Ey kardeşlerim! Mühim ve büyük bir umûr-u hayriyenin çok muzır manileri olur. Şeytanlar o hizmetin hâdimleriyle çok uğraşır. (21.Lem’a)
İlk dönem okuyuşlar tarayış okuması olmalıdır . Derinleşme biraz daha ileriki dönemlerde olacaktır .
Bazen nefsimizden sesler gelir, mantığımız bazı meseleleri kabul etmez . Bunlarda bizim Risale-i Nurları okumamıza set ve engel olur . Birkaç tanesine değinip hakikatı anlamaya çalışalım .
Diyeceksin ya da sana dedirtecekler ki ;
- Sesli oku , anlamıyorsun !
Sende diyeceksin ki ;
- Dudaklarımı kıpırdatmadan okumalıyım sadece gözle .
Diyeceksin ya da sana dedirtecekler ki ;
- O zamanda tatmin olmuyorum acaba tekrar ağzımla okusam !
Sende diyeceksin ki ;
- 15 – 20 dakika sesli okumalıyım geri kalan vakitlerde sessiz ve gözle . Birde elime bir kırmızı kalem almalı ve altını çizerek okumalıyım o zaman elimden bırakmam bu kitabı . Bana çok güzel gelen yerlerin altını çizmeliyim.
Bu seferde diyeceksin ki ya da sana dedirtecekler ki ;
- Hızlı okuyorum bu sefer de anlamak kısmı biraz geç oluyor !
Sende diyeceksin ki ;
- Külliyatı 200 kere de bitirsem hala anlamadığım pek çok yer olacaktır . Bu eserleri çobanlarda okuyor , ilahiyat alimleri de . Anlamak için okumuyorum bu eserleri bak hala felsefedeyim , akıldayım . Risale-i Nur yanlız akla hitap etmez akılla da gittikçe diğer yerlere nüfuz etmez . Aşmalıyım artık şu aklı.
O zamanda diyeceksin ki ya da sana dedirtecekler ki ;
- O zaman okuma dinle ! Sesli Risale dinle ! Ama bu sefer okumadım diye yine tatmin olmadım . Okuyunca bir şeyler oluyor ama işte okumak da her zaman olmuyor !
Sende diyeceksin ki ;
- Bak anlamıyoruz anlamıyoruz diye sadeleştirdiler o sadeleştirmeyi okuyan da pek fazla tatmin olmaz ve hiç bir okuma şekli ki dinlemekte bir okumaktır kitaptan okuduğumu bana vermez.
O zamanda diyeceksin ki ya da sana dedirtecekler ki ;
- Çok okumaya çalışınca da gözle ve tarama ile bir eksiklik hissedip tekrar ağızla okuyorum .
Sende diyeceksin ki ;
- Alışacağım ona çünkü okuyan göz değil ruhtur . Hisseden akıl değil ruhtur . Ben hala gözümle aklımla okumaya çalışıyorum .
O zamanda diyeceksin ki ya da sana dedirtecekler ki ;
- Kitabı elimize ne kadar aldığımla alakalı bir durum mu bu ?
Sende diyeceksin ki ;
- Fotoğraf makinesini bilirsin değil mi ? Saniyede fotoğraf çeker hafızasına alır. Okuduğum sayfada öyledir. O sayfayı açtığım zaman ruh onu alıyor bilinçaltı onu alıyor fotoğraflıyor hafızaya fakat ben bunun farkında değilim . Ne zaman farkında oluyorum ? Biri bana bir soru sorarsa o sayfalar sanki levh-i mahfuzdan gelir gibi gözümün önüne gelir bende şaşırırım bu duruma . Risale-i Nur’un bir özelliği de budur . Akla değil bilinçaltına oynar . Ben Risaleler ile vakit geçirmeye bakacağım ne kadar haşir neşir olursam o kadar iyidir . Anlamak için müzakere etmem şart , özet çıkarmam şart. Gözle okumalıyım , dudakları kıpırdatmadan , ilk okuyuşlarım böyle olmalıdır . Tarama okuması şeklinde . Altını çizerek okumakta kırmızı kalem ile kitabı elimden bıraktırmıyor . Bu şekilde tarama okuması yaparsam çok hızlanırım , aşkım şevkimde artar hem kitap bitirdiğimi görünce aşklanacağım ve daha çok okuyacağım . Risale ile flört dönemindeyim , daha ısınıyorum , tanışıyorum . Ey nefsim ! Sen istiyorsun hemen evlenelim , nikah kıyalım . Dur bakalım . Anlamak öyle basit mi ? Üstad bu , Bediüzzaman bu , o lakabı öyle boşuna vermemişler ki ona gelmiş geçmiş bütün alimlere hodri meydan diyen bir adamı hemen bir okumada anlayayım olur mu ?
O zamanda diyeceksin ki ya da sana dedirtecekler ki ;
- Madem çok okuman lazım , o zaman cep telefonundan oku , bilgisayardan oku .
Sende diyeceksin ki ;
- Evleneceğim bir insan olsun ve başka bir şehirden olsun . Onunla telefonla konuşsam ya da netten konuşsam ne kadar ciddi olur ? Birde nikahlanacağım kişiyi gördüğümü , elini tuttuğumu , onunla evlendiğimi düşün . Sanal aşk aşk olur mu hiç ? O bana bir tesir vermez ki . Kitap olacak elimde alacağım , dokunacağım , hissedeceğim onu . Telefondan okumak , bilgisayardan okumak kitabın verdiği tesiri vermez ki bana . Risaleler benim hanımım (beyim) gibi olacak . Bileceğim ki 14 tane hanımım (beyim) var bundan sonra gelecek olan 15. nci olacak öyle gelsin gelecekse . Gelecek olan hanımım (beyim) diyecek ki evet bu adamın (hanımın) gönlünde 14 tane sevgi var , benim sevgim olursa 15. Olacak . Beyim (hanımım) asla beni Risalelerden çok sevmeyecek ! Kur’andan , Hz. Muhammed (asm) dan , Allah’tan çok sevmeyecek !
O zamanda diyeceksin ki ya da sana dedirtecekler ki ;
- Sevdiğimize istediğimiz halde zaman ayıramıyoruz o ne olacak ?
Sende diyeceksin ki ;
- O zaman nazını çeker dururum . Okuyamıyorum , ilerleyemiyorum , aramda sanki soğukluk var der dururum . Risaleler bana trip mi atıyor acaba ? Küstü mü bana ? Nasıl gönlünü alsam onun ? Özür mü dilesem ? Sarılsam gece onunla uyusam affeder mi ki beni ? Ya da açsam okuyamadığım akşamlarda sayfaları elime yüzüme sürsem hakkını helal et bugün seni okuyamadım mı desem ? Ey nefsim ! Risaleler canlıdır , normal bir kitap değildir .
O zamanda diyeceksin ki ya da sana dedirtecekler ki ;
- Risalelere bir şahısmış gibi davranacağım ha ! İnsan zahiri anlamda tepki alamadığı zaman maneviyatta da eksik olunca canlıymış gibi algılamayı hafsalam kaldırmıyor .
Sende diyeceksin ki ;
- Yavaş yavaş ısınacağım . Risale-i Nur’a normal bir kitap gözü ile bakarsam o da bana herhangi bir adam (hanım) nazarı ile bakar ve şakirdi kabul etmez beni talebesi kabul etmez .
En sonunda şöyle diyeceksin ;
- İşte ey şeytan! Şimdi bir sözün daha varsa söyle…
O da diyecek ki ;
- Bunlara karşı gelemem. Müdafaa edemem. Fakat çok ahmaklar var, beni dinliyorlar bu eserleri okumuyorlar . Bunun için sana teslim-i silâh etmem! Sana bu Risaleleri okutmamak için türlü bahanelerime devam ederim . Çoklarını yıkar deviririm .
Elhasıl ; Risale-i Nurları bize okutturmamak için binler sorular , sualler , vesveseler alacağız . Çokları yolda kalacak . Önemli olan bunların vesvese olduğunu bilmek ve ona göre davranmaktır , ehemmiyet vermemektir . Okutmamak için elinden geleni yapacaklar . Bilhassa Risaleler ile yeni tanışan kardeşlerimiz ile çok uğraşacaklar . Fakat bizler ne olursa olsun bir tecrübeli ile beraber bir müddet okumaya devam etmeliyiz ta ki Risale-i Nurlar tüm benliğimizi sarana kadar .
El Baki Hüve’l Baki
Kardeşiniz
Türker ELMAS