Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

FİKRİ ESTETİK

18 Haziran 2014, 15:14

FİKRİ ESTETİK "İnsan ruhunun yüceliğini, ondaki ?ebediyet' fikrini ve ebedi güzellikler arzusunu düşünüp derin tefekkürlere dalarken, bu yüce ruhun bir kısım dünyevi beklentiler karşısında ?pes' edişine, üç adım ötede kendine tebessüm eden uhrevi güzellikleri göremeyerek cismaniyetin altında kalıp ezilişine bakınca insan gerçekten hayret ediyor." Bu sözlerden, bu müspet istikametten hareketle atılacak adımları tahlilden çok en başta fikir sahasını müşahede etmek daha olumlu olacak. En başta nefsimizi hesaba katarak var olan menfi fikirlerin, temayüllerin belini bükme, kuyusunu kazma ona nice tuzaklar kurma derdine düşmeliyiz. Çünkü hareketin başlangıç noktası, giriş kısmını meşgul eden fikri tahayyüllerdir. Bozulmuş olan bu fikri tahayyülleri istikamete çevirebilirsek. Beraberinde ne hikmetli icraatlara sebep olur. Murad edilen hedeflere ancak bir adım atmak bu suretle mümkündür. Tesellimiz; iç infiallerimizi, temayüllerimizi, şeytanın ve nefsin salık verdiği tüm menfi icraatların tuzağına düşürmeme gayretidir. Zaman zaman bu menfi dairenin tuzağına düşsek de tüm bu fenalıkları kişiliklerimizle aşk ettirmemek niyazı ve dualarındayız. Ahir zamanın en kuvvetli zulmaniyet silahları karşısında savunmasız benliklerimiz düşüyor kalkıyor, düşüyor kalkıyor. Aczini ve fakrını fark etmek, anlamak adına bu düşüp kalkma hadisesi çok mühim bir mahiyet arz ediyor. Rahman ve rahim olan Allah en mühim mevzuları açıklarken bir sivrisineği bir karıncayı en ufak bir mahlûku misal vermekten geri durmayacağını bildiriyor. O halde bir zerrede bir kâinatın seyri mümkün ise buradaki mana ulvidir, mesajın ehemmiyeti büyüktür. İnsan davranışlarında algı aktlarının ve fikri tahayyüllerin önemini kavramak maksadıyla bunca misal verilmektedir. Hakikat hak nazarı ile neyi temaşa etsen ilimdir diyerek fikri tahayyülün istikametini en güzel anlatan Risale-i nurdur. Bu arafta kalma hali nasıl aşılır, zait boyuta fikri tahayyüller nasıl taşınır? İstifade, muhtelif sıkıntıları yaşayan tüm araf ehlinin imdadına yetişir. Öyle büyük bir destek beklemek, yüksek himmet niyaz etmek, hidayet vesileleri dilemek, mühim misalleri, ulvi şahsiyetlerin izini aramakla umumi gayret etmek icap eder. İstifade için aziz şahsiyetlerin ulvi tutumlarını taklit ile tahkiki imana bir vesile kılmak, lahuti tarik-i alaya vasıta oluşturmak icap eder. Müfredatımızı ulvi şahsiyetler ve şahıslarında bütünleşmiş tutumları ile doldurarak aktif bir bekleyiş içinde bulunmak gerekir. Sosyal bünyenin sıhhatli gelişimi ancak bu yolla mümkündür. Bir mümtaz neslin ikbale yürüyeceği, istikbale koşacağı cihet bir başkası değildir. "Ashab-ı Kiram, sarsıntı içinde olanlara sabit dağlar, yollarını kaybedenlere yol bulduran nehirler, yönlerini yitirenlere yön bildiren yıldızlar... Hiçbir insan yok ki kendi mizacına uygun bir modeli asrısaadette yaşayan insanlardan bulmuş olmasın." Tüm bu sözler ihlası kazanma hedefinde, şevketli bir padişahın sancağı altında yol alma talebinde bulunan hem bana hem sana uhrevi ikbalin beyanı, kabul edersek müstahak nasihatlarıdır. İşte bir büyüğün dilinden o nasihatlardan biri, fikri estetiğin beyanı şöyle dile getiriliyor: "Ey Ahiret kardeşlerim ve ey Hizmet-i Kur'aniyede Arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, husussan uhrevi hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçi, en metin bir nokta-i istinat, en kısa bir tarik-i hakikat, en makbul bir dua-i manevi, en kerametli bir vesile-i makasıd, en yüksek bir haslet, en safi bir ubudiyet, ihlastır." Üstadın hülasa ettiği fikri manadaki güzellik ihlas ile"dir. "Hakikî güzellik Hakk'a ait, kusursuz kemal de O'na "özgü" ve O'nun lâzımıdır. Topyekün varlık, O'nun değişik tecellîlerinin birer farklı aynası, her nesne ve her hâdisenin çehresinde temâşâ ettiğimiz mânâ, muhteva, parlaklık ve câzibe de -aynaların kabiliyetine göre- O'nun güzelliğinin küçük bir parıltısı ve varlığının zayıf bir ziyasıdır." İşte görüldüğü üzere İhlas ile kainatı temaşa eden, yeryüzündeki cismani estetiğin eşrefi mahlukatın idraklerine sunulmuş olduğunu bilir. Tüm bu sanat-ı ilahiye tahkiki bir iman ile seyri belki bütün keyfiyete kafi gelebilecektir. Bu keyfiyet dâhilinde bulunmak ya da bu keyfiyetten istifade etmek elbette ihlaslı bir tefekkür iledir. Din-i İslamiyet'in istikametinde kuranın temel disiplinlerini referans alarak suret çıkarmak, model almak, idealize etmek başlangıç noktasıdır. Bu minvaldeki ideallerin ardından adeta sürüklenircesine bir takip nihayeti hakikat olan bir taklit işte özgün maksat, işte fikri estetik... "Her gece ışıktan söz ve beyanlarla hutbelerini dinlediğimiz yıldızlar, O'nun öyle nurdan nâmeleridirler ki, sürekli bize göz kırpar ve O'na göndermelerde bulunurlar. Pırıl pırıl mevcudiyetleri, aralarında ışık alış verişi ve ışık oyunları, o koskoca cesametlerine rağmen fevkalâde uyumları, âhenkleri ve o engin boşlukta sergiledikleri farklı şekilleriyle her zaman bize bin bir zevki birden yaşatırken, gözlerimize-gönüllerimize iç içe renk, desen, şive ve güzellikten ne kevserler ne kevserler içirirler! Mehtap, o semavî büyüleyiciliğiyle kendine ayrılan belli zaman dilimlerinde, hemen her defasında, ufukta tıpkı bir gelin gibi belirir.. yasemenlikte reftare yürüyor gibi yumuşak yumuşak yürür.. bütün bir gece boyu nazlı nazlı hâlesine oturur ve ışıklarıyla hislerimize oltalar salar.. çehresini tam gösterebildiği hemen her gece, sürekli hayranlarına gamzeler çakar ve hassas ruhların yüreklerini ağızlarına getirir... Güneş, fecirle başlayan beklentilerimize her saniye ayrı bir ışık huzmesi ve morun, kırmızının, pembenin, değişik tonlarıyla cevaplar verir; verir ve başlarımızı döndüren bir ihtişamla ortaya çıkar. Yürüyüp gökyüzüne otağını kurunca da, gözlerimizi kamaştırır, topyekün eşyayı o ışıktan, renkten kollarıyla kucaklar, kendine yönelenlerin başlarını okşar.. ve bütün bir gün boyu çevresindeki kürelerden, peyklerden, yeryüzündeki denizlere, göllere, ırmaklara, ovalara, obalara; dağlara, ormanlara, bahçelere-bağlara; güllere, çiçeklere ve insanlara kadar her şeye ve herkese kadeh kadeh renk ve ziya içirir, sonra da tül tül renk armonileri içinde gidip guruba kapanır. Denizler, dalga dalga köpürür, yıldızlarla selâmlaşır, ayla hasbıhâle geçer, gel-gitler yaşar, güneşten gelen ziya dalgalarını bir ninni gibi algılar ve beşik gibi sallanırlar, yer yer kendi sınırlarını aşarak sahillerle koklaşır ve mağrur kayalara çarpıp homurdanır, aşılmaz tepelerle müsademeler yaşayıp köpürdüğü aynı zamanda, bağrında beslediği binlerce canlıyı bir anne gibi kucaklar.. onlara yumuşak yumuşak ninniler söyler ve onların yaşama arzularını coştururlar. Dağlar, o mehib edalarıyla her zaman ürperten bir görüntü sergiler ve yüreklerimizi hoplatırlar. Ufuktaki hâlleriyle her zaman bizde, göklere bir şeyler fısıldıyor hissini uyarır, sonra döner bulutlarla evcilik oynarlar; durur havayı taraklar, yağmura bağrını açar ve suları konuk ederler; bakarsın kalkar denizlere "dur" der, toprağı kucaklar, arkadan da o gururlu görünümlerine rağmen toz-toprak olur, ayaklara yüz sürer ve toprak tabakasına dayelik yaparlar. Çaylar-ırmaklar menfezlerinden her zaman bir sevdayla fışkırır, mehâbetle çağlar ve sinelerimizde vuslat duygularını uyararak deryalara koşarlar; gidip denizlere ulaşınca da, bu son durağı bir rampa ve rıhtım gibi kullanarak döner yeniden yukarılara doğru yürür ve derken atılmış pamuk gibi atmosferde beyaz, siyah, gri renklere bürünerek koca koca kitleler hâlinde seyahat eder dururlar; bazen de başlarımızın üzerinde kuşlar gibi kanat gerer ve gönüllerimize serinlikler serperler. Bazen de sağanak sağanak boşalır ovaya obaya; herkesin ve her şeyin ateşini söndürürler... Kuşlar, kuşçuklar, koyunlar, kuzular aramızdaki munis sesler, ormanlar ve dağlardaki vahşi uğultular hemen hepsi bu iç içe armoniye ayrı bir ses ve görüntü katar, ruhlarımıza tabiatın natürel nağmelerinin en nefislerini duyurur ve farklı bir şive ile bizlere demet demet besteler sunarlar."

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Metin ALKAN
VAHİY SÜNNET KUR'AN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Asgari Ücret, Sarı Yelek ve OYUN ÇOK BÜYÜK…! Özlüyorum, çok Özlüyorum!... ÖLÇÜ, ZAMAN, GÜVEN, EMEL İlginç ve İBRETLİK bir olay…
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim