Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

MÜTTAKİ OLMADAN RİSALELER ANLAŞILMAZ

18 Haziran 2014, 04:56

                

" İşte o kitap, bunda şüphe yok, müttakiler (kötülükten korunacaklar) için hidayettir. " (Bakara Suresi : 2)

Müttaki kelimesini tanımlarsak , kökü takva kelimesinden gelir . Sakınan, çekinen, korkan kimse mânâlarına gelir. Allâh'tan korkan, haramlardan sakınan, Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde olan kimselere verilen isimdir.

Takva bahsini ayette Cenab-ı Hak ;  gayba imandan ,  namazdan ve zekattan önce bildirmiştir . Bu saydıklarımız Bakara Suresi'nin üçüncü ayetinde geçmektedir. Muttakiliğin önüne ise Kendi kelamı olan Kur'an-ı Kerim'i koymuş . Demek ki öncelikle Kur'an-ı Kerim'in anlaşılması gerekiyor ki tam hidayete erişilmiş olsun . Ardından tahkiki iman ve ibadet çalışmaları yapılabilsin .

Kur'an ilmi olmadan elde edilecek iman taklidi bir seviyede kalır ve neticesinde ibadetlere de bu şekilde yansır , ibadetlerimiz sığ ve yetersiz olur . Demek ki , " muttaki " olmadan Kur'an-ı Kerim tam olarak anlaşılmıyor . Kur'an-ı Kerim'i anlayabilmenin yolu "muttaki" yani takvalı olmaktan geçiyor .

Bu zaviyeden değerlendirirsek . Kur'an-ı Kerim'i anlamamıza yardımcı olan Kur'an-ı Kerim'in tefsiri olan Risale-i Nur eserlerini de anlayabilmemizin yolu yine " muttaki " olmaktan geçmektedir . Gerek Kur'an-ı Kerim'den , gerek Risale-i Nurlardan ve imana ve İslam'a ait diğer eserlerden istifade edebilmenin yolu muttaki yani takvalı olmakta gizlidir . Ne kadar çok muttaki olma özellikleri ve donanımları artar ise o kadar çok istifadesi artacaktır .

Kur'an-ı Kerim'i ve Risaleleri anlayamamamızın ve gerektiği şekilde manevi yaşantımıza adapte edemememizin sebebi günahlara karşı gerekli hassasiyeti gösteremiyor olmamızdır . Muttakilik sıfatlarını üzerimizde taşıyamıyoruz . Böyle de olunca Kur'anın manaları , hakikatleri , sırları bize kapanıyor , Risale-i Nur'un manaları , hakikatleri , sırları bizlere açılmıyor . Namazlarımız ve diğer ibadetlerimiz monoton geçiyor . Sathi bir Müslüman ve sathi bir Kur'an ve Risale-i Nur okuyucusu oluyoruz .

Böyle de olunca Kur'an-ı Kerim'i yeterince okuyamıyoruz . Risale-i Nurları okuyuşlarımız düşüyor . Sıkılıyoruz , elimizden bırakıyoruz ve okumuyoruz . Bu tip belirtiler bizlerde görünüyorsa ki bunlar manevi birer hastalıktır . Sebebi günahlara karşı hassasiyet göstermeyişimizden kaynaklanıyor .

Eğer muttaki değilsek bir ömür boyu da okumuş olsak yine de tam istifade edemeyiz ve bu hal bizi kurtaramayabilir .

Latifey-i Rabbaniye gelişmeden  Risaleler bizlere tam manası ile açmaz . Kalp , ruh , sır ve latifelerin gelişebilmesinin şartı ise masivayı terk etmekten geçer . Günahlardan ne kadar kaçınıp " muttaki " olur isek  latifey-i Rabbaniye denilen duygular , hisler , kuvalar , sırlar bizlerde inkişaf edecektir . Bunun da olabilmesi için " Muttaki " olmak şarttır .

Bir ağacın güzel yetişebilmesi için  ve olgun meyveler verebilmesi için toprak unsurunun etkisi yüksektir . Toprak güzel işlenir ise ve kaliteli olur ise meyvede kaliteli olacaktır . Müttakiliği o toprağa benzetir isek , ne kadar kaliteli bir muttaki olursak o kadar manevi coğrafyalarımızda açan meyveler de kaliteleri olur . Anlayışımız ve İslami yaşayışımız artar .

Kalp ve ruhun derecey-i hayatına girmek muttaki olmak ile başarılabilinir .

Emirlere uymak güzeldir . Bunun yanında yasaklardan da sakınmak şarttır . Eğer yasaklardan sakınmaz isek asi oluruz . Bu sefer emirlere uymadaki hassasiyetimizin de değerini azaltmış oluruz .

Bir asker ordunun emirlerini yerine getirir fakat yasaklarına uymaz ise komutan dahi olsa o ordudan terhis edilir . Bir işçi işyerinin işlerini yapar fakat kurallarına uymaz ise müdür dahi olsa o işyerinden kovulur . Bir öğrenci derslerinde 100 tam not alır fakat okulun kurallarına uymaz ise o öğrenci ne kadar başarılı da olsa o okuldan uzaklaştırılır . Aynen öyle de ,  Kur'an-ı Kerim'i ve Risale-i Nur'ları çok okuyan , ezberleyen ne kadar başarılı olursa olsun eğer muttaki değil ise mana ve hakikat karargahı olan maneviyat coğrafyasından uzaklaştırılır . Neticesinde ise bir ömür boyu kelime saymış olur .

Muttaki olmak ,  her asırda gerekli olan bir şeydir fakat şu içinde bulunduğumuz tahribatı çok yüksek olan asırda en önemli koşuldur . Çünkü çok büyük tahribatlar var ve bizim bu manevi tahribatlardan kendimizi korumamızın tek yolu muttaki olmaktan geçiyor . Yıkım çok fazla . Tusunami'den kaçabilirmisiniz ? Depremden kaçabilirmisiniz ? Atom bombasından kaçabilirmisiniz ? Cevabınız " hayır " ise ahirzamanda yaşıyorsunuz . Ahirzaman'da günahlar bu şekilde tsunami gibi üzerimize geliyor .  Belki sabah evinden Kur'an talebesi olarak çıkarsınız fakat akşam eve aynı olarak dönmek çok zordur . Bu asır böyle dehşetli bir asırdır . Rabbim bizleri muhafaza etsin .

Kuvvetli bir maneviyat sağlam bir takva temeline sahip olmak ile elde edilebilir . Demek ki , yamuk yumuk isem , manevi çöküntülerim varsa , namazlarımda bazı hissetmem gereken şeyleri hissetmiyorsam , Risale-i Nur okuduğum zaman anlamıyorum ve sıkılıyorum diyorsam , Kur'an-ı Kerim okuduğum zaman Efendimiz (asm) ?ın " Bu Kur'an okumak ama hani bunun ağlaması nerede ? " sözü bende olmuyor ise , hüzünlenmiyorsam , Ümmed-i Muhammed'in derdi ile dertlenmiyor isem , Suriye , Irak , Filistin , Afganistan , Mısır için içim yanmıyor , yüreğim parçalanmıyor ise demek ki bende çok ciddi bir maneviyat eksikliği var onun da sebebi günahlardan kaçmıyorum ,  yani muttaki olamıyorum .

Demek ki , takva  temelini atar isek hem fert olarak , hem de toplum olarak çok kısa sürede çok iyi yerlere gelebileceğiz .

Bediüzzaman Hz. nin Medrese hayatı 3 ? 4 ay sürmüş . Onunla birlikte medreseye başlayanlar ise 30 ? 40 sene Ulum-u Arabiye  okumuşlar . 30 sene okuyan zatın biri Üstad Hz. ile menzilin birinde karşılaşıyorlar .

-         Ya Seyda ! Bizim 30 senede okuduğumuzu sen 3 ayda aldın bunu nasıl başardın ?

 

-         Gardaşım , ben semavatta öyle bir zembil buldum ki , o zembile merdivenimi dayadım ve o zembilden istifade ettim .

 

-         Ya Seyda ! O merdivenin adını bana söylermisin ?

 

-         Gardaşım , o merdivenin adı takvadır . Muttaki olmaktır .

 

Bakın Bediüzzaman Hz. Muttaki olmanın sırrını keşfedince Allah'ta Onu çok kısa bir zamanda inkişaf ettiriyor . 30 senede alacağı mesafeyi 3 aya indiriyor .

Demek ki  , akıl , ilim , marifet  sadece yeterli değil . Muttaki olmadıktan sonra allame de olsak inkişaf gösteremeyiz ve ilerleyemeyiz . Okumalarımız da , anlayışlarımız da artış göstermez .


Muttaki olmadığımız için bizde açılım yerine kapanmalar oluyor . Kitabı elime alınca uyku basıyor , sıkılıyorum .

Uyanma latifelerim gelişmemiş , uyuma latifelerim gelişmiş . " Daha yok mu ? "diyen " He'l min mezid " diyen okuma latifelerimi geliştirmem gerekli iken ben ise  kitabı eline alınca sıkılan latifelerimi geliştirmişim .


Rabbim " muttaki " olma yönünde çalışmalarımızı arttırsın .


                                                   Selam ve dua ile ...


Not : Yazı devam edecek ...

                                                                                             

 

 

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
BİZİM DİNİMİZ İSLAM'DA.. TAKVA..
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu Ekibi Beni Gizli Toplantıya Çağırdı Sevenleri Olarak Uyarıyorum Mehmet Fırıncı Ağabeyi Koruyun Muhafaza Edin Acil! Nur Hayat Şuaranın Kaleminden Seçmeler HZ. ALİ'ye (r.a.k.v) ACEM OYUNU
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim