13 Ocak 2015, 14:53 - 
Çiçeğin adı gül, Şehrin adı İstanbul

Çiçeğin adı gül, Şehrin adı İstanbul

Gül çiçeklerin ortak adıdır.

 Bütün çiçekler aslı itibarıyla biraz gül, bütün şehirler de asılları itibarıyla biraz İstanbuldur aslında.

 

Gül çiçeklerin ortak adıdır. Farsçada gül, çiçek manasına gelir. Gül deyince ise önce bülbül gelir akıllara. Bir aşık ile maşukun hikayesidir Gül ile Bülbülün hikayesi. Gül, mağrur bir maşuk, bülbül ise mecnun bir aşıktır. Bülbül güle gönül verir ama gül kendisi için yanıp tutuşan bülbüle hiç yüz vermez.  Buna dayanamayan bülbül güle yakın olmak için gülün dalına konmak ister. Konar konmasına ama gülün dalındaki dikenler bülbülün gövdesine batar ve bülbülün cılız gövdesinden akan kanlar gülün dibine dolar. Bülbülün kanı gülün köklerinden damarlarına sirayet eder ve o günden sonra gül kırmızı açmaya başlar.  Yani güle rengini veren bülbülün aşkıdır.

 
Gül, kan rengidir; gül ateş rengidir; gül aşkın rengidir. Gülü sevmek her yiğidin harcı değildir. Güldeki dikenler aşığın güle olan aşkından vazgeçmesi için önüne konulmuş engellerdir. Her kim dikeni görüp gülün sevdasından vazgeçerse o gülün doyumsuz kokusunu hiç duyamaz. Ve her kim de dikenin canına batmasına aldırış etmez ve o narin gülü ellerinde tutmaya razı olursa cennetin kokusunu duyar. Ne zamanki bahçeler gülle dolar, o zaman biliriz ki mevsim bahar.

 

Gül, aşığının rengine boyandığından beri Sevgili'nin adıdır aynı zamanda. Yedi cihan Sevgilisi miraca yükselince vücudunda oluşan ter damlaları yere düşmüş ve düştüğü yerde güller bitivermiştir. Onun güzel yüzü güllerin en güzelidir. O öyle bir güldür ki tüm gülleri güldürür. Gül gülünce bahar gelir, goncalar bağrını parça parça ederek güle tebdil eder ve yırtılarak açarlar. Her kim ki gülü bilerek koklarsa, teslim-i ruh eder, işte o zaman yokluk içinde varlıkla yaşamaya başlar. İşte gül o nedenle cennet bahçesinin çiçeğidir.

 

Gül çiçeklerin sultanıdır. Tıpkı İstanbul'un da şehirlerin sultanı olması gibi. İstanbul bir sultan şehirdir. İstanbul deyince Kız Kulesinin yüzü güler; Galata kulesinden bir güvercin kanatlanır, dalyanlarda ağlar çekilir, Adalar vapuru süzülür Boğazın derin sularını yararak ve Kapalıçarşıdan baharat kokusunu taşıyan bir lodos eser.  İstanbul bir sultan şehirdir, sultanların şehridir, İstanbul asırlardır özlenendir. Bülbülün kanı gülü kırmızıya boyar demiştik ya, işte öyle hatıralar boyar İstanbul'un gönül aynasını ve İstanbul her daim eteklerini toplamış bir saraylının aşkı gibi düşer aşıkların gönül evlerine.

 
İstanbul, sevdanın adıdır. Simit ve çayın tadı bir başkadır mesela Çamlıca'da ve her zaman kalabalıktır Mahmutpaşa. Kimi zaman sevinç düşer yakamozlu sulara, kimi zaman hüzün iner surların ardına. Bülbül misali bu şehrin aşkına düşenler gelir yerleşirler taş yapılara, bülbülün gülün dalına konması gibi. Kim bilir kaç genç kaç ihtiyar, kaç sevdalı kaç bağrı yaralı; kaç paralı kaç işsiz; kaç umutlu kaç umudunu yitirmiş sayısız aşık, bedenlerinden kan damlayarak yaşamaya çalışır bu sultan şehirde. Sabah erken, akşam geç olur bu şehirde. Trenlerden inenler vapurlara koşarlar; vapurlardan inenler tramvaya giderler; Anadolu'dan gelenler Rumeli'ye geçerler. Eminönünde bekleyen Sultan kayığındaki balık ekmek kokusu ta Kadıköy'den duyulur; Kadıköy'den kalkan vapurun sireni Adalardaki faytonu hareketlendirir. Akşam inerken şehrin kuytularına, karanlık köşelerde büzülüp yatanlar olur köprü altlarında. Ama yine de İstanbul, gül tadındadır. Mânada derin, sevdada güçtür İstanbul. 

 

Gül ile bülbülün aşkı gibidir İstanbul'a duyulan sevda. Ne onunla olur, ne de onsuz.  Gülün dikenlerinin bülbülün bağrını delip geçmesi gibi bağrı delik deşik yaşar bu şehrin sevdalısı bu şehirde. Ama çiçeğin adı gül ise; şehrin adı da İstanbul'dur. Nasıl ki bülbül dikene razı gelir ve sevdasında diretirse bu şehrin sevdalısı da İstanbul'da öylece diretir ve yedi tepeden İstanbul'a şöylece seslenir:

 

"Beni reddetme şefkat eyle ey şehr-i gül,

 Güle lazım değil midir bir bülbül?"

 

İstanbul gül misali nâz eder bülbüle. Gül çiçeklerin sultanıdır, İstanbul ise şehirlerin. Ne bülbül vazgeçer gülün sevdasından, ne de gül yâr olur bülbüle. Her çiçek biraz gül, her şehir biraz İstanbuldur. Gül sessiz, İstanbul sakin; gül huzurlu, İstanbul ise gururlu bir edayla derler ki:

 

Gel gül dedi bülbül güle; gül gülmedi gitti.

Gül bülbüle; bülbül güle yâr olmadı gitti.

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Şebnem PİŞKİN HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
BİZİM DİNİMİZ İSLAM'DA.. TAKVA..
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu Ekibi Beni Gizli Toplantıya Çağırdı Sevenleri Olarak Uyarıyorum Mehmet Fırıncı Ağabeyi Koruyun Muhafaza Edin Acil! Nur Hayat Şuaranın Kaleminden Seçmeler HZ. ALİ'ye (r.a.k.v) ACEM OYUNU
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim