Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

Kır Yüreğinin Putlarını

18 Haziran 2014, 12:10

Kalbim, Cehennem kuyusu.

İçinde  çerden çöpten, histen hevesten, dünyadan ahiretten parça parça kırıntılar var.

Sarmış her yanımı temizlenemiyorum.

Kalbim, gurbet elde sıla özlemiyle yanıyor

Ve bitmiyor dünya sürgünüm.

Sanem'ler (putlar)sarmış etrafımı.

 Kalbim yangın yeridir EY RABBİM köz köz olmuş parelenmiş.

Kalbim KIRIK

Kalbim kalabalık, kalbim yabancı, kalbim gurbet'te sılasını özler

Cebinde tonlarca helvadan ilahlarla geliyorum sana!

Kalbim aynadır, seyreyle cürmümü EY RABBİM

Ben ki aciz ve yoksun başımı okşa,

Elimi tut düşmeyim, temizle putlardan kalbimi.

Ne çok şey biriktirmişim kalbimde Ey Rabbim.

Kırmadan putlarımı arınmadan kirlerimden gelmemeliyim sana.

Yeniden doğmak için kuşanıp baltalarımı inmeliyim yüreğimin en dibine.

En gizliyi bilene arzdır halim,

 Şahdamarımdan daha yakın olanadır arzuhalim.

Gündelik heveslerden inşa edilmiş putlarınız yok mudur sizin de?

Buyurun o zaman bu putları temizlemeye!

Şüphesiz Allah put savaşlarında bizim yanımızdadır.

Şüphesiz ALLAH kabindeki putları kıranları sever.

Haydi öyleyse, kalbimizin tüm putlarını kıralım, bugünden itibaren yepyeni beyaz bir sayfa açalım hayatımıza.

NASIL MI?

Put kırmakla başlayacağız !

Bana kalırsa kalbimizdeki putları kırmanın ilk yolu, harflerin manalarını bilmeden konuştuğumuz tüm dilleri unutmaktan geçiyor.

Faydasız ilimlerin diktiği putlardan kurtulmak için ümmi olmayı becerebilmeliyiz öncelikle.

?'Kendilerine Tevrat'la amel teklif edildikten sonra, onunla amel etmiyenlerin hali, cildlerle kitab taşıyan eşeğin haline benzer. Allah'ın ayetlerini inkâr eden kavmin hali ne çirkin!... Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.''

(Cuma. 5.)

Ayetine mazhar olmamay becerebilcekmiyiz.

Hani ne diyordu Abdulkadir geylani hz

Ey oğul! Sen hiçbir şey üzerinde değilsin. Senin müslümanlığın da sıhhatli değil. İslam, üzerine bina kurulan temelin ta kendisidir. Senin şehadet getirmen de tam olmamış, eksik. Zira dilinle "Lâ ilâhe illellah" (Allah'tan başka ilâh yoktur) diyorsun, fakat kalbinle bunu yalanlıyorsun. Kalbinde, içinde birçok ilâhlar var.

Senin, devlet büyüklerinden ve mahalli idarecilerden korkman, içinde birer ilâhtır. Kendi çalışmana, kendi kazancına, kendi gücüne kuvvetine, kendi kulağına, kendi gözüne, kendi zorbalığına güvenmen, içinde birer ilâhtır. Zararı, faydayı, bir nimete nail olmayı, bir nimetten yoksun kalmayı insanlardan bilmen, içinde birer ilâhtır. İnsanların çoğu, kalpleriyle, işte bu saydıklarımıza güvenirler, dayanırlar. Fakat kendilerine sorarsan, Allah'a dayanıp güvendiklerini söylerler.

"Lâ ilâhe" (Hiçbir ilâh yoktur) dediğin zaman, bununla, toptan bir reddi (nefyi) onaylıyorsun. "İllellah" (Ancak Allah vardır) dediğin zaman ise yine, Allah için toptan bir kabulü (ispatı) onaylamış oluyorsun. Bu durumda, her ne zaman kalbin, Hak'tan gayrı bir şeye dayanır güvenirse; o zaman yukarıdaki külli ispatında yalancı durumuna düşmüş, yani kendi kendini yalanlamış oluyorsun.

Kendisine dayanıp güvendiğin o şey de senin ilâhın oluyor. Gerçek ve fiili durum budur. Zahire itibar yoktur.

Kalbinde birçok ilâh varken, sen nasıl "Lâ ilâhe illellah" diyebilirsin? Allah'tan başka güvenip dayandığın her şey, senin putundur. Kalbinde şirk, yani ortak koşma bulunduğu müddetçe, dilinle Kelime-i Tevhid'i söylemen, sana fayda vermez. Kalp pis oldukça, bedenin temiz olması sana yarar sağlamaz.

Tevhid ehli, şeytanını ezer. Şirk ehlini ise şeytanları ezer. İhlas, sözlerin de, amel ve fiillerin de özüdür. Zira gerek sözler, gerekse fiil ve ameller; ihlastan, içtenlikten yoksun bulundukları an, özü olmayan birer kabuk, birer posa haline gelirler. Kabuk ve posa ise ancak ateşte yanmaya yarar; ateşte yandıktan sonra iş görecek hale gelir.

?Güvenip bağlandığın şey, senin İlah'ındır'

Ey ahali! Nefisleriniz ulûhiyet (ilâh olma) iddiasında. Fakat sizin bundan haberiniz yok. Zira nefisleriniz, Hakk'a karşı büyükleniyorlar, kibirleniyorlar. Onlar, Allah'ın muradının gayrını istiyorlar. Onlar Allah'ı sevmiyorlar, bilakis O'nun düşmanı, lanetlik şeytanı seviyorlar. Allah'ın ezelde takdir ettiği kaderleri gelmeye ve vuku bulmaya başladığı zaman, olanlara boyun eğmiyorlar, teslim olmuyorlar, sabredip tahammül göstermiyorlar.

Bilakis itiraz ediyorlar, kaderle çekişiyorlar. İslam'ın hakikatinden onların haberi bile yok!

Senin kendisine güvenip ümit bağladığın her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Kendisinden korktuğun veya kendisine ümit bağladığın her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Esas sebep olan Allah'ı tamamen unutarak, zararın da, faydanın da kendisinden geldiğini kabul ettiğin her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Fakat kısa bir süre, sonra görürsün sen! Allah, kendisini bırakıp da güvendiğin ve bağlandığın ne varsa hepsini alır.

Tevhide dön, Putları kır!

Şu hususu iyi bil ki bütün eşya, sadece Allah'ın hareket ettirmesiyle hareket eder, durdurmasıyla durur.

O'nun iradesi ve kuvveti olmadan, ne duran bir şey harekete geçebilir ne de hareket etmekte olan bir şey durabilir.

Kişi, bu hususu böylece bilip kabul ettiği zaman, artık insanları ve diğer varlıkları Allah'a ortak tanıma yükünden ve suçundan kurtulur.

 Allah'a şirk koşmaz.

Melekler, içinde resim, suret bulunan eve girmezlerse içinde bir sürü suretlerle putlar bulunan senin kalbine Allah nasıl girer? Allah'tan gayrı her şey bir puttur. Öyleyse sen, putları kır. Evi temizle...

Ey dünyaya kulluk edenler! Ey ahirete kulluk edenler! Siz, Allah'ı da, dünyayı da, ahireti de bilmiyorsunuz. Kiminizin putu dünya. Kiminizinki ahiret. (Sadece ahiret kaygısıyla kulluk yapmak, tevhidin hakikatine terstir.) Kiminizinki insanlar. Kiminizinki zevkler, nefsani arzular. Kiminizinki övülme, halktan tasvip görme, alkış toplama.

Allah dışında her şey, bir puttur. Kişi Allah'tan gayrı neye bağlandı ve neye gönül verdiyse o, onun putudur.

Senin ilahın para!

Senin bütün umudun insanlar. Her şeyi onlardan bekliyor, onlardan umuyorsun. Korkun da onlardan. Hep onlardan korkuyorsun. Bu hal, Rabbine şirk koşmaktır, ortak tanımaktır. Bu zaman, ahir zamandır. Bu zamanda çoğu insanların mabudu, paradan ibarettir.

Bu zamanda insanlarının çoğu, Musa aleyhisselamın kavmine benzedi. Yahudilere benzedi. Onlar, altın buzağıyı kendilerine mabud edinmişlerdi. Bu zamanın insanının altın buzağısı da paradır. Parayı kendine mabud edinmişsin, Rab edinmişsin. Paraya tapıyorsun. Senin Allah'ın para!

Hükümdarlar, devlet büyükleri ve ikbal sahipleri, halktan birçoğunun nazarında birer ilâhtır. Dünyevî imkânlar, zenginlikler, sıhhat, afiyet, kuvvet ve kudret, birçok insanın nazarında birer ilâhtır. İnsanların birçoğu, bunlara ve benzeri şeylere taparlar...

Dünya zorbalarına, zenginlerine, firavunlarına ve hükümdarlarına saygı gösterip Allah'ı unuttuğun ve O'na saygı göstermediğin takdirde, senin hakkındaki hüküm de putlara tapanlar hakkındaki hüküm gibidir. Sen de putuna saygı gösterenlerden olursun. Putlara kulluk etme, onları yaratana kulluk et. İşte o zaman, putlar sana boyun eğecektir.

Sen, namazda iken bile yalan söylüyorsun. Mesela, namaza dururken ve gene namaz sırasında, "Allahu Ekber" (Allah her şeyden büyüktür) diyorsun. Böylece yalan söylemiş oluyorsun. Çünkü senin kalbinde, Allah'tan başka bir ilâh vardır. Kendisine güvenip bağlandığın her şey, senin ilâhındır, mabudundur. Kendisinden korktuğun ve kendisine ümit beslediğin her şey, senin ilâhındır, taptığındır. Kendisinde Allah'tan başka bir şey bulunduğu müddetçe, senin kalbin için kurtuluş yoktur.

Eğer sen, taşlar üzerinde Allah'a bin yıl secde etsen, değil mi ki kalbinle O'ndan başkasına yöneliyorsun, sana bu secdeler, hiçbir fayda vermez. Mevlâsından başkasını sever oldukça, o kalp için iyi bir akibet yoktur. Allah'tan başka her şeyi kalbinden yok etmedikçe, saadete eremez, bahtiyar olamazsın.

ABDÜLKADİR GEYLANİ -RA-

Huzur ve kurtuluş istiyoruz...

İyi ama, ?sanemler yani putlar bizi çevrelenmişken nasıl huzur bulur, kurtuluşa erebiliriz?

İçimizi ve dışımızı ?modern putlar' sarmışsa eğer, mutlu olabilir miyiz?

Putları kırmak, şeytanları taşlamak gerek.

 Peki Put nedir?

Put, kendisine ibadet edilen, secde edilen her şey heykel, resim.

Eskiden putlar;

taş, kil, alçı, tunç gibi maddelerden kalıba dökülerek, yoğrulup pişirilerek ve yontularak insan, hayvan vs. şekillerinde yapılırdı.

Zamanımızın maddî putları ise; madenlerden yapılanlar, altın takılar, para vs. İtibarî putlar: Makam, şan-şöhret, milliyetçilik, korku, enaniyet, tama putu...

İçindeki putu kıran, kurtulur! Hz. İbrahim (as): "Allah'a yemin ederim ki, siz ayrılıp gittikten sonra putlarınıza bir oyun oynayacağım." (Enbiya Suresi: 57) "Sonunda İbrahim onları paramparça etti. Yalnız onların en büyüğünü bıraktı: belki ona müracaat ederler diye." (Enbiya Suresi: 58)

HAYDİ VAR MISINIZ TÜM PUTLARI KIRMAYA

Zeynep Demir

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Metin ALKAN
VAHİY SÜNNET KUR'AN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Asgari Ücret, Sarı Yelek ve OYUN ÇOK BÜYÜK…! Özlüyorum, çok Özlüyorum!... ÖLÇÜ, ZAMAN, GÜVEN, EMEL İlginç ve İBRETLİK bir olay…
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim