Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

Ene ve Alemin Sırrı

19 Haziran 2014, 13:45

Gerçek şu ki, Biz emanetleri göklere, yere ve dağlara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçındılar ve ondan korkuya kapıldılar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir. (Ahzab Suresi, 72)

Gökler, yer ve dağların yüklenmekten korktuğu emaneti, ene yani insanın benliği, nefsi yüklenmiş. Bu hep kötülüğü emreden büyük düşman, insanın kendi içindedir. En çetin savaşı insan, uzaklardaki bir düşmana değil, benliğinin bir parçasına karşı verir. Eğer bu düşmanından kurtulabilir ve nefsini arındırıp temizleyebilirse Rabb'inin rahmetini umut edebilir.

 Bu yüzden en büyük savaş nefsimizle verdiğimiz savaştır. Bir savaş dönüşü şöyle buyurur Peygamber'imiz (sav): 

 'Küçük cihaddan büyük cihada dönüyoruz.'

 Abdulkadir Geylani, 'Muhalefet kılıcı ile nefsini her öldürdükçe Allah (CC), onu yeniden diriltir. Dirilince yine senden birçok şeyler istemeye, seninle nizaa tutuşur. Kötülük kanatlarını açar; yine uçmaya başlar. İşte., bu sırada sana yine cihad düşer. Nefis ölmez; sen sağ oldukça o da olur. Yalnız o ıslah olur' ifadesiyle nefisle savaşın bir ömür boyu sürdüğüne dikkat çeker.

 Nefis ıslah edilmediğinde, kendisinde İlahlık görür, Firavunlaşır. Enaniyet, yakın adamı Haman'a "yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım" diyen Firavun'u suda boğar. Servetini kendisinden bilen Karun'u konağıyla birlikte yerin dibine geçirir. 

Ancak ene, yaratılış sırrı bilinir ve terbiye edilirse kâinat hazinesinin şifresini çözer, sırlar önünde açılır.

"Ene, mahiyetinin bilinmesiyle, o garip muammâ, o acip tılsım olan ene açılır ve kâinat tılsımını ve âlem-i vücubun künûzunu (Allah'ın Zat, sıfat ve isimlerini ifade eden hazinelerini) dahi açar" der Bediüzzaman. Ve eneyi mealen şöyle tarif eder:

"Âlemin anahtarı insanın elindedir ve nefsine takılmıştır. Kâinat kapıları zâhiren açık görünürken, gerçekte kapalıdır. Cenâb-ı Hak, emanet cihetiyle, insana 'ene' adında öyle bir anahtar vermiş ki, âlemin bütün kapılarını açar." 

Ene, kendinde hayali bir Rabb'lık, bir sahiplik, bir kudret, bir ilim hayal eder, onunla hayali bir sınır koyar. 'Buraya kadar benim, ondan sonra O'nundur' şeklinde kısımlara ayırır. 'Ben bu haneye mâlik olduğum gibi, Allah da şu kâinatın mâlikidir' der. Ve cüz'î ilmiyle Onun ilmini kavrar. Ve böylece O gerçek Sanatçının benzersiz sanatını anlar. Bunun gibi Allah'ın Zatına ait bütün sıfât ve İlahi özellikleri bir derece bildirecek, gösterecek esrarlı durumlar, sıfat ve duygular, enede yerleştirilmiştir.

Nefsini arındırıp-temizleyen kişi, emanete ve verdiği ahde riayet eder. Dış dünyaya dair bilgiler nefse geldiği zaman enede bir doğrulayıcılık görür; o ilimler, nur ve hikmet olarak kalır, karanlığa ve amaçsızlığa dönüşmez. Varsaydığı Rabb'lığını ve sahipliğini terk eder.  Gerçek kulluğunu takınır, yaratılışın en güzel kıvamında olma derecesine çıkar.

Ene, yaratılış amacını unutur, sorumluluklarını terk eder ve sahipliğine gönülden inanıp tasdik ederse,  kişi emanete ihanet eder. Onu isyanla, günahla, bozulmalarla örtüp-sarar ve yıkıma uğrar. İşte, bütün şirkleri, kötülükleri ve sapkınlıkları doğuran enaniyetin bu yönü nedeniyledir ki, gökler, yer ve dağlar dehşete düşmüştür. 

'Kendime mâlikim' diyen kişi, 'her şey kendine mâliktir' der ve gönülden tasdik ederek inanır. İnsan ene kesilir, büyük bir şirke düşer. O ene, koca bir ejderha gibi, insan vücudunu yutar.  

Enesinin tutsağı olan kişide sevgi olmaz. Kalbi Allah aşkıyla dolu insanda ise enaniyet olmaz. Rabb'inin gücünü kavramış ve O'nun gücünü gereği gibi takdir edebilen bir insanın enaniyete gücü yetmez. İnsan hem aczinin farkında olup hem de enaniyet yapamaz. Farkında değilse, "ben yaptım, ben başardım, benim malım mülküm, benim katım, benim yatım, ben... ben" der; kişinin ayakları yerden kesilir. Ancak günü gelir, Allah onun ayağını yere bastırır; her enaniyetli kişi mutlaka perişan olacağı bir günle karşılaşır. 

Aslında nefsi ezmek kolaydır. Aczini, dünya hayatının sonu olduğunu ve ölümü bilen insanın nefsinin kölesi olması çok akılsızca. Nefis bizi zaten çok önemli ve gerçekten etkileyecek bir şeylere çekmiyor. Dünyada ne var bizi çekebileceği? Tümü zaten kötü ve çok rahatsız edici. Nefsi ezmek zor gibi görünse de, inanan insan için nimettir, rahatlıktır. İnsanı beladan, sıkıntıdan, rahatsızlıktan kurtarır. 

Nefsi kontrol altına alamamak insanın kendi zararınadır. Kafasını yerden yere vurmak gibi, kendine acı çektirmektir. Nefsini terbiye eden insanın ise fıtratına uygun yaşadığı için kafası dinçtir; vicdanı rahat, aklı ve şuuru açıktır. 

Enesinin niteliklerinin bilincinde olan insan, Allah'ın kusursuzluğunu kavradığında kendi aczini, ilmini kavradığında kendi cehaletini, kemalini kavradığında kendi eksikliğini, müstağniliğini kavradığında kendi fakirliğini görür.

 "Ben yaptım" diyen nefis ıslah edildiğinde, "beni de yapmakta olduklarımı da yaratan Sen'sin Rabb'im' der.

 Hamd O'nun. Mülk O'nun. Hüküm O'nun. Ve her şey O'na döndürülecek.

O, Allah'tır, Kendisi'nden başka İlah yoktur. İlkte de, sonda da hamd O'nundur. Hüküm O'nundur ve O'na döndürüleceksiniz. (Kasas Suresi, 70)

Dipnot: Bu yazıda Bediüzzaman'ın 30. Söz, 1. Maksat'ından yararlandım. Allah ondan razı olsun.

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
MİNA VE HAC’DA ŞEYTAN TAŞLAMA
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kadınlar Çalışmalı mı? Araştırmacı Yazar Süleyman Yasin AKDENİZ Yapımcı ve Yönetmen Mehmet BOZDAĞ'ın Türkler Geliyor Sinemasın da ÖLÜM.. Çok Derin Ahmet Akgündüz Raporu
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim