30 Nisan 2021, 14:23 - 
İÇİMİZDEKİ ÇOCUK

İÇİMİZDEKİ ÇOCUK

Hevâsına uyan Zeliha, kraliçe iken bir anda esir hale gelmiş; hevâsını terk eden Yusuf ise esir iken bir anda sultan oluvermiştir.

İçimizdeki çocuk mu? Yoksa çocuklar mı? Ben, iki çocuk olduğuna inananlardanım.

Kanaatimce bu iki çocuk meselesi herkesin malumudur ama öne çıkarılması istenen ilk çocuk olduğundan “içimizdeki çocuklar” değil de “içimizdeki çocuk” ifadesi ön plana çıkarılmıştır. Hayatımıza yön veren, bizi insan veya canavar yapan bu iki çocuktan biridir. Bu iki çocuktan hangisi hayatımıza hâkim olursa dışarıya yansıyan rengimiz veya sesimiz o olur.

İlk çocuk; İyiliği, masumluğu, doğruluğu, safiliği kısaca fıtratı temsil eder ki, buna kalb veya gönül diyoruz. İkinci çocuk ise, hevâ-hevesi ve itibar-mevkii’yi ve de menfaati temsil eder ki, buna da nefis diyoruz. İnsanoğlunun ayağını kaydıran, onu canavarlaştıran isteklerden ilki, lezzet ve şehvet hevâsı, diğeri ise, halk içinde itibar ve mevki sahibi olma, onları yönetme isteğidir. 

Hevâ, bir günahı ortaya çıkaran şeydir ki o olmadıkça şeytan, kişinin gönlünde dolaşmaya imkân bulamaz. Hevâdan bir miktar bulunca da onu bir güzel süsler, cilalar ve kişi için çekici hale getirerek onu fıtratından saptırır.

Unutmayalım ki, hevâsına uyan Zeliha, kraliçe iken bir anda esir hale gelmiş; hevâsını terk eden Yusuf (a.s) ise esir iken bir anda sultan oluvermiştir.

Bu ikinci çocuk ta tıpkı ilk çocuk gibi, dünyaya merhaba dediğimiz andan itibaren içimizde hep vardır ama pasiftir yani sadece vardır.  Ne zaman ki, insanoğlu kendi kendine yetmeye başladı, işte o zaman o ikinci çocuk sahneye çıkmaya ve kendini göstermeye başlar. Kısa sürede ilk çocuğa darbe yapıp onu devre dışı bırakarak iktidarı ele geçirir. Bu çocuk, gücü önceler, serttir, yıkıcıdır, paylaşmayı sevmez ve kendini dünyanın merkezine koyar.

Kerim kitabımız Kuran Alâk suresi-6. Ayette (Kellâ innel insâne le yatgâ.): “Gerçek şu ki, insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığını zannetse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).” İfadeyle, insanoğlunun durumunu ortaya koymaktadır. Bu ayetten hareketle düşündüğümüzde insanoğlu, güçsüz/biçare olduğu ve başkalarına muhtaç olduğu dönemde yani çocukluk ve ihtiyarlık evrelerinde daha çok ilk çocuğun etkisindedir. Bu dönemlerde masumdur, iyidir, güzeldir, ihtiraslardan ve hasetten uzaktır, sevecendir ve sevimlimdir.

Kendi kendine yettiği dönemlerde ise, ara sıra ilk çocuk devreye girmeye çalışsa bile çoğunlukla diğerinin hâkimiyeti vardır. Bu mutlak hâkimiyet, ilk çocuğun gıdası ve yaşam kaynağı olan kalbi katılaştırır, vicdan ve merhameti köreltir, sevgi ve şefkat duygularını zayıflatır… Yaşam kaynakları elinden alınan çocuk zamanla hastalanarak hareket edemez hale gelir.

Yatağa düşmüş bu çocuğu sağlığına döndürebilmek yani canavarlıktan tekrar insanlığa döndürmek için uygulanacak tedavi modeli, fıtrata yeniden dönüştür. Bu reçetedeki ilaçlar, eczanelerindeki parayla satılan ilaçlara benzememektedir. Fıtrata tekrar dönüş ilaçları, sadece gönül eczanesinde satılan sevgi, şefkat, merhamet, doğruluk, iyilik, insanilik… gibi paranın asla satın alamayacağı ilaçlardır.

İçinizdeki o ilk çocuk var ya, işte o insanlık oluyor. Ne pahasına olursa olsun yaşatın onu…

Yaşatın ki, cüsseniz büyürken, kalbiniz daralmasın. Yaşatın ki, o çocuk size küsüp te üzüntüsünden hastalanarak yataklara düşmesin. Yaşatın ki, olgunluğunuz sadece dışta kalmasın, içinize de sirayet etsin. Yaşatın ki, kütlenizle orantılı olarak özgül ağırlığınızda büyüsün. Yaşatın ki hayatınız renklensin, nefesiniz açılsın, gönlünüz genişlesin, yaşam sevinciniz artsın, siz etrafınızı, etrafınız da sizi sevsin. İçinizdeki çocuğu yaşatın ki, gönlünüz genişlesin, gönlü geniş olanın ne verecek sevgisi biter, ne de bölüşecek ekmeği...

 

Unutmayın ki bahsettiğim bu "içimizdeki çocuk" kalpte yaşar. Eğer onu ait olduğu yerde değil de, “akılda yaşayan bir çocuk” haline getirmeye kalkarsanız işte o zaman vay halinize!

Aklınız ve kalbiniz arasında kaldığınızda, aklınızın değil de daha çok kalbinizin sesini dinleyin. Çünkü akıl, genellikle menfaati; Kalp ise merhameti önceler.

Peki, ama içimizdeki çocuk ölü mü, diri mi nasıl anlayacağız? Eğer bir çocuğu kolayca güldürebiliyorsanız ve hayvanlar sizi görünce kaçacak delik aramıyorlarsa sevinin. Çünkü içinizdeki çocuk hala yaşıyor. Onu daha sağlıklı hale getirmek için yapmanız gereken şey, içinizdeki çocuğu ara sıra parka götürüp salıncakta dilediği kadar sallamasına imkân sağlamanızdır.

İşiniz ve yaşınız her ne olursa olsun; içinizdeki çocuğun bahtı açık, tahtı hayırlı ve geleceği aydınlık olsun.

 

Selâm, Sevgi ve Dua ile…



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Halil KALKAN HABERLERİ
VİDEO GALERİ
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
AYETLERE VE HADİSLERE GÖRE GERÇEKLEŞEN BAZI KIYAMET ALAMETLERİ
Y
ferit karasu
YÜREĞİM DEKİ ŞEHİR
Y
Nurcan CANKORU
MENZİLE
Y
Mehmet GÖÇMEZ
ANMAK MI ANLAMAK MI
Y
SERDAR BOZDOĞAN
TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR BİZDE TARİHE YENİDEN ÇAĞ AÇTIRIYORUZ
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
DARBELERİN GÖBEĞİNDELER AMA GÖRÜNMÜYORLAR (2) EMEKLİ İSTİHBARATÇI İBRAHİM YILDIZ:DARBE İLE KARŞI KARŞIYAYIZ! BİR TERSLİK VAR Ak Partiyi Bitirmek için Ak Parti içi Yürütülen Gizli Operasyonlar
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim