15 Aralık 2018, 12:34 - 
Bazı Nurcu kardeşlerim: “Saidi Nursî, Mehdi” diyor! Bu taassup, Hadislere muhaliftir! / Kerem Önder'in  Sözlerine Reddiye

Bazı Nurcu kardeşlerim: “Saidi Nursî, Mehdi” diyor! Bu taassup, Hadislere muhaliftir! / Kerem Önder'in Sözlerine Reddiye

Geçtiğimiz günlerde bi kardeşimizin bir suali üzerine bu videodan haberdar oldum. Risale-i Nur'u defalarca latince ve Osmanlıcasından okuyan ve dahi ailevi bağlarımdan saffı evvellerden bize intikal etmiş münteşir ve gayri münteşir mevzulardan haberdar olan bir kimse olarak bu videoyu izledim.



Bir çok cerbeze tezvirat ve bilgisiz ve cahilane ile söylemleri tespit ettim. Şayet Kerem Önder cehaletinden konuşmadıysa yalan söylüyor veyahut başka bir esbab var ki o esbaba binaen kasıtlı ve vazifeli olarak bu arızalı sohbetini binlerce kişiye işittirmek sureti ile zehrini İslam adı altında enjekte ediyor demektir.

Zira artık önüne kürsü konulan mikrafon başına oturan biraz da sosyal medya vesilesi ile destek bulan bu ve buna benzer kişilerin bu ahir zaman tablosu içinde çok tezviratta bulunduklarına şahit oluyoruz. Hakikatı hali bilmeyen samimi müminlerin hüsnü zan ve iyi niyetle bunlara aldanıp bunların yalanlarını ve hilelerini sezemeyip peşlerine önce fikri mürid sonra ameli mürid sonra fedaileri olduğunu çok defalar şahit oluyoruz ki tam bu noktada uyarı ve dikkat manasında bildiğimizi söyleyip dinleyen insanların tercihlerini yeniden gözden geçirmesine vesile olmak gerekiyor. Yoksa bu ve bunlar gibi pek çok tezviratı neşr eden kimseler kıyamete kadar bitmez vazifeli şekilde devam ederler. 

Kerem Önder isimli şahıs bildiği tahsilini gördüğü konularda çok başarılı vaazlar nasihatler sohbetler yapmış hakkını vermek lazım yeri gelmiş ehli bid'a fırkalara güzel reddiyeler ve cevaplar vermiş fakat söz konusu bilmediği bir alanda bilir gibi konuşmaya başlamasından itibaren tabiri caiz ise çuvallamış Şöyle ki :

Bazı Nur Talebelerinin Üstadlarını Mehdi kabul etmeleri o nazar ile bakmalarını bir taassup ve hadis muhalifliği olarak dile getirmiş. Bunu da laf kalabalığı için de Hadislere muhaliflik hatta ehli sünnete aykırı bir duruş ve tutum olduğunu dillendirmiş. 

Başta belirtmek gerekirse şiaların görüşü imamlarını kusursuz görmek günahsız görmek suretiyledir. Bu onları pek çok noktada saptırdığı gibi bu konuda da hakikatten sapmış olduğunu göstermektedir. 

Ehli Sünnet ise kendi hoca ve alimlerine muhabbet ve bağlılıklarından değil hatasız görmek kusursuz görmek bilakis alimlerinde bir hata kusur gördüklerine mutlak surette bu konuda karşı bir duruş gösterirler. Fakat bu ehli sünnet alimleri müntesiplerine karşı kendi kusur ve hatalarını hatta talebelerinin de fark edemediği hata ve kusurlarını açıktan bir şekilde ilan edip kitaplarına yazıp talebelerinin bu hüsnü zanlarını dahi kırarak nefsi tezkiye yapar talebelerine de yaptırır. Fakat talebelerinin vazifesi Ehli Sünnete göre hocalarının ilminden istifade etmektir hocalarının hata ve kusurlarının peşine düşüp ilminden mahrum kalıp hocalarına muhalefet etmek değildir. Zaten hata ve kusur şahsidir fakat din adına bir yanlış yapılıyorsa buna hata ve kusur denmez bu tahrifata girer ve red ederek uyararak tevbe ile hakikata davet icabet eder. Diğer bir husus ise söylenen ilmi tartacak kapasite bilgi birikim ve donanıma sahip olma meselesidir. Kuran hafızı bir insanı elif ba yı bilmeyen birinin Kuran hafızlığı konusunda ben hatasını buldum buna karşıyım demesi cehaletinin ilanından başka bir şey olmayacaktır. Matematik profesörüne karşı çıkan bir insanın dört işlemi bile bilmeyen biri olması o kişiyi anca ehli hakikat nazarın da maskara yapar. 

Kerem Önder'in sohbetinde dediklerini yalancılık ve iftiracılık olarak değil de cehaleti ve bilmemezliğin vermiş olduğu bir söylem olarak değerlendirerek dediklerine cevap veriyorum. 

Birincisi : Kerem Önder Mehdi aleyhisselam meselesindeki hadislerin tevile açık olmadığını müteşabihat olmadığını beyan ediyor. 

Cevap: Ahir zamana yönelik pek çok ehadisi şerife tevile ve müteşabihata açıktır. Ancak zuhurundan sonra insanlar bilebilir. Zuhurundan önce sadece ilmi nisbetinde bir yorum ve bakış açısına sahip olabilir. Zira Peygamberimiz Aleyhisselatu vesselamın ihbar-ı gaybiyesidir ki vukuundan sonra anlaşılır. Deccalın elinin delik olması Alnında bu kafirdir yazılı olması Bir gözünün kör olması nevinden haber verilen ehadisi şerifeler de bu nevidendir. Sadece ahir zaman hadisatından haber veren ehadisi şerifeler için değil Peygamber Efendimizin pek çok hadis-i şeriflerinde bu durum göz önündedir ki 

Namaz dinin direğidir Namaz müminin miracıdır hadisleri bu nevidendir. Namaz dinin direği denilirken bunu metinde ben direk gördüm deyip dünyadaki bütün direkleri dolaşıp acaba hangisi bu namazın direğidir diye bi arayış içine giren ehli hak nazarında maskara olur zira burada bahsedilen direk beşeri bir elektirik direği futbol sahası kale direği değildir. Burada ki direk manası açıktır. Mümin İslamı namaza bağlılığı ile ayakta tutar namazı terk eden kendi eli ile kendi dinine karşı gelmiş olur ki merduttur hükmü onlar hakkında verilmiştir. 

Hadis-i Şerifler konusuna ise özetle değinecek olursak bu ilim gerektiren ihtisas gerektiren bir husustur ki asırlardan beri hadis ilmi ile iştigal etmiş büyük alimlere muhaddis denmektedir. Muhaddisler ise hadisi şerifleri günümüz türkçesine çeviri olan kısır ve yetersiz mealleri üzerinden değil harf harf asıl metin üzerinden çalışarak çıkardıkları manayı zikreder haber verirler ve en doğrusunu Allah bilir diyerek eklerler. 

Şimdikiler ise hadisi şerifleri ellerinde oyuncak yapmış haldeler twitter facebook instegram gibi sosyal medya ağlarında bu yetersiz hatta bazıları tahrif edilerek servis edilen türkçeye çeviri sözleri Peygamber Efendimiz böyle buyurdu diyerek paylaşıp okuyanların kendi kafalarına göre hiç bir ilim gerektirmeden yorum yapmasını sağlamak suretiyle bu cihetten de İslamiyete darbe vurmaya çalışmaktadırlar. 

Ayeti Kerimeler için de durum malesef günümüzde çok farklı değildir. Çeviri Türkçe mealleri, Kuranın aslı kendisi orjinali budur deyip mealleri servis ederek siyak ve sibakından kopararak bu çeviriler Kurandır diyerek insanların yine kendi kafasından yorum yapması sağlanmaktadır. Yorum yapmayanı bu işi alimlere müfessirlere bırakalım diyenleri gördüklerinde ise direk Kuran ap açık anlaşılır kitaptır okurum ve anlarım konuşur anlatırım diyerekten yine hakikatı arayan müminleri vartaya düşürme gayretine girerler.

Bu tehlikeden kurtulmanın tek formulü Hadis ilmini muhaddis ulameya, Ayet ilmini müfessir alimlere bırakmaktır. Söz Muhadddis ve Müfessir ve Fukeha Ulemanındır. İş ehline bırakıldığında ve ehil kimseler dinlendiğinde her hangi bir problem ve arıza kalmayacaktır. 

Kerem Önder ise ehli sünnetin üzerinde ittifak ettiği icazetli bir muhaddis midir veya ayet tefsir edecek bir selehiyete ilmi birikim ve donanıma sahip bir müfessir midir?

Bunun böyle olmadığını başta kendisi ve peşinden giden müridleri bilmektedir. Haliyle dinleyenlerin bu nazar ile bakması daha doğru olacaktır ki sair sohbetlerindeki arızaları görebilsinler Kerem Önderi içine düştüğü bu vartadan kurtarabilsinler. 

İkincisi : Kerem Önder malum videosunda Bediüzzaman hazretleri için Büyük bir Ehli Sünnet alimidir demektedir bunu bu şekilde ilan etmektedir. Fakat devamında kendisinin Mehdi olduğuna dair söylediği tek bir ibaresi yoktur demektedir. Ve Bediüzzaman hazretlerine Mehdi nazarı ile bakan insanları onu çok fazla sevdiği ve yücelttiğini söyleyip hemen arkasından sahte peygamberliğini ilan eden iskender evrenesoğlunu misal göstermiş ve kıyaslamıştır.

Cevabımız: İlmi kaideler de esastır asıl söylemek istediği söyleyemeyenlerin verdikleri misal üzerinden bir çarpıtma ile asıl sözlerini söyleyip art niyetlerini izhar etmeleri ortaya çıkarmaları sanatıdır ki buna şeytani bir silah olan cerbeze denir. 

Kerem Önderi anlatırken onun müntesiplerini fetöcüler ile kıyaslamak ne kadar aşağılık bir kıyas olursa Bediüzzamanı seven talebeleri sırf Mehdi nazarı ile baktıkları için sahte peygamber iskender mihr evrenes oğlu ile kıyaslamak o kadar aşağılık bir kıyas olmuş olur. Bu konu da Kerem Önder veya onun peşine takılanlar kıyaslama yaparken yarın birileride aynı şekilde onların yaptığı gibi onları istemedikleri kimseler ile kıyaslarlar zira bazı günahlar vardır ki dünya da birine yaptığı zulüm sebebi ile kendisi de aynı muamele ve zülme uğramadan ölmez. 

Kerem önder:  Bediüzzaman kendini mehdi olduğunu söylemiyor diyor. Halbuki kendini Mehdi olduğunu dese idi Kerem Önder kabul edecek miydi yada Kerem Önder Mehdi konusunda geldiği zaman ben Mehdiyim diye ilan edeceğinimi sanıyor böyle bir inanç ve itikat üzerinemidir ki böyle bir beyanda bulunmuş? Halbuki ehli sünnetin görüşünde Mehdi ben mehdiyim demeyecek bunu ehli ilim o ilim ile görecektir kaidesi vardır bunu Kerem Önder bilmiyor mudur?

Üçüncüsü: Mehdi konusundaki hadisleri yorumsuz müteşabihat olmadan olduğu gibi kabul etmek gerektiğini belirtiyor. Halbuki Mehdi ile alakalı hadislere bakıldığında Kerem Önderin dediği gibi kabul edilecek olunca Hz. Muhammed aleyhisselama nasip olmamış Onun yapamadığı bir çok ameli imtihan sırına münafi olarak Mehdinin yapacağına inanmak demek oluyor ki Kerem Önderin dediği gibi Mehdi hadisleri okunsa ciddi bir itikadi sapkınlığı ortaya çıkaracaktır. Zaten bu vartalı kapıyı açtıklarında günümüzdeki şiacılık deaşcılık misal daha bir çok sapkın fırkayı ortaya çıkmasına tohum atmak demek olur ki bu vartaya düşen insanları kurtarmak çok müşkül olur zira artık onlar bu sapkınlıklarını bir inanca bağlamışlardır. İşte bu vartaya ümmet düşmesin diye asırlardan beri Müfessir ve Muhaddis ulema vazife başında bulunmuş ilimlerinin zekatını vermişlerdir ki onlar dinlenilse böyle lüzümsüz bir polemiğe düşülmemiş olur. 

Dördüncüsü : Kerem Önder Büyük İslam Alimi Ehli Sünnet diye ilan ettiği Bediüzzaman Said Nursi hazretleri için söylediği bu beyanında samimi ise 8-18-28nci Lem'a yı Şualar risalesinden 1nci şuayı ve Ön Sözünü Bediüzzaman Hazretlerinin kaleme aldığı Maidetul Kuran Hazinetul Bürhanı, 5nci şuayı Risale-i Nur daki mehdi ve mehdiyet mevzularını ve 4ncü şua üçüncü mertebei hasbiyei nuriyeyi ve Bediüzzaman hazretlerinin tefekkur namesinde yazan 33 hadisten 28nci hadisi okuyup tekrar bir sohbet yapsın o vakit nur talebeleri aşırı sevgidenmi mehdi nazarı ile bakıyor yoksa Bediüzzaman hazretlerinin bizzat kendi sarih beyanları üzerinden mi bu hüsnü zanna ve düşünceye sahip olduğunu yaptığı incelemeler sonrası seslendiği Nur Talebelerine söylesin o vakit yeniden oturup konuşalım. Netice de Ehli Sünnet diye ilan ettiği Bediüzzamanı bu kadar sevip sayıyorsa bu bölümleri okuyup inceleyip gelip yeniden bir beyanda olsun o vakit sözlerinin bir kıymeti olur vereceğimiz cevabın bir manası olur. 

Bu kadar ile iktifa ederken son olarak şunu ekleyelim Ehli Sünnet yolunda her talebe mürşidini gavs kutup müceddid hatta mehdi telakki etmesi  bu hüsnü zanna sahip olması itikadına imanına zarar verecek bir konu mevzu bahis değildir. 

Kerem Önder namaza başlattığı insanların mehdisidir vesilesidir kurtarıcısıdır. Bunu kendini kabul etmesi yada red etmesi ne kendisine nede vesile olduğu insanlara zarar verecek bir durum değildir bilakis o insanları sayu gayrete islamiyete sarılmaya çalışmaya teşvik eden gayret ettiren bir durumdur. Yeter ki kendini kaybetmesin müntesiplerini kaybettirmesin Ehli Sünnet çizgisinden ayrılmasın. Zira İslam ümmetinin dirliği birliği için çalışan her müslüman Mehdinin yardımcıları hükmündedir 

Lisanü'l-Arap'ta Mehdînin, doğru yola erişmiş, hidayeti bulmuş olan; kendisine Allah tarafından doğru yol gösterilen kimse diye tarifi yapılmaktadır ki bu mânâda doğru yolda giden her Müslüman bir mehdîdir. 

Kerem Önder kavramlar üzerinde biraz ilim tahsil ederse kendisi ile beraber hitap ettiği kitleyi de inşallah daha istikametli bir şekilde uyaracaktır yoksa bu sohbetinde yaptığı gibi ilimsiz araştırmasız şekilde ön yargı ile kim demiş kime demiş ne makamda demiş ne için demiş ne maksat ile demiş ne mana ile demiş neye binaen demiş neye istinat ederek demiş gibi pek çok sebebi göz ardı ederek materyalist felsefenin kurbanı olması kuvvetle muhtemeldir. 


Selam Hudaya Tabi Olanların Üzerine Olsun

Araştırmacı Yazar 

Süleyman Yasin AKDENİZ



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Süleyman Yasin AKDENİZ HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
MİNA VE HAC’DA ŞEYTAN TAŞLAMA
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Kadınlar Çalışmalı mı? Araştırmacı Yazar Süleyman Yasin AKDENİZ Yapımcı ve Yönetmen Mehmet BOZDAĞ'ın Türkler Geliyor Sinemasın da ÖLÜM.. Çok Derin Ahmet Akgündüz Raporu
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim