Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

TİCARET EŞYALARININ ZEKATI

14 Haziran 2017, 07:02

                       TİCARET EŞYALARININ ZEKATI

                                                       Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
   1- Ticaret eşyası ne olursa olsun, eğer değeri altın veya gümüşün nisaplarından birine ulaşırsa ona zekât düşer.
Semure b. Cündüb (r.a) şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.s) ticaret mallarımızdan zekât vermemizi emrederdi."(Ebu Davud)
Ebu Zerr (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edildi:
"Devede devenin zekâtı, davarda davarın, sığırda sığırın, elbiselik bez ve kumaşlarda da bez ve kumaş zekâtı vardır.(Dare Kutni)
Hakim rivayet etti ve Sahih dedi.
Amr b. Hamâs babasının şöyle dediğini rivayet etti: "Çorbalık ve sadak (ok torbası) satarken Ömer b. El-Hattab (r.a) yanımdan geçiyordu. Bana dedi ki:
"Bu malın zekâtını ver." Dedim ki:
"Ey mü'minlerin emiri! Bunda yemek yapılır." Ömer (r.a) dedi ki:
"Değerini biç ve ona göre zekâtını ver."(Ahmed, Dare Kutni, Abdürrezzak, İmam Şafii)
   2-Ticaret eşyasına değer biçilirken fakirlerin hakkını korumak için altın para ile gümüş paradan fakirler için hangisi daha yararlı ise, onunla değer biçilir.
   3-Ticaret malının kıymeti altın ve gümüşün kıymetine ilâve edilir. (Yâni; altın, gümüş ve ticaret malının kıymetleri toplamı, altın veya gümüşten birinin nisabına ulaşınca zekâtlarını vermek farz olur.)
   MADEN VE HAZİNELERİN ZEKATI
1- Altın, gümüş, demir, kurşun veya bakır madenlerinden biri herhangi bir kimse tarafından öşür veya haraç vergisine tâbi bir arazide bulunup çıkarılırsa, o madene beşte bir zekât düşer.
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
"Rıkâz, yâni; definede beşte bir olmak üzere zekât vardır."(Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei)
   2- Kişinin kendi evinde bulup çıkardığı madenlere İmam Ebu Hanife'ye göre zekât düşmez. Fakat diğer iki imama göre ise zekât düşer.
İmam Ebu Hanife: Maden, içinde bulunduğu toprağın parçasıdır. Üzerinde ev inşa edilen toprakta ise islâm devletinin bir hakkı yoktur. Fakat hazine öyle değildir. Zira hazine, toprağın bir parçası olmayıp sonradan top­ağa gömülen bir şeydir. Onun için kişinin evinde bulduğu madenlere zekât düşmez. Fakat kişinin kendi tarlasında bulduğu madene zekât düşer. Çünkü üzerinde ev inşa edilmeyen tarlada öşür ve haraç gibi devletin bir takım hakları vardır.
Diğer iki imam ise; yukarıda geçen hadisin genelleşmesine dayanarak kişinin kendi evi ile bir başka yerde bulduğu madenler arasında ayırım yapmamışlardır.
   3-  Hazineyi kişi ister kendi evinde, ister tarlasın da, ister bir başka yerde bulup çıkarsın, her üç imama göre de ona beşte bir zekât düşer.
Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:
"Rikâz, yâni; definede beşte bir olmak üzere zekât vardır." (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei)
Ancak, bulunan hazinenin üzerinde Şehadet Kelimesi, İhlâs Sûresi ve benzeri gibi İslâm sikkesi olduğunu gösteren bir belirti bulunuyorsa, bulunan hazine (lukata) yani yerde bulunan mal hükmündedir.
   4- Dağlarda bulunan değerli taşlarda beşte bir zekât yoktur.
İkrime (r.a)'nun şöyle dediği rivayet edildi:
"Ticaret için kullanılmadığı zaman inci ve zümrüt taşlarında zekât yoktur. Ticaret için kullanıldığında zekât vardır." (İbni Ebu Şeybe Musannefinde rivayet etti.)
   5- İmam Ebu Hanife ve İmam Muhammed'e göre denizde bulunan değerli madenlerde ve süs eşyalarında zekât yoktur. İmam Ebu Yusuf'a göre; inci ile anber gibi denizden çıkarılan her çeşit süs eşyası zekâta tâbidir.
Çünkü; Ömer b. Abdülaziz, anberden beşte bir zekât aldı.
(Abdurrezzek "Musannefinde ve İbni Ebi Şeybe"Musannefinde rivayet ettiler).
İmam Ebu Hanife ile İmam Muhammed'de:"Denizin dibi fethedilmediği için dibinden çıkan şey altın veya gümüş dahi olsa ganimet sayılmaz. ki beşte bir zekâta tâbi olsun. Ömer b. Abdülaziz'in beşte bir zekât aldığı anber ise denizin kenarında bulunmuştu. Karada bulunan anberin zekâta tâbi olduğunu biz de kabul ediyoruz" demişlerdir.
   EKİN VE MEYVELERİN ZEKATI
  
1 - İmam Ebu Hanife'ye göre; yağmur veya akarsularla sulanan odun, kamış ve ottan başka, yerden biten her ürüne ister az ister çok olsun onda bir zekât düşer.
Allah(c.c)şöyle buyuruyor:
"Ey iman edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarımızın helâl ve temiz olanlarından Allahiçin harcayın."(Bakara: 267)
Câbir (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Doğal olarak akan sular ve yağmurla sulanan ekinde tam öşür (onda bir zekât) verilir."(Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
Ebu Yusuf ve Muhammede'e göre, bir yıl kalabilen mahsuller, ister bir ölçekle ölçülebilen hurma gibi maddeler, ister miktarının tespiti başka yollarla yapılan pamuk ve şeker pancarı gibi maddeler olsun zekâta tâbidir. Fazla uğraştırmadan bir yıl kalamayan sebzeler, meyveler ve bitkiler zekâta tâbi değildir.
Bir yıl kalabilen mahsuller ve beş vaşak (1000 kg) dan az olmayan ürüne zekât düşer. Beş vaşak (1000 kg) dan az olan ürüne zekât düşmez. Fazla uğraştırmadan bir yıl kalamayan sebzeler, meyveler ve bitkiler için zekât yoktur.
Musa b. Talha (r.a) şöyle dedi:
"Rasulullah (s.a.s) yeşilliklerden zekât alınmasını nehyetti." (Dare Kutni)’Mürsel-Hasen hadis.
‘Bu hadisin senedleri zayıf iseler de rivayetleri müteaddit oldukları için birbirini takviye ederler.
Ebu Said el-Hudri (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edildi:
"Beş vaşak (1000 kg)dan az olan ekinde zekât yoktur." (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
Bir vaşak = 60 sâ, bir sâ = 3244,8 gram.
Odun, kamış ve ota zekât düşmemesinin sebebine gelince; çünkü bunların özel tarlalarda yetiştirilmesi âdet olmamıştır. Hatta tarlaların bunlardan temizletilmesi âdettir. Şayet birisi herhangi bir tarlasını bunları yetiştirmede kullanırsa, o zaman bunlara da zekât düşer.
   2 - Kova, dolap veyahut hayvan sırtında taşınılan sularla sulanan ekinlerin zekâtı yirmide birdir.
Câbir (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Yağmur, nehir ve pınardan akan sularla sulanan yahut (yalnız yağmur ile yetinip) sulamaya ihtiyaç göstermeyen toprak mahsullerinde onda bir, hayvan veya başka bir vasıta ile sulananlarda ise yirmide bir nisbetinde zekât vardır." (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei)
  
3-Öşür arazisinden çıkarıldığı zaman az olsun çok olsun aldan da onda bir zekât alınır.
Abdullah b. Amr (b. el-As) (r.a), Rasulullah (s.a.s)'in baldan onda bir nispetinde zekât aldığını rivayet etmiştir.
(Ebu Davud, Tirmizi,Nesei, İbni Mace)’Zayıf hadis
Öşüre tâbi olan toprak ürünlerinin hiç birinde işçi, öküz ve saire ücreti gibi masrafları hesap edilmez. Zira; Rasulullah (s.a.s) sulama masrafı olduğu zaman zekât miktarının onda birden yirmide bire düştüğünü bildirmiştir. Eğer biz bu gibi masrafları da hesaba katarsak, o zaman zekât miktarının daha da aşağıya düşeceğinden nassa muhalefet etmiş oluruz. Ekinlerin zekâtı hasad zamanında, meyvelerin zekâtı ise toplandıktan sonra verilir. Allah(c.c)şöyle buyuruyor:
"Ekinlerin zekâtını hasat zamanında verin. İsraf da yapmayan. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.(En'am: 141) Allah CC selamı bereketi Rahmeti üzerinize olsun.

                           METİN ALKAN

                        EĞİTİMCİ YAZAR

 

 

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
RAMAZAN ORUCUNU NİYET EDİP, BAŞLANILAN ORUCU BOZMAK
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
GÖRMEK LAZIM GEREKÇELİ KARAR GEREKÇELİ KARAR VAKİT SEHER VAKTİ
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim