kısmı bu konuda art niyette taşımakta. Bu kişilerin ihmal ettikleri gerçek şudur: Naslardan anladıkları şey dinin kendisi değildir. Din ortada durmaktadır. Onlar dine kendi zaviyelerinden bakarak bir yorumda bulunmaktadırlar. Dolayısıyla herkesin din yorumu kendi şahsî bakış açısının ürünüdür. Dinin kendisi asla değildir. Bu kişiler bu gerçeği göz ardı ederek, ürettikleri sorunlu din algılarını hakikatin kendisiymiş ve de İslam bunu istiyormuş gibi insanlara dayatmaya, kabul etmeyenleri de çeşitli sıfatlarla yaftalamaya çalışmaktadırlar. Bahsettiğim çerçevede olan insanlar anıldığında aklımıza hep eleştiri, tenkit, geleneği ve geçmiş bilginleri devamlı suçlama ve kibir gelir. Lakin bu zevatın karşısında yer alan ve önceki bilginlerin yazdığı her şeyi hakikat diye kabul eden birileri de vardır ki, bunlar da diğerlerinden farklı değildir. İslam elden gidiyor diyerek her bir şeyi savunmayı görev edinmişlerdir. Kendilerini dinin müdafii, karşılarındakileri de düşman görürler. Onların isimleri anıldığında da aklımıza, önce kibir sonrasında da başkalarını suçlama, hakaret etme, çeşitli kulplar takma gelir. Velhasıl her iki taraf için de itidalden bahsetmemiz zordur. Her iki zümre de İslama hizmet etmemektedir. Oysa ortada buluşulabilecek ve en azından müsamaha gösterilebilecek bir zemin her zaman vardır. Tabii ümmet diye bir derdimiz varsa… Sorunu çözmek için çabalıyorsak… Durum bu olduğuna göre bize düşen ayrılıkları derinleştirmek yerine ayrılıklarımızda rahmet aramak, mezheplerimizi birilerinin ve kendimizin ayrılık ve fitne sebebi değil bir çeşitliliğimiz olarak görmeliyiz.

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
İNTİHAR VE DİNİMİZDEKİ FIKIHİ HÜKÜMLERİ
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
BARIŞ PINARI HAREKATI TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR BİZDE TARİHE YENİDEN ÇAĞ AÇTIRIYORUZ Sevgi Teslimiyettir Vedud'un Hakkını Vedud'a Vermek Gerek!...
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim