25 Temmuz 2018, 14:58 - 
STRATEJİK GÜÇ SİSTEM 2023 - TÜRKİYE

STRATEJİK GÜÇ SİSTEM 2023 - TÜRKİYE

AYIN GÜNEŞİ, GÜNEŞİNDE AYI KOVALADIĞI SERÜVENDE KARANLIĞI AYDINLATACAK YEGANE UMUT BİLGİ VE BİLGEDİR...

Coğrafyacılar kitaplarında yer küresinin mâmur olan kısımlarındaki dağların, denizlerin, ovaların resimlerini tersim etmişler, uzun süreceğinden ve bizim için lüzumsuz olduğundan, biz burada bunlardan bahsetmeyeceğiz.[1] Bizim için asıl konu başarıdır. Başarılar Allah’ın yardımıyla elde edilir.[2]

 

Biz gerek gözümüzle ve gerek yalanlanmaları mümkün olmayan birçok kimselerden işiterek, yer küresinin mâmur olan iklimlerinden birinci ve ikinci iklimin, bundan sonraki iklimlere göre daha az nispette mâmur olduğunu ve mâmur olan kısımları arasında dahi, insan yaşamayan boş yerler, çöller ve kumluklar bulunduğunu biliyoruz.[3] Bizim için asıl hedef adalet ve nizamın adil bir şekilde coğrafyada yaşayan milletimize intikal edip, dost ve akrabalarımızın iri ve diri olmasıdır.

 

İnsanın uykuda iken gördüğü düşlerin çoğu insanın onu kast etmesi ve istemesiyle görülen şeyler değildir, insanın ruhu kendisinin veyahut başka nesnelerin hallerini bilmek için gaybı âlemlere yönelerek bilinmesini beklediği çağlarda, bir anda bilmek istediği nesnenin gerçeği gaipten onun nefsine akseder ve bilmek istediği o nesne ona belli olur. Yoksa ruh arzu ettiği vakit bilmek istediği nesneleri uykusunda müşahede etmeye ve görmeye muktedir değildir.[4] Bizim için hakikat kabul edilen idealler bir rüya değil, bilakis ulaşılması için çaba sarf edilen Kızılelma’dır.

 

Tarihin derinliklerinde yüzerek günümüz çağının hayat kıyısına çıktığımızda siyaset bilimine güncel politika nezdinde bakarken birde bilimin ana katmanları ekseninde konuları ele alarak teoriler yürütüp stratejiler belirlemek lazımdır.

 

Enigma "bilmece, gizem, esrar" hususunda konuya baktığımızda dünya dengesinde 36 yılda bir değişim sergileniyor. Mevcut politika ekseninde ilerlemeler birer basamak gibi gerçekleştirip miladını dolduruyor. Bu politikalar kısa, orta ve uzun vadeli hedefler gözeterek üç aşamalı işlem sergiliyor.

 

Birinci 36 yıl ilk adım,

İkinci 36 yıl ikinci adım,

Üçüncü 36 yıl nihai ve son adım olarak ele alınmaktadır.

 

Batıl batı öncülüğünde 1810’da başlayan bu süreç 3 aşamalı olarak ilerleyerek 1918’e varıncaya kadar Osmanlıyı çökertip esaret altına almıştır. Batıl batının hastalıklı politikaları birer virüs gibi dışı süslü, içi zehirli bir şekilde kabuk tutup toplumun sosyal dokusunda zedelenmeler ihtisas etmeye başlamıştır. Sevr esaretine boyun eğmeyen Türk milleti buna mukabil olarak devlet aklı ile ilk mücadele Gazi Mustafa Kemal Paşa ile 1919 da başlatılmış ve halen aynı ilke ve prensipler ekseninde devam etmektedir. Nitekim Gazi Mustafa Kemal Paşa ile yeni bir yönetim bicimi olan cumhuriyet temel esas alınarak demokrasi ve insan odaklı devlet politikaları hedeflense de 1938’ de vefat eden ve ölümünün bir suikast olduğu da emareleri ile birlikte akıllarda soru işareti bırakarak batıl batının azılı hedefini gün yüzüne çıkarmıştır. Cumhuriyetin içerisinde bir çıkmaz sokak ören devrin önde gelenleri ( başta İsmet İnönü ve avenesi vb.) batıl batının ekmeğine yağ olmuşlardır. Kısa vadeli plan 1918’den 36 yıl sonra 1954’de Türkiye NATO üyeliği sürecinde kurumsal olarak kuşatılmış ve 1960 darbesi de bu süreç içinde planlamaya başlanmıştır.

 

Darbenin asıl hedefi batıl batı tarafından Gazi Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarından kalan milli mücadele erleri ve bilakis ‘Teşkilatı Mahsusasın’ devlet politikasında uyguladığı stratejinin ortadan kaldırılmasıdır. Yani devlet aklının sindirilmesidir.

 

Orta vadeli 1954’de başlayan süreç planlandığı gibi ilerlerken milli mücadele ve kuvvet erkleri yerine NATO kucağında dünyaya gelen FETÖ vb. gizli örgütler türetilmiştir. Hemen ardından coğrafyada düşünce ekseninde kaymalar hız kazanmasıyla birlikte 1990’ da çekiç güç inşa edilerek batıl batı kovulduğu Mezopotamya’ya (Ortadoğu) geri dönmüştür.

 

Uzun vadeli ve nihai politika olarak da 2026’da ‘Arz-ı Mev'ud’ hülyası ile sarhoş olup sonuca ulaşmak istemektedirler. Asrı aşan ve halen bitmeyen kilise olan Sagrada Familia’da 2026’ da inşası biterek büyük bir ayn töreni ile açılışı hedeflenmektedir. (bu tarihler asla rastlantı değildir). Ardından hızla başlayan ‘‘Armagedon’’ savaşlarının dozu artırılacaktır.

 

Sa' d! diyor ki: "Bir gece biz kârb ân ile

Âheste-seyr iken yolumuz düştü bir çöle.

Sür'atle tayy için o beyâbân-ı vahşeti,

Hep yolcular fed â ederek istirâhati, gitmektelerdi.[5]

 

Üstad Mehmet Akif ERSOY’ un tarih öncesinden belirttiği düşmana karşı uzun vadeli stratejik planlamalar ile devlet aklı ile tasarlanan planlar içerisinde uluslar üstü siyaset enstrümanını bozan ve geldikleri yere tekrar gönderecek olan milli politikanın adı ‘‘2023 Türkiye’dir.’’

 

Batıl batının 2. Truva dedikleri FETÖ yapılanması ile 2016’ da sergilenen darbe girişimi de aslında çok uzun zamandır tasarlanan ihanet odaklı bir plan yumağıdır. Kendisini mehdi sanan şizofren Adnan Oktar ve onu fikirleri ile zehirleyen edip yüksel ( şuan Amerika’da kuluçkadan çıkma vaktini bekliyor) bu zehirli oluşumun bir parçasıdır.

 

Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar onun içinde milletler bana tabidir. Bunca milleti hep ben düzene soktum. O şimdi kötü değildir. Türk kağanı ötüken ormanlarında otursa da ilde sıkıntı çıkmaz[6] diyerek sistemsel dönüşüm nizam ahlakını Orhun kitabelerinde Kül Tiğin abidesinde halen okunan kadim Türk devlet geleneğinin sırları korumaktadır.

 

Buna mukabil olarak 2017 yılında devlet refleksleri harekete geçerek muhatabına yüzünü açıp mütekabiliyet gösterecek adımları atmasına vesile olarak 2026’ da nihai sonuca ulaşmayı arzulayan karanlıkların odağına (luzifer) bir tokat atar gibi 2023 Türkiye diyerek emin adımlarla ilerlemeye başlamıştır. 2017 de kısa vadeli stratejiler ile harekete geçen bu süreç                     (16 Nisan Referandumu) orta vade olan ikinci 36 yılı yani 2053’ü de hedef koyarak ilerlemeye gayret sarf etmektedir. (Bugün cumhurbaşkanlığı önündeki 15 Temmuz şehitler anıtı bir şah üstünde hac yerine ay yıldız almış " tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet, " sembolünü sergilemektedir. Bu da asla sıradan bir uygulama değildir. Bilakis devlet aklı ile mütekabiliyet gösterip düşmanına ben buradayım diyerek varlığı ile meydan okumasıdır.

 

Üçüncü ve son hamle olarak 2071’i yeniden şahlanış olarak (1071’i örnek alarak)  hedef gösterip 2089’a ulaşmak için çaba sarf etmektedir.

 

Kıssadan hisse olarak mücadele göstermek ve başarı için gayret sarf etmek yalnızca secimden seçime oy vermek ile bitmiyor.

 

Asıl mücadele doğru bilgi ekseninde okuyarak bilgi ve birikim sahibi olarak zihin ve kabiliyet yapımızı değiştirip tüketen toplumdan üreten topluma geçiş sürecini hızlı ve emin adımlar ile tamamlamamız lazımdır.

 

Bir önemli husus basın ve medyadaki dışardan beslenen ve içimizdeki brütüsleri temizleyerek dezenformasyon (bilgi kirliliği) önlenmelidir.

 

Geçmişten günümüze intikal eden ezoterik örgütler kapsamlı bir şekilde araştırılarak bu gizli örgütlerin eylemleri engellenmelidir. (En önemlisi dini kullanan ve sömürenlerin etkisiz hale getirilmesidir)

 

Bir siyaset çıkmazında politik manevra taşı olarak öne sürülen "kınıyorum" ekolü bertaraf edilip devlet aklına kulak veren alp-erenlerin aktif olması lazımdır.

 

Bugün haşaşiler, tapınakçılar, evangelistler, masonlar, illuminatiler, tavistockcular, kafatası ve kemik ile gül ve haç kardeşliği, fetöcüler vb. yasadışı örgütlerin yürüttüğü din savaşları hassas bir şekilde ele alınmalıdır. Hepsinin hedefi de sahih olan son din İslam ve son kutsal kelam olan Kuran’dır. Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti varoluşundaki kutsal değerleri hatırlayıp, gönlündeki tohumları toprağa ekerek yeniden filizlenip emanetlerini muhafaza ve dahi müdafa etmekle muktedirdir.

 

Bunları bir siyaset veya propaganda malzemesi yapılmaktan kurtarıp kutsal olan emanetleri devletin güvencesi altında koruma altına alınarak halka arzı da sahih bir şekilde sunup 2023 Türkiye stratejisi hedefine ulaşmalıdır.

 

Son üç asırdır İslam ile savaş içinde olan batıl batı, son bir asırda İslam’ın sancağı Türkiye’yi bölmek ve yok etmek için çaba sarf etmektedir.

 

Son olarak belirtmek isterim ki;

 

Batıl batının tekelinde inşa edilen ABD ve AB bölünecek ama Türkiye tek vücut olarak daha da güçlenerek emin adımlarla ilerleyip hedefine ulaşacaktır.

 

21. yüzyıl Türk Devri olacak.

 

Araştırmacı Yazar

Serdar Bozdoğan



[1] Mİllî Eğitim Bakanlığı Yay: 481 Bilim ve Kültür Eserleri: 54

Şark -  İslâm K lasik leri: 4 İbn-i Haldun – Mukaddime, s. 117

[2] Mİllî Eğitim Bakanlığı Yay: 481 Bilim ve Kültür Eserleri: 54

Şark -  İslâm K lasik leri: 4 İbn-i Haldun – Mukaddime, s. 117

[3]Mİllî Eğitim Bakanlığı Yay: 481 Bilim ve Kültür Eserleri: 54

Şark -  İslâm K lasik leri: 4 İbn-i Haldun – Mukaddime, s. 118

[4] Mİllî Eğitim Bakanlığı Yay: 481 Bilim ve Kültür Eserleri: 54

Şark -  İslâm K lasik leri: 4 İbn-i Haldun – Mukaddime, s. 283

[5] Safahat, Hece Yayınları,1. Baskı 2008, s.39

[6] Orhun Abideleri, file:///C:/Users/User/Downloads/0106-Orxun_abideleri-muharrem_ergin_(43)(211KB).pdf, s.12



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER A.Raif ÖZTÜRK HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Nurcan CANKORU
KİMDEN
Y
Metin ALKAN
DÜNYAYI YÖNETEN ADAM ROTHSCHİLD PARA İMPARATORLUĞU
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Ehli Sünnet Müslümanların LUT kavmi ile İmtihanı Bazı Din görevlileri de Vebal altında. ZABITALAR DENETİMDE SAĞDUYULU VE HASSAS OLMALI GÖRME ENGELLİLER, Yürüyen Merdiven ve Ahvâlimiz?
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim