22 Şubat 2019, 18:10 - 
Nedir Bu Gürültünün Sebebi?

Nedir Bu Gürültünün Sebebi?

1971 Üsküdar doğumlu olan Ali Çimen’in gelecekte ülkesine dünya tarihi alanında önemli bir seri ile hizmet etmesine ilham verecek olan uluslararası gazetecilik serüveni, 1991 yılında İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünü okurken başlar.


İstanbul’dan yurt dışına açılarak zamanla dünyanın birçok ülkesinde görev yapmaya başlayan Çimen, gazetecilik dışında çevirmen, muhabir, redaktör ve editörlük olarak da görev yapar. Uluslararası basın kartı sahibi olan Çimen’in bildiği diller İngilizce, Almanca, Hollandaca ve Fransızcadır.


10 kitaplık bir set olarak yazılması planlanan Tarihi Değiştirenler Serisi’nden, Tarihi Değiştiren Askerler ve Tarihi Değiştiren Savaşlar kitabının askeri okullarda yardımcı ders kitabı olarak okutulması ve seriye gelen olumlu okuyucu yorumları serinin ömrünün uzatılmasına vesile olur. Serinin şu an bir sonunun olduğunu belirtmeyen yazar, bir sonraki kitap olacak olan Tarihi Değiştiren Filozoflar kitabının da hazırlık aşamasında.


Olabildiğince objektif olmaya çalışarak tarafsız yazdığını belirten yazarı, ele aldığım Tarihi Değiştiren Kadınlar kitabıyla ben de onaylayabilirim. Devrinin en büyük rollerinden birini oynayan kadınları anlatırken ne gereksiz övgü ne liyakat eksikliği ne de biyografi resmiyetinin havası var. İlham veren kadınların dışında olumsuz örneklerin de yer aldığı kitapta, detaylı tarihi derinliğe dalmadığınız için çabuk okunuyor ve bu üslubunu gazeteci olma yanına bağlıyor yazar. Yazarken, okuyucuyu özellikle tarihin bir aktörü haline getirerek nakletmeye çalıştığını söylemesi de kimimize bir yazım üslubu tüyosu olsun.               


Bu Dava Bitmez


Günümüzde erkeklerin bir yerlere gelmesi ne kadar doğal ve mümkünse bu durum kadınlar için engebeli arazi uzun mesafe yarışına dönüşebiliyor. Özellikle geçmiş zamanda aileler, kız çocuklarının bir yere gelmesi ya da kendini geliştirmesi için onlara imkân sunmasını bırakın, bunu tehlikeli bulmuştur ve gelişimleri için kendi çabasıyla bir yerlere gelen kadınların dışında çoğu, bu baskıya direnme gücünü kendinde bulamadığı için bu zihniyetin kurbanı olmuştur. Bu doğal olmaması gereken süreç şimdiki zamanda bağıra çağıra aşılmaya çalışılıyor olsa da yakın zamana kadar böyleydi.


Peki, bu durumu asırlar öncesinde hayal edebilir misiniz? Asil bir ailenin çocuğu değilseniz ya da bir şekilde size miras kalan güçlü bir geçim kaynağınız yoksa saygınlık ve değer görmediğiniz o geçmiş dönemde.


Yazarın ifadesiyle her zaman en iyi yardımcı oyuncu rolü müdür kadınlara düşen? Yazarın endişesini dile getirmedeki bu biçimi çok hoşuma gitti. Açıkçası bir kadın olarak bunu düşündüğümde, göz önünde olmak bana zahmetli geldiği için ikinci planı hep sevmişimdir. Benim gibi düşünmeyenlerin dışında aynı fikirde olan birçok kadın da var, peki bu gürültünün sebebi nedir?


Saatlere sığmayacak bir tartışmayı burada birkaç cümlede özetleyemem. Ama kadın veya erkek fark etmeden, bir insan karşısındaki bir insanı ancak ikinci plana layık olduğunu hissettirince işte o zaman fitil ateşleniyor ve küçümsenmenin mücadelesi bayağı gürültülü olabiliyor. Maalesef bu durum da daha çok, kadınlara yaşatılıyor.


Kitapta, tüm görmezden gelinmelerine rağmen başa geçecek kadınlara, öne çıkmaya gerek duymadan arkada iyi iş yapanlara, kendilerini Allah’tan geldiğine inandıkları ilahi mesaja adayanlara, iktidar hırsıyla yanıp tutuşanlara kadar birçok kadının hayatı anlatılmış. Ayrıca okurken sayfaları çabuk bitirmek isteyeceğiniz zulmünden korkulan kadınları da eksik etmemiş. Kitapta geçen kadınların bir kısmını burada hızlıca ele alıp geçtim ama daha yakından tanımak isteyenler kitabı edinebilir.


İlahi Övgüye Onlar Layık Oldu


Kız çocuklarının gömüldüğü bir zamanda ticaretle uğraşan ve rivayete göre mallarını ancak 80 bin devenin taşıyabildiği, zenginliği kadar edebiyle de bilinip “Tahire” olarak adlandırılan, bu çiğ dönemin en saygın insanları arasına giren, 24 yaşındaki Efendimizin (sav) değerini kavrayabilecek ileri görüşte olan ve Allah’ın kendisine övgüyle selam gönderdiği, Hz. Hatice.


Firavun eşi olmanın Allah’ın övgüsünü almaya engel olmadığı, Allah’tan başka kimseden korkmayan cesur kadın, Hz. Asiye.7


Hz. İsa’nın annesi olacak olan Hz. Meryem’i, onun donanımlı, edepli ve güzel ahlaklı bir şekilde yetişmesine vesile olacak kişilere nasip etti ancak Allah, övgüsüne mazhar olan topluluklardan biri olan İmran ailesine. Annesi Hanna, doğacak çocuğunu en baştan Allah yoluna adayacağına dair Allah’a söz vermişti. Ancak mabede sadece erkek çocuklarının adandığı o dönemde annesi verdiği sözünde durarak Hz. Meryem’i daha bebekken Hz. Zekeriya’nın sorumluluğunda Beytü’l-Makdis’e vermiştir.


Annesinin böylesine cesaret isteyen davranışının benzerini vizyon edinmekte zorlanan günümüz ebeveynlerinin ise çocuklarından, kabul edilmiş bir duanın en güzel hali olan Hz. Meryem olmasını beklemesi... Armutun dibine düşmediği sayısız örnekler de var tabi ama neyse.


Demir Leblebiler


Dışarda monarşi, içerde kıtlık varken gözünü imparatorluğa diken, dillere destan güzelliğinin oysa sadece çok iyi bir akıl taktikçisi oluşundan kaynaklanan, Cleopatra.

Osmanlının ilk kez Hristiyan güce toprak kaptırdığı kişi, Büyük Katerina.

Ülkesine altın çağ yaşatan, politik bilinci yüksek; Kraliçe I. Elizabeth.

Devrimcilerin piri, Polonya ve Alman sol hareketinin yıldızı Lenin’e kafa tutmuş, Sosyalist Hacı Rosa Luxemburg.


Yardım Melekleri


Öldüğünde 1000’in üzerinde okula ismi verilen, tıbbi yardım için savaş savaş gezen, doğumuyla Uluslararası Hemşireler Günü’ nün kutlandığı, Florence Nightingale.

“Fakirlerin en fakirine” yardım etmeyi vizyon ve misyon edinerek dünyanın en büyük ve en kapsamlı yardım teşkilatlarından birini kuran, Rahibe Teresa.

Kemoterapinin (curieterapi) soyadından ilham alındığı, iki Nobel ödülü sahibi olan ve ilk Nobel ödülü alan kadın, Marie Curie.


Zehirli Çiçekler


Kan emici Vampir hikâyelerinin çıkmasına sebep olan, bir insan ancak bu kadar canavar olabilirdi dedirten Kanlı Kontes, Elizabeth Bathory.


Esir kamplarında duyduğumuz akıl almaz işkencelerin sorumlularından biri olan Karl ve Ilse Koch çiftinin terör estirdiği zulüm kamplarında, adeta zulmün de bir sınırı olmalı diyerek kendi adamları tarafından ‘aşırı zalimlik, yolsuzluk ve onursuzluk’ suçlamasıyla yargılanan kadın, Ilse Koch.


Kültür Devrimi ile Çin Kültürünü bitirmek için kendilerine engel olabilecek sayısız devlet adamlarını, sanatçıları, öğretim görevlilerini, öğrencileri öldüren, tüm amacı ülkesinde komünizmi hâkim kılmak olan kral Mao Qing ve daimi destekçisi eşi, Jiang Qing.


Değer Savaşçıları


“Tom Amca’nın Kulübesi” kitabında kölelik sistemine getirdiği eleştirel yaklaşımıyla Amerika’nın ikiye bölüneceği bir iç savaşa sebep olacak kadar kalemini keskin kullanan ve sonunda köleliğin kâğıt üzerinde dahi olsa kaldırılmasına sebep olan özgürlük savaşçısı, Harriet Beecher Stowe.


J.P. Sartre’dan ayrı düşünülemeyen, yaptıklarıyla değil zihinlerde devrim yapan, özellikle kadınların yaşamlarını ve maruz kaldığı davranışları sorgulayıp başkalarına da sorgulattıran feminizmin anası, Simone de Beauvoir.


Kâğıt üzerinde kölelik kalkmış olsa da ırkçılığın son sürat devam ettiği bir dönemde, yaşadığı aşağılanmalara nihayet dayanamayıp karşı çıkarak tutuklanan, böylece Amerika’da ırkçılığın tekrar gündeme gelmesini sağlayan, Rosa Parks.


Üzücü Bir Nokta: Anastasia Terörü


İlk olarak bu kitap için yazara teşekkür etmek istiyorum. Genel kültür, ilham ve alınacak derslerin olduğu dolu dolu bir kitap sunduğu için bize.  Üzüldüğüm nokta ise, koskoca Osmanlı İmparatorluğundan verilen örnek, kadınların iktidara karışıp olumsuz etkilediğine dair gösterilen Hürrem ve Kösem Sultan’dan mı ibaret sadece?


Belki Osmanlı kadınlarından tarihi değiştirecek kadar bir etki görülmediğini söyleyebilirler ama kötü etkilediğine dair gösterilen bu iki örnek dikkat edersek, güzellikleriyle elde ettikleri padişah eşi konumuna layık olmadığını acı gerçeklerle edindiğimiz iki Anastasia’nın eseri.


Savaş alanında doğup büyümüş, küçük yaşta esir düşüp ülkesinden sürülmüş ve bittabi hırçın yapısından kaynaklı had bilmeme eğilimli bu kız çocuklarının cariye olarak girdikleri sarayda, özel bir edep ve eğitimlerle büyümüş olan Osmanlı kadınlarına denk tutulması beni hep üzmüştür. Osmanlı kadınlarından da iktidar hırsında ileri giden olmuşsa da bunun zirvesini ve ortaklığını paylaşan Hürrem Sultan ve Kösem Sultan kadar olmadılar. En nihayetinde ülkenin selameti için Kösem sultanı öldüren de Turhan Sultan oldu. Kanlarında Türklük akmayan sonradan (ya da mecburen) Müslüman olan bu iki Anastasia’yı ne Osmanlı kadını olarak görüyor ne de Osmanlı kadınlarının bu eleştiriye mal edilmesini reva görüyorum.


Acaba dünyaya hükümranlık süren iki Süleyman’dan biri olan Kanuni Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultanla evlenmesiyle başlayan bu aşk evliliğinin sonuçları Kanuni’ye mi yakıştırılamadı da parmaklar Hürrem’e ve bütün kadınlara uzatıldı. Evet, bu doğruydu ama aşkından vazgeçemeyip ilk gayri müslimle evlenmesinden sonra başlayan haremdeki küçük fırtınaların ilerde ne kasırgalara sebep olacağını ön göremeyişini hiç mi eleştiremeyiz?


Pakistan’ın kurucu lideri Muhammed Ali Cinnah’tan bir sözle yazımı bitirmek istiyorum: “Dünyada iki güç vardır; biri kılıcın ve bir diğeri de kalemin gücü. Ancak her ikisinde de güçlü olan, kadınların gücüdür.” Bu sözü paylaşmamın sebebi, kitapta ele alınan hayatlarda olduğu gibi, bir kadının olumlu ya da olumsuz gücünü kullanmasındaki orantısız gücüne dikkat çekmek için. Bu gücünü faydalı, dikkatli, etkili bir şekilde kullanabileceğini fark eden kadınların başarısına…


Sümeyye DOĞAN

[1] Bu yazı İBMOYA kapsamında yazılmıştır. Ali Çimen Tarihi Değiştiren Kadınlar kitabı değerlendirme ve eleştiri yazısı. sumeyyedgn@gmail.com



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Sümeyye DOĞAN HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
EZAN VE İSLAM,,,
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
VAKİT SEHER VAKTİ AHD-E VEFA ZAMANI SEVMEK ZAMANI İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İÇİN LÜTFEN ÖNCE BAŞARILI BİR İL BAŞKANI SEÇİN
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim