Araştırmacı Yazarlar | Yazarlar

(İmam-ı Rabbani hazretleri)- Büyüklerin sözleri de büyük oluyor Vesselam...

07 Mart 2014, 14:30

imamRabbani

Bismillahirrahmanirrahim

''Es selamun Aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu Salâvatların incileri, selamların cevherleri, duaların en değerlileri, mahlûkatın en şereflisi varlıkların en onurlusu, zuhuratnın eksiksiz mazharı, feyiz ve bereketlerin yayılış nedeni Efendimiz, Velimiz, Muhammed Mustafa'nın üzerine olsun. Onun yetiştirmesiyle üstün meziyetlerini kazanan, ona arkadaşlık nimetine eren ehlibeyitine ve sahabelerine olsun. Dinini ihya, sünnetine uyma, bütün hallerinde yolunu izleme için gayret ve çapa sarf eden; bu gayret ve çabaları nedeniyle, Allah'ın nimet sofralarını kendilerine mubah kıldığı, ihsanlar lütfettiği, içlerini ve dışarını en güzel ahlakı ile süslediği, kalplerini nur aşılarıyla nurlandırdığı, hikmetlerin özüyle, srların cevherleriyle doldurduğu, inayet sürmesiyle basiret gözlerini sürmelediği, marifet ihsanlarını koklattığı, kalplerin gıdasını bahşettiği, gizli ilimlerine haberdar kıldığı ümmetinin velilerine olsun''... Selam kelâmdan öncedir dedik ve başladık yazmaya...

İmam Rabbani hazretleri deyince, eski bir zamanda yaşamış eskimemiş bir âlim olarak , sözleri ile gönüllere d/okunan öğütleri ile düşünmemize sebep olan biri olarak bakıyordum sadece..Oysa Onu Okumak Onu yaşamak gerekmiş O daha fazlasıymış Onu anlama yoluna Bismillah dedik biz... İmam Rabbani hazretlerini anlamak, bir alt yapı isteyen bedeli yüksek bir iştir. İmam Rabbani hazretlerinin yaşadığı hissettiği sır aleminde aldığı zevkleri hissetmeden, geçtiği irfan basamaklarını geçmeden onun marifetlerini, sözlerini anladığını ileri sürmek beyhude çabadır bilirim.. İmam Rabbani hazretlerini anlamak için, sadece tasavvufi tecrübe yetmediği gibi , kelam-i/ felsefi birikim de yetmemektedir. Duru bir gönül gerek... Kaleme aldığım yazım Onun irfanını ve belli yönleriyle imam Rabbani hazretlerini tanımaya yönelik masum çabalardır... İmam Rabbani hazretlerini anlama konusunda kelam-i ve tasavvufi yönünü incelenmesi öncelik arz edilmektedir. İmam Rabbani hazretlerini anlama yolunda Ehl-i sünnetin ipine daha da sarıldım, Onu anlama yolunda kendime döndüm,boynumu büktüm kalbimi sızlattım gözlerimi doldurup kalbimi açtım bir'e vardım. //Estağfurullah Estağfurullah Estağfurullah... ? ? Büyük bir zatın hayatını okuyan, onunla muhabbet etmiş gibi O ? ndan istifade eder Onu tanıyan nasibi muhabbet miktarınca Ondan feyz almaya başlar'' İmam-ı Rabbani hazretlerini anlayıp, yaşamak onun muhabbetinden nasiplenmek ve kemâle ermiş bir Müslümanlık bilinci içerisinde olmak için buyurun İmam-ı Rabbani hazretlerinin hayatını lâyıkıyla okuyalım hayat bulalım doğrulalım durulalım inşAllah... İmam-ı Rabbani hazretleri Hindistan da yetişen en büyük veli ve âlim.Ariflerin ışığı, velilerin önderi, islamın bekçisi, Müslümanların baş tacı müceddid, müctehid ve İslam alimlerinin gözbebeğidir... İmam-ı Rabbani hz.leri 1564-1624 yılları arasında Ekber şah dönemin de yaşamıştır. Soyu Hazreti Ömer'e dayanır yirmisekizinci torunudur. Kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından eksiksiz ve kâmil, olgun âlim demektir.Bütün bu vasıflarıyla birlikte ismi, İmam-ı Rabbani (âlim) Müceddid-i elf-i sari şeyh Ahmed-i Faruki Serhendi'dir. Babası (Abdûlehad) ve dedelerinin hepsi zamanlarının büyük âlimleri, Salih ve fuziuletli kimseler idiler. İlk tahsiline babasından ders alarak başladı. Babasından Arapçayı öğrendi küçük yaşta Kur'an-ı kerimi ezberledi. Babasından aldığı dersleri tamamlayınca, sıyalkuti' (Abdûlhakim-i siyalküti,Hindistan da yetişen fıkıh ve söz âlimi) nin'de hocası olup zamanın en yüksek âlimi idi. On yedi yaşında iken tahsilini tamamlayıp, bütün âlimlerden icazet (diploma,onaylama,izin) aldı. Çok küçük yaşlarda tavırlarıyla diğer yaşıtlarından farkı göz önüne çıkmaktaydı. Babası hayatta iken, talebelere ilim öğretmeye başladı.Zekasının şiddeti herkesi hayrette bırakyordu. Bu kadar ilmi ve herkesin üstünde olgunluğu tevazusu ile birlikte kalbi, Aharariyye, Nakşibendiye büyüklerinin aşkı ile yanıyor, bu yolda yazılmış kitaplar okuyordu. Babasının vefatından bir sene sonra hacca gitmek üzere serhend'den yola çıktı bu yolculuğunda Delhi'ye varınca Muhammed Bakibillah hazretlerinin talebelerinden olan Mevlana Hasan Keşmiri onu hocasının huzuruna götürüp tanıştırdı.İmam-ı Rabbani hazretleri Muhammed Bakibillah hazretlerini tanıdıktan sonra, edeple ve can kulağı ile hocasının sözlerine ve hallerine bağlandı. Birkaç ay sonra hocası ona icazet verdi böylece tasavvuf ilminde ve hallerinde yüksek dereceye kavuştu... İmam-ı Rabbani hazretleri memleketine gelince ilim ve edep öğretmeye isteklileri yetiştirmeye ve yükseltmeye başladı. Her taraftan aşıkları onun ilminden ve feyzinden faydalanmaya geliyorlardı. Ömrünün son zamanlarında dahi talebelerine ilim ve tahsilini sıkı sıkı emreder buna çok önem verirdi herkesin kalbini ilim ve nur ile dolduruyor peyganberimiz Muhammed aleyhisselam'ın (sallallahualeyhivessellem) dinini canlandırıyor kuvvetlendiriyordu. Zamanın padişahlarını, vâli, kumandan,âlim ve veli hekimlerini, çok tesirli mektupları ile, dine, sünnet-i saniyyeye teşvik ediyor, çok âlim ve veli yetiştiriyordu. İmam-ı Rabbani hazretlerinin hocası Muhammed Bakibillah hazretleri öldükten sonra, Muhammed Bakibillah hazretlerinin talebeleri,üzüntülerini ve kalplerindeki elemi, onun terbiyelerinin ve sohbetlerinin bereketleriyle gidermek için, huzurlarına gelip Muhammed Bakibillah hazretlerine gösterdikleri gibi imam-ı Rabbani hazretlerine de; muhabbet, hürmet ve teslimiyet gösterdiler. Küçük büyük hepsi onu kabul edip bağlandılar. İmam-ı Rabbani Hazretleri Serhend'a döndükten sonra, kadiri tarikatının büyüklerinden olan Şah Kemal Kadiri'nin ruhaniyetinden de icazet almakla şereflendi. İmam-ı Rabbani hazretleri Şah Kemal'in hırkasını giyinmiştir. İmam-ı Rabbani hazretleri tasavvufla, bu yolların hepsinde talebe yetiştirip feyz verdi. İmam Rabbani hazretleri benzeri az yetişen, müstesna bir İslam âlimi ve büyük bir mürşid-i kâmildir. Peyganber Eefendimizin (sav) vefatından bin sene sonra da İslam düşmanları dine, imana insafsızca saldırmışlardı. Allah'ü Teala imam-ı Rabbani hz.leri gibi bir müceddid yarattı ona derin ilimler ihsan eyledi. Onun vasıtasıyla din düşmanlarını korkunç saldırısını durdurdu Hakkı bâtıldan ayırıp,çok kalblerden bâtılı kaldırdı. Dünyaya ışık saldı. Yani Allah'ü Teala onu, peyganber Efendimizden (sav) bin sene sonra, din-i islamı kuvvetlendirmek için göndermişti. İmam-ı Rabbani hz.lerinin dine yıllarca yaptığı büyük hizmetleri, sağlam, ikna edici delillerle sapık fikirlerin çürütüldüklerini, ehl-i sünnet itikadının ve doğru din bilgilerinin yayıldığını, bid'atlerin kalktığını gören bazı sapık kimseler ona cephe aldılar haset ve iftira etmeye başladılar bunun için bazı kimselerin cefa oklarına, eziyet ve iftiralarına hedef oldu. Hapishanelere atıldı üç yıl hapishanede kaldı. Bunlara karşı imam rabbani haz.leri sabırlı davranarak ilmini daha çok attırdı ve sonunda bir çok günahkar tövbe etti hatta bazıları yüksek âlim oldu. Zamanın âlimleri, imam-ı Rabbani haz.lerine ?'Sıla'' ismi ile hitap ettiler sıla birleştirici demektir. Bir hadis-i şerifte; ? ? ümmetimden sıla isminde biri gelir. Onun şefaati ile çok kimseler, cennete girer.'' Buyrularak onun geleceği haber verilmiştir. İmam-ı rabbani hz.leri bir mektubunda: ?'Beni iki derya arasında ? ? Sıla ? ? yapan Allah'ü teâlâya hamd olsun.''diye dua etmiştir. Peyganber Efendimizden (sav) tam bin sene sonra ilim ve irşad kürsüsüne mutlak olarak oturup, cihanı Resulullahın nurları ile aydınlattı. Hakkı bâtıldan ayırıp, peyganberimizin hak ve doğru yol olduğunu haber verdiği Ehl-i sünnet itikadını her yere yaydı. İmam-ı rabbani haz.lerine elli üç yaşlarında iken, talebelerinden çok sevdiklerine, " benim ömrüm ve hayatım hakkındaki kaza-yı mübremin altmış üç sene olduğunu ilham ile bana bildirdiler''buyurdu. 1623 senesin de Ecmir'de iken: "vefat etmenin yakın olduğuna dair işaretler, alametler görülmeye başladı''buyurdu. Vefatından biraz önce vasiyetlerini söylemeye başladı vasiyetlerinden çoğu: mutabeata, peyganberimize (sav) tabi olmaya teşvik, sünnete yapışma,bid'atten kaçınma, zikir ve murakabeye devam etme hakkında idi. Buyurdu ki: "sünnete çok sıkı sarılmak lazımdır.'' Bu sözleriyle de peyganber Efendimiz (sav)'e uymak istemişlerdi. Peyganber Efendimiz (sav) vefat edecekleri zaman böyle nasihat eylemişlerdi. Sefer aynın yirmi üçü Perşembe günü dervişlere,kendi mübarek elleriyle elbiselerini taksim etti ve hastalıkları başladı. Hastalıkları şiddetli olmasına rağmen cemaatle namaz kılıp, duaları, tesbihleri, salevatları, zikri murakebeyi, hiçbir eksiklik olmadan yapıyor dinimizin ve hocalarının yollarının inceliklerinden hiçbirini terk etmiyordu. 1624 senesi sefer ayının yirmi sekizi, güneş hesabı ile yirmi dokuzu,Salı günü kuşluk vakti vaki olmuştur. Vefatında 63 yaşında idi Serhend'de evinin yanında defnedildi...

ESERLERİ .

MEKTUBAT .REDD-İ REVAFIK (HAK SÖZÜN VESİKALARI) .İSBATÜN-NÜBÜVVE (PEYGANBERLİK NEDİR?) .MEBDE' VE ME'AD (BAŞLANGIÇ VE SON..) .ADAB-ÜL- MÜRİDİN .TA'LİKAT-ÜL AVARİF .RİSALE-İ TEHLİLİYYE .ŞERH-İ RUBA'IYYAT-I ABD'İL BAKİ .MEARİF-İ LEDÜNNİYE .MÜKAŞEFAT-I GAYBİYYE .CEZBE VE SÛLUK RİSALESİ

islam alemin de imam-ı Rabbani hz.lerinin Mektubatı kıymetli bir kitaptır. Mektupta kelâm ve fıkıh bilgilerini, tasavvufun marifetlerini açıklayan uçsuz bir derya gibi eşsiz bir eserdir. Mektubat, üç cild olup, beşyüz yirmi altı mektubun toplanmasından meydana gelmiştir. İmam Rabbani hz.leri buyuruyor ki : Bir gün amallerimdeki kusuru görme hâli beni kapladı. Büyük bir pişmanlık ve kırıklık içindeyken (Allah'ü Teâlâ için alçalanı, Allah'ü Teâlâ yükseltir) hadis-i şerifini hatırladım. Sonra, ( seni ve kıyamete kadar seninle vasıtalı ve vasıtasız olarak tevessül edenleri mağfiret ettim) nidası geldi. Kıyamete kadar, vasıtalı ve vasıtasız olarak bizim yolumuza gireceklerin hepsini bana gösterdiler. İsimlerini, soylarını ve memleketlerini bildirdiler, istesen, hepsini tek tek sayarım,hepsini bana bağışladılar.(makamat-i Ahmediye) Bu müjdeye kavuşmak için mektubat-ı şerifi okumalı ve öğrenilenlerle âmel etmelidir. İstifade edebilmek için, her mektubu, bize yazılmış gibi düşünerek okumalı... Bir mektubun da buyuruyor ki: Bu mektup görünüşte belli bir kişiye yazılmışsa da, gerçekte okuyan herkese yazılmış demektir. (kılıç, kullanan içindir. Sözü meşhurdur.) Mektubât'ın içinde sayısız bilgi ve öğütler mevcuttur. mektubât'ta yer alan seslenişlerin büyük bir kısmı Rabbani hz.lerinin kendi öğrencilerine yönelik olduğundan, bunların başlarında "Ey Oğul!'' şeklinde hitaplar bulunmaktadır. Karanlıktan Aydınlığa geçmek için Mektubâtı okumalıyız...Muhabbetimiz muhabbetle mukabele bulsun inşAllah... .Gençlik çağının kıymetini biliniz bu kıymetli günlerinizde, islâmiyet bilgilerini öğreniniz ve bu bilgilere uygun yaşayınız, kıymetli ömrünüzü faydasız, boş şeyler arkasında, oyun ve eğlence ile geçirmemek için uyanık olunuz! /İmam Rabbani Hz.leri Buyurmuştur. Gençlere yönelik bir hadisin anlamı ile devam edeceğim: "Gerçekten Allah, meleklerine karşı ibâdet eden bir gençle iftihar ederek buyuruyor: ?'Ey şehvetini Benim için bırakan genç! Ey gençliğini Bana bağışlayan gönül sen Benim nezdimde meleklerimin bazısı gibisin.''(ihyâ-i Ulûmi'd-Din,2:432) Yine gençlere büyük ehemmiyet veren yüce Peyganberimiz(sav)den: "Allah, gençliğini Allah'a itât yolunda geçiren genci sever"(Deylemi) diyerek büyük bir müjde vermiştir... Allah gençlerimizi, şehvetini Allah rızası için terk eden, gençliğini Allah'a bağışlayan, Onun yolunda geçiren ve Onun Sevgisini kazanan gençlerden eylesin.(amin) Gel üzelim iblisi, Gel memnun edelim Alemlerin Rabbini...diyor Ve İmam Rabbani hz.lerinin Mektubâtından Olan Güzel sözlerine bırakıyorum sizi: .Bahçemin halinden, baharımı anla! .

Her adam zannettiğin, cengâver midir? Mülke sahip olan herkes, Süleyman mıdır? .

Sözlerimle Muhammed'i övmedim, Bilakis sözlerini Muhammed'le övdüm. .

Bir kimsede hâsıl olmazsa fenâ, Hak teâlâya yol bulamaz asla! .Dünyayı ele geçirmek için ahireti vermek ve insanlara yaranmak için Allah'u Teâlâyı bırakmak ahmaklıktır. .

Sonsuz kurtuluşa kavuşmak için,üç şey muhakkak lazımdır; İlim, Amel, ihlas. .

Gönül dalgınlığının ilacı; gönlünü Allah'u Teâlâya vermiş olanların sohbetidir. .

İbadetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allah'u Teâlâya en çok yaklaştıran şey Namaz'dır. .Nefsine tutkun olduğun sürece, sendeki muhabbet iddiası yalandır. .Hakk'ın dışında, kalbinde hardal tanesi kadar bir şey bulunduranda, Bil ki, bir hastalık vardır. .

Size düşen dâimâ Hakk'ı zikretmektir! Zikir kalplerin cilası, ruhların gıdasıdır! .Hakk'ın arzusu dışındaki her şey, şeker yemek dahi olsa, öldürücü zehirdir!

Bu Yazılanlar İmam Rabbani hz.lerini anlama yolundaki masum çabalardır. Bunlar yazabildiklerimiz, yazamadıklarımız var, anladıklarımız anlatamadıklarımız var, henüz anlayamadıklarımız var... Allah Teâlâ İmam Rabbani hz.lerini hakkıyla anlamayı,öğrendiklerimizle âmel etmeyi nasip etsin inşAllah.(amin) Ölüm var... Ahiret var... Hesap var... Şimdi zaman elif gibi doğru olmak, lam gibi kıyam da, mim gibi secdede olmaktır... .Her Kap İçindekini sızdırır... // Büyüklerin sözleri de büyük oluyor Vesselam...

Öznur MACİT

Araştırmacı Yazarlar
 Araştırmacı Yazarlar internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları Araştırmacı Yazarlar Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
ÖZEL RÖPORTAJ
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Serap Hanım öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
EDEB HAYA İFFET
Y
Nurcan CANKORU
SAKİ AB-I HAYATTAN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Merkebin Gölgesi ve Merak hastalığımız!... GÖRÜNMEZ TAARRUZ HAREKETLERİ Umre Tur Rehberi Süleyman Yasin AKDENİZ'den Umreye Gideceklere Önemli Tavsiyeler Dr. İşân Hüseynî’den, Müthiş bir anekdot.
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim