18 Kasım 2018, 08:10 - 
MEVLİD-İ NEBİ

MEVLİD-İ NEBİ

Peygamber Efendimiz: Bazen şefkatli bir baba, bazen vefa abidesi bir eş, bazen de fedakâr ve emin bir dosttur. Bir değil yüzlerce vasfıyla öne çıkan, dillerin hakkıyla anlatamayacağı, kalemlerin tükenip de yazamayacağı, kelimelerin kifayetsiz kalacağı benzersiz bir önderdir.

Osmanlı zamanında, gönüller sulatanının doğumuna verilen öneme binaen özelliklede adi suçlardan mahkûm edilenlerden cezasının üçte birini çekenler, mevlid kandiline hürmeten ve şefaat ümidiyle padişah tarafından affedilirmiş. Yani Osmanlı döneminde Peygamberimiz’in doğum günü, sadece özgür insanlar için değil hapishanedeki mahkûmlar için de tutsaklıktan kurtulmak, özgür olmak için hasretle beklenen bir bayrammış. Dileyenler bu bilgiyi [Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü 06/R/1323 (Hicri) / Dosya no: 967/Gömlek No: 26 / Fon Kodu: DH.MK.T.] kontrol edebilirler.

“Mevlid” deyince akıllara Süleyman Çelebi gelir. Süleyman Çelebi, “Vesîletü’n-Necât” (Kurtuluş Sebebi) isimli kitabında, doğumundan ölümüne kadar Efendimizi şiir/kaside diliyle anlatmıştır. Bu güzel kaside, milletimiz arasında çok rağbet görmüş, mübarek gecelerde okunmuştur. Bugün bile özel günlerde bu kaside, ibadet aşkıyla halen okunmaktadır.

“Mevlid” kelimesi “doğum” anlamına gelir. “Mevlid-i nebi” ise Hz. Muhammed Mustafa Sallâllahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz’in doğumu veya doğum günü demektir.

Peygamber efendimiz 20 Nisan 571 yılında Mekke’de dünyaya gelmiştir.  Efendimiz’in anneciği Âmine Hatun, oğluyla ilgili gördüğü rüyayı kayınpederi Abdülmuttalip’e anlatmış. Bunun üzerine Abdülmuttalip, torununu kucağına alıp Kâbe’ye götürerek Allah’a şükretmiş ve ona, “en çok övülmüş, övülecek özellikleri çok olan, en çok arzu edilmiş” anlamlarına gelen “Muhammed” adını vermiştir. Abdülmüttalip,  torununun doğumu şerefine verdiği ziyafette: “Ona Muhammed adını verdim, dilerim ki gökyüzünde Hakk, yeryüzünde halk onu pek çok övsün” demiştir.

Ahzab Sûresi 21. Ayeti kerimede anlatıldığı üzere Efendimiz aleyhisselâm, “Allah’a ve ahiret gününe iman eden ve Rabbini çokça zikreden müminlerin en güzel örneği, önderi ve rehberidir.”  O, birilerinin kahramanları gibi Kaf Dağı’nın ardında yaşayan bir masal kahramanı değil, bizler gibidir yani içimizden seçilmiş biridir.

Peygamber efendimiz, Allah’ın mesajını öncelikle kendi hayatında bizzat yaşayandır.

O, Allah Teâlâ’nın mesajlarını ayrıntılarıyla insanlara anlatan ve detaylarını açıklayandır. “Siz ateşe düşmek istiyorsunuz, ben ise kuşaklarınızdan tutup sizi korumaya çalışıyorum diyendir.

O, kendisine taş atanlara, dişlerini kıranlara ve işkence edenlere bile hayr dua eden, ümmetinin bağışlanması için geceleri gözyaşı dökendir.

O, müminlerden biri, sıkıntıya uğradığında üzülen, biz müminler için endişe eden, bize şefkat ve merhamet eden ve de doğru yolu gösterendir.

O, “Ben sizin babanız gibiyim.” diyerek bizi kendisinden ayırmayandır.

O, ümmetinin geleceği için Mekke Medine arası 473 kilometrelik mesafeyi, gece gündüz deve sırtında kat edip hicret edendir.

O, mescid inşası için omzunda kerpiç taşıyan, açlığa dayanabilmek için tıpkı yanındakiler gibi midesine taş bağlayandır.

O, tüm nesiller boyunca gelmiş geçmiş en büyük önderdir.

O, kâfirlerin yüreklerine bir aylık mesafeden korku salan, şirk düzenini yıkıp tevhid bayrağını dalgalandıran bir mücahittir.

O, kölesiyle aynı sofraya oturan, askeriyle birlikte cephede çarpışan, üstün ahlâkıyla düşmanlarını bile kendisine hayran bırakan eşsiz tevazu sahibi bir önderdir.

O, üstünlüğün ancak takva ile olduğunu söyleyip zengin-fakir, köle-hür ayrımına son verendir.

O, kız çocuklarını diri diri gömülmekten kurtarıp yücelten, güçlülerin zayıfı ezdiği, zulmün işkencenin kol gezdiği diyarlarda, mazlumun yanında ve zalimin karşısında dimdik duran adil, korkusuz ve yiğit bir liderdir.

O, bazen şefkatli bir baba, bazen vefa abidesi bir eş, bazen de fedakâr ve emin bir dosttur. Bir değil yüzlerce vasfıyla öne çıkan, dillerin hakkıyla anlatamayacağı, kalemlerin tükenip de yazamayacağı, kelimelerin kifayetsiz kalacağı benzersiz bir önderdir.

Kıyamete kadar müminlerce unutulmayacak, kâfirlerce unutturulamayacak yeryüzünün eşsiz önderi efendimiz Muhammed Mustafa'ya, âline ve ashabına sonsuz kere salâtû selâm olsun.

Allah’ın üzerine yemin ettiği yüce hayatın sahibi, ilâhî kelâmın ete kemiğe bürünmüş hali olan Peygamber efendimizi sevmek, O’na tâbi olmak, O’nun davasını anlayabilmek için, O’nun hayatını en ayrıntılı şekilde öğrenmek ve öğrendiklerimizi de hayatımıza tatbik etmemiz gerekmektedir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in doğum günü, biz müminler için müstesna bir gün olmalıdır. Her Mevlid Kandili’nde biraz daha tazelenmeliyiz. Güneş bir mızrak boyu yaklaşıp da insanların beyinleri fokur fokur kaynamaya başladığı o gün (mahşer meydanı) O’nun mübarek “Livaü’l-Hamd” sancağı altında toplananlardan olabilmek ne büyük bir bahtiyarlıktır. Rabbim o kutlu sancağın altında toplanacak olanlardan olabilmeyi cümlemize nasip eylesin.

Bu vesileyle Mevlid Kandili’nin, milletimizin ve ümmetin birlik ve dirliğine, insanlığın kurtuluşuna, coğrafyamızda akmakta olan kan ve gözyaşının dinmesine, yıllardır süren zulmün bitmesine vesile olmasını yüce Rabbim’den niyaz ederim.

Selam, Sevgi ve Dua ile…



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Halil KALKAN HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Metin ALKAN
VAHİY SÜNNET KUR'AN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Asgari Ücret, Sarı Yelek ve OYUN ÇOK BÜYÜK…! Özlüyorum, çok Özlüyorum!... ÖLÇÜ, ZAMAN, GÜVEN, EMEL İlginç ve İBRETLİK bir olay…
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim