81. Mahzen-i mucizat (mucizeler kaynağı) ve mucize-i kübrâ (büyük mucize) olan Kur'ân-ı Azimüşşân'ın hakiki bir tefsiri olan Risale-i Nur o kadar merakâver ( merak verici) , o kadar câzibedâr (kendine çeken), o kadar dehşetli ve muazzam hakikatları ders veriyor ve mesâili (meseleleri) ispat ediyor ki, imân ve İslâmiyetin kıt'alar genişliğinde inkişaf ve fütûhâtına (genişlemesine) medâr (sebep) oluyor ve olacaktır.
82. "Risale-i Nur, imanî meseleleri lüzumu derecesinde izah etmiş. Risale-i Nur'un hocası, Risale-i Nur'dur. Risale-i Nur, başkalarından ders almaya ihtiyaç bırakmıyor. Herkes istidadı (kabiliyeti) nisbetinde kendi kendine istifade eder. Aklınız her bir meseleyi tam anlamasa da , ruh , kalb ve vicdanınız hissesini alır. Ne kadar istifade etseniz , büyük bir kazançtır."
83. Evet , Risale-i Nur'daki hakaik-i Kur'âniye (Kur'anın hakikatleri) öyle bir kuvvettir ki , bu kudret karşısında , küfr-ü mutlakın ve dinsizliğin temelleri târümâr olacak , inhidam (yok olma) çukurlarına yuvarlanarak geberecektir. Bâki kalanlar, imân ve Kur'ân nuruyla felâh ve necat ( kurtuluş) bulacaklardır. Evet , dağları , taşları , pamuk gibi dağıtacak , demir ve granitleri yağ gibi eritecek derecede olan bu kuvvet-i Kur'âniye dünyayı Nur ve saadete gark edecek. Bu Nur-u Kur'ân , imânların kurtuluşunda , dünyaya hâkim ve hükümran olacaktır.
84. Risale-i Nurlar bizi mertebe-i velayete (velayet mertebelerine) ulaştıracak vesilelerdir.
85. İmanın en son noktasına , zirvesine Risale-i Nur sayesinde ulaşılabilinir.
86. Risale-i Nur Kur'anın mucizeli mecmuasıdır. Efendimiz (sav) in ravza-i saadetine Üstadın medresesinden ulaştırır. Oradan da Rabbü'l Alemin (teala ve tekaddes) Hz. nin huzur-u lamekasine çıkartır.
87. Risaleler her okuyanı tahsine sevk ediyor.
88. Şu mübarek Risaleler , hararetli bir adamın suyu gördüğünde ufak bir kapta ise , kazanına koymak ; büyük göl ve deniz ise , içine girmek istediği gibi , şu zamanın nursuz yakıcı şiddet-i hararetine karşı , İhlas denizini göstermekle harareti kesmek , hem her nevi cevahir ve elmas içinde bulunduğunu beyan etmekle o denize davet ediyor , nefsin talibi olduğu riya ve hubbucah gibi her cihette zararlı yılanlar gibi zehirleyen , ibadet perdesi altında dünyayı tahsil etmek isteyip , kabir kapısında hatasını bildiği ve teveccüh-ü nasa muhabbetten , Firavun gibi gark olurken dönmek isteyip , kimseye müyesser olmadığını ve daha teferruatı ile o alemleri bu lem'alar öyle tenvir ediyorlar ki , eğer murad-ı ilahi olsa , bu zamanın şöhretperest zındıkları da görselerdi , ellerindeki vücudlarına zemherir getiren buzları atıp , ihlas ile iman edip , Kur'anın elmas cevhahirlerini alırlardı.
89. Beşer şu zamanda hakiki teselliye muhtaç . O teselliyi Risale-i Nur veriyor.
90. Cevşen'ül Kebir ve Risale-i Nur ve Hizb-i Nuri dahi kainatı baştan başa nurlandırıyor. Zulümat karanlıklarını dağıtıyor , gafletleri , tabiatları parça parça ediyor ; ehli gaflet ve ehl-i dalaletin altında saklanmak istedikleri perdeleri yırtıyor gördüm , kainatı envaıyla pamuk gibi hallaç ediyor , taraklarıyla tarıyor müşahede ettim. Ehl-i dalaletin boğulduğu en son ve en geniş kainat perdelerinin arkasında envar-ı tevhidi gösteriyor.
Selam ve dua ile
Türker ELMAS