Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

ŞİMENDİFER İLE BEKÂYA DOĞRU

30 Kasım 2014, 22:06

   Sözün evveli bir hikaye ile başlar.

Belki tanıdık gelebilecek "bir şimendifer" in hikayesi.....
Ve öyle bir şey;

Çok zamanlar önceydi , vesait olarak kullanabileceğin araçlar sayılıydı. Öyle havalarda uçan, onlarca saati birkaç saate veya dakikaya indirecek araçlar yoktu. Hem yollar da müsait olmuyordu ki farklı araçlar için. Hem teknoloji de gelişmemişti şimdikine nazaran. Yıllar değiştiriveriyor tabi herşeyi ama herşeyi...Şimendifer denince aklına ne gelirdi ki senin ? Ayrılık ? Hüzün? Gözyaşı? Ya da birini bekleme heyecanı ? Ya da beklediğin birine kavuşma sevinci? Annesinden, sevdiğinden ayrılacak bir gurbetçi veya asker? Her birinin ayrı ayrı sahnesi geliyordur gözünün önüne; sen yaşamamış olsan bile yaşananlara tanıklık olduğun sahneler vardır.

Bu da bunlardan biri işte küçük ama sevimli soğuk ama sıcak insanları içerisinde barındıran bir köyden geliyor şimendifer sesleri ve uzaktan görünüyor dumanı. Herkes bir telaşe ve sevinç içerisinde; çünkü sevdiklerini taşıyor, onları sevenleriyle buluşturacak bu şimendifer. Birazdan gözyaşları dökülecek gelen şimendiferle birikte ama bu gözyaşları farklıydı diğerlerinden. Sevinçten, mutluluktan akıtılacak gözyaşları. Ne tatlıdır o damlacıklar, gözlerden yağmur gibi akıtılan ama ta kalbinin en derinliklerinden akıp gelen; duygunun somutlaşmış halidir onlar. Ve yaklaşıyor şimendifer, yavaşlayaraktan..
 Yavaş yavaş..

 Durmak üzere, durunca yaşanan duygular da duruverse. Ama aksine daha da yoğunlaşacak o duygular. Biraz önce hayal olarak kurulanlar şimdi yaşanacak, bunun da heyecanı eklenince varolan duygulara kat be kat oluyor kalbin atış ritimleri. Ve nihayet beklenenler iniyor tek tek. Çantaları yere bırakıp kucaklaşmalar, el öpmeler sahnede en yoğun görülen görüntüler gibi, ama bu sahnede dikkat edilince farklı bir görüntüye de şahit oluyor insan. Evet bunun aksi bir durum gibi görüntüler de var. Birileri valizleri yere bırakıp bekleyenleriyle kucaklaşıp sarılırken birileri de beklenen trenin gelmesiyle valizleri alıp hüzünlü bir o kadar da gözyaşlarını tutamayaraktan şimendifere doğru ilerliyor. Bir taraftan vuslat bir taraftan firak. Ortak olan gözyaşları; ama bir o kadar da apayrı akıp giden damlacıklar. Çünkü hüznü ve sevinci temsil eden somutluk itibariyle aynı şeyler.

Ve ayrılık vakti şimendiferin sesine karşılık gelir. Yolcular geride bıraktıklarını belki de birkez daha görebilmek için pencere kenarlarına koşuşturur. El sallanır, geride sevgilerini ve "bir daha görüşebilmek" umudunu bırakaraktan. Yavaş yavaş hızlanmaya başlar şimendifer o soğuk havada sıcak insanları geride bırakarak....
 Bazısı geçmişten sıyrılıp gideceği yerde "beni neler bekliyor" un telaşesindeyken, bazısı hala o ayrılık sahnesinde yaşanan duygu seline takılıp kalmış, bazısı da bu şimendiferin nasıl ayırıp firaka götürüyorsa elbet dönüşünün olacağını ve vuslatın gerçekleşeceğini şimdiden hayal etmekte ve o hayalin şuan gerçekleşmişçesine verdiği tebessümleri saçmakta an be an. Bir şimendifer, gidip gelişi bu kadar duyguları barındırıyor içinde. Oysa alışılmışın dışında bir şey yoktu. Bir şimendiferdi sadece, yolcuları istenen yere götürüp getiriyordu. Fakat alışılmışın dışında olan duygulardı, sık sık değişebilen duygular. Şimendiferin getirdiği yerde, götürdüğü yerde değişiveren duygular. Sevdiklerini görünce, onlardan ayrılınca değişebilen duygular... Ve şimendifer farklı kişilerin farklı duygularına şahit olmak için yola koyuluyor tekrardan. Ama o ayrılmıştı oradan o soğuk havada sıcak insanları geride bırakarak...

... Bir yolculuğun misaliydi, belki sıradan, alışılmış bir yolculuk.. Belki netice itibariyle sevdiklerine kavuşturduğu için pek ehemmiyetli bir yolculuk. "Yolculuk" diyoruz;... Biz acaba şuan bir yolculuk esnasında değil miyiz? Birkaç dakika bunu tefekkür edebiliriz.
 Bizim de ömrümüz öyle değil miydi? Bu yolculuk alem-i ervahtan , rahm-ı maderden,sabavetten,ihtiyarlıktan,dünyadan,kabirden,berzahtan,haşirden, Sırat'tan geçen bir uzun sefer-i imtihandır. İçinde firakları ve bu firaklardan neş'et eden elemleri, bunun yanı sıra visalleri ve neticesinde duyulan o mutluluk ve sürurları barındıran değişik değişik halet-i ruhiyeleri yaşamamıza vesile olan bir sefer.
... Ve bu sefer içerisinde insanın yaşadığı pek ziyade hissiyatlar..
 Bu hadsiz hissiyatları Cenab-ı Erhamûrrahimin tüm insanların fıtratına dercetmiştir.
 Ne güzel de ifade ediyor zamanın Bediî' "... İşte insanda binlerce hissiyat var. Herbirisinin aşk gibi mertebesi var. Biri mecazi biri hakiki" .Ve şu benzetmesi enfestir; "Kırılacak şişe pahasına daimî bir elmasın fiyatını vermez; istikamet ve lezzetle hayatını geçirir." "Evet, dünyaya ait işler, kırılmaya mahkûm şişeler hükmündedir. Bâki umur-u uhreviye ise, gayet sağlam elmaslar kıymetindedir." Yine "İnsanlar, insana verilen cihazat-ı mâneviyeyi, eğer nefsin ve dünyanın hesabıyla istimal etse ve dünyada ebedî kalacak gibi gafilâne davransa, ahlâk-ı rezileye ve israfat ve abesiyete medar olur. Eğer hafiflerini dünya umuruna ve şiddetlilerini vezâif-i uhreviyeye ve mâneviyeye sarf etse, ahlâk-ı hamîdeye menşe, hikmet ve hakikate muvafık olarak saadet-i dâreyne medar olur."  (Mektûbât)

 Hayatın belki en ufak bir şeridinde yer alacak olan o şimendifer yolculuğunda bile bu denli hissiyatlar yaşayan insan, geçmiş ömründe ve geri kalan ömür sahnesinde bu hissiyatları "hakiki" ye tevcih edebilecek mi?
Her bir duygumuzun veriliş gayesini düşünerek ve idrak ederek asıl yerinde kullanabilecek mi?
 En önemlisi de kıymeti elmas hükmünde olan hissiyatları, kırılmaya mahkûm şişelere mi değişecek.

 Kıymet bilenlerden olmak duası ile......

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Şehzade Abdulhamid Kayıhan OSMANOĞLU'ndan Muhteşem Bir Eser
Şehzade Abdulhamid Kayıhan OSMANOĞLU'ndan Muhteşem Bir Eser
Dedem AbdulHamid HAN
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
BİN AYDAN HAYIRLI GECE
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
N.Arslan CANKORU
SAYILMAZ
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Ediz SÖZÜER
İbadetin Yüksek Hakikatini Keşfetmek (Risale-i Nur Eğitim Programı-3)
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
İbrahim Faik BAYAV
Mülk Suresi, Ayet: 16 ve 17
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Elif TAVŞU
ŞİMENDİFER İLE BEKÂYA DOĞRU
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Hadislerdeki Nuru Görebilmek Akıl Tutulması ve Aklı Etkileyen faktörler Bilim ateizme Alet edilmiyor, Ateizmin ta Kendisi! İLAHİ KELAM’LA SEKÜLERİ HEDEFLEMEK
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim