15 Aralık 2014, 10:22 - 
Otuz üç!

Otuz üç!

Otuz üç, Doksan dokuzluk bir tespihin üçte biri, ilk nişane durağından önceki son tane.

Otuz üç deyince aklınıza ne gelir?

 

İki üç yan yana gelmiş, el ele vermiş, omuz omuza durmuş, olmuş size bir otuz üç...

 

Otuz üç... Üç'e bölsen üç tane 11 eder. Saat her 11:11'i gösterdiğinde "Yaşasın biri beni seviyor, ama beni kim seviyor?" diye kendi kendime düşünürüm.

 

Otuz üç... Doksan dokuzluk bir tespihin üçte biri, ilk nişane durağından önceki son tane.

 

Otuz üç... Fotoğraf çeken kişi resmini çektiği kişilere seslenir: Otuz üç deyin, gülümseyin, çekiyorum!

 

Ve otuz üç yaş... İsa peygamberin göklere yükseldiği yaş.

Otuz üç yaş, Efendimiz'in ikinci kızına baba olduğu yaş.

Otuz üç yaş, 2011'de içine gireceğim yeni yaş...

 

İşte meseleyi anladınız. Yeni yaş sendromu benimkisi. Her sene bu zamanlarda baş gösteren kronik bir hastalık. Yılların takvim sayfasındaki adı değiştikçe değişen yaş, hızlanan zamana karşı direnemediğimizin birinci derecede kanıtı...

 

Birkaç sene önce arkadaşlarımın birer birer evlilik haberlerini almaya başladığımda anladım artık büyüdüğümü. Ben hala ana-babamın küçük kızları olduğumu sanıyordum oysaki. Yerimi dolduran yeni gençlik bana "abla" diye hitap ettiği anda fark ettim ki ben artık küçük bir kız değilim. Farkında olmadan "abla" oluvermişim. Ablalığa alışmaya çalışırken arkadaşlarım anne/baba oldular. Hadi bakalım, şimdi de onların çocuklarına "teyze" olmam gerekmesin mi? Gençliğe doyamadan abla olmak, ablalığa alışamadan teyzeliğe terfi etmek kolay değil, inanın bana!

 

Arkadaşlarımın mürüvvetlerini gördüm, onları teker teker evlendirdim. Ben otuz üçe dayandığım sırada onların boşanma haberleri gelmeye başladı. Olamaz, bu kadar çabuk mu?  Sadece zaman hızla akmıyor, her şey bu kadar çabuk tüketiliyor demek ki.

 

Geçenlerde genç bir arkadaş "Abla!" diye seslendi bana. "Efendim?" dedim. "Kaç tane çocuk var sende?" diye sordu. Tam "Benim daha yaşım kaç, başım kaç; ne çoluğu çocuğundan bahsediyorsun sen?"  diyecektim ki boğazımda düğümlendi söyleyeceklerim. Bir ay sonra içine gireceğim muhteşem 33 sayısı geliverdi aklıma. Sustum... Yok, dedim çoluk çocuk; olmalıydı belki ama yok!

 

Bir erkekle evlenmedim ama işimle evliyim: Hem de boşanmayı hiç düşünmüyorum ve çok mutlu bir evliliğim var! Çocuğum yok ama dört basılı kitabım var; beşinci için gün sayıyorum. Kitaplarım benim çocuklarım.

 

Otuz üç yıl içine epey şey sığdırdım sayılır. Yaptıklarım ve yaşadıklarım beni otuz üçümde İsa (a.s.) gibi göklere yükseltecek kadar olmasa da azımsanacak şeyler değil. Hem en azından yaşam tespihindeki ilk nişane noktasına ulaştım ya, bu da bir şey. Şimdi yeni bir 33'lük dönem başlıyor benim için. Garantisi var mı, hayır yok. Belki de nişanenin ardından gelen ilk boncuk tanesinde ömür sermayem tükenecek, ama olsun. Ben zaten yarını olmayan biri gibi yaşıyorum hayatımı. Şu anda varım, ama bir sonraki anda var olmama ihtimalim hep aklımda. Bir büyüğümün dediği gibi, ölümü iki gözümün ortasına koydum, öyle yaşıyorum.

 

Otuz üçü söylemeye dilimi alıştırırsam gerisi kolay.

 

Tü- tü - tü otuz üç kere maşallah!  

Yazımı yazdım ama otuz üç dereden su getirdim; otuz üç deveye hendek atlattım.

Otuz üç küp, otuz üçünün de kulpu kırık küp.

Doğru bir söz söyledim otuz üç köyden kovuldum.

Bir kahvenin otuz üç yıl hatırı var.

Otuz üç kat keçe, ben ondan geçe; otuz üç kat deri, ben ondan geri ...

 
Hepinize selam ve sevgilerimle,
Ablanız (belki de teyzeniz)
Şebnem Pişkin...  :-)



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Şebnem PİŞKİN HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
RAMAZAN ORUCUNU NİYET EDİP, BAŞLANILAN ORUCU BOZMAK
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
VAKİT SEHER VAKTİ AHD-E VEFA ZAMANI SEVMEK ZAMANI İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İÇİN LÜTFEN ÖNCE BAŞARILI BİR İL BAŞKANI SEÇİN
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim