25 Haziran 2018, 06:09 - 
Kahrolası insan ne kadar da NANKÖR

Kahrolası insan ne kadar da NANKÖR

Bu ifade benim değil, Yüce Rabbimizin Abese sûresi 17. Âyetiyle bizleri ikazıdır Peki, nankörlük nedir? Öncelikle nankörlüğü tanımlayalım: Nankörlük; İyilik bilmemek, yapılanların veya verilenlerin değerini bilmemek ve teşekkür ve şükür edememek, küfranlık anlamlarına gelmektedir.

Kahrolası insan ne kadar da NANKÖR (80. S., 17. Â.)

Bu ifade benim değil, Yüce Rabbimizin Abese sûresi 17. Âyetiyle bizleri ikazıdır

Peki, nankörlük nedir? Öncelikle nankörlüğü tanımlayalım:

Nankörlük; İyilik bilmemek, yapılanların veya verilenlerin değerini bilmemek ve teşekkür ve şükür edememek, küfranlık anlamlarına gelmektedir.

Nankörlük her dinde ve her toplumda tiksinilen ve nefret edilen bir davranış biçimidir. Kur’an’da da birçok âyetlerle nankörlük, açık seçik tehdit edilmektedir.

·        Nankörlük hakkında birkaç özlü söz hatırlayalım.

Nankör insan, her şeyin fiyatını bilir, fakat HİÇ BİR ŞEYİN KIYMETİNİ BİLMEZ. (Wilde Oscar)

Nankörlük, zayıf insanların işidir, güçlü insanlar içinde asla nanköre rastlamadım. (Goethe)

Artık insanları tanımak için vakit kaybetmiyorum. Çünkü nasıl olsa nankörlükleriyle kendilerini tanıtıyorlar. (P.Auster)

Nankör insanları mutlu etmek çok zordur. (La Edri)

Kötü insanlar, aynı zamanda nankördür de. (Cervantes)

Duvar yapıldıktan sonra duvarcı (yani eserler kullanılmaya başlayınca, icraat sahibi) unutulur. (Çin Atasözü)

Nankörlük, en büyük ihanettir. (Bilgi Feneri)

·        İLGİNÇ nankörlüklere geçmeden önce şimdi de nankörlükle ilgili birkaç âyet hatırlayalım ki, o nankörlüklerin ne denli ilginç ve hata olduğu idrak edilsin:

İbrahim Sûresi, 7. Âyet: ..“Şükrederseniz size daha çok veririm. Nankörlük ederseniz, o zaman da azabım çok çetindir.”

İbrahim Sûresi, 34. Âyet: O, istediğiniz her şeyden size verdi. O’nun nimetlerini saymaya kalksanız, saymakla bitiremezsiniz. Fakat insan çok zalim, çok nankördür.

Nahl S., 55. Â.: İşte verdiğimiz bunca nimete şükür yerine, böyle nankörlük ederler. Şimdi bir süre eğlenin bakalım, yakında başınıza gelecek âkıbeti öğrenirsiniz.

Hac S., 38. Â.: Şüphesiz ki Allah, îmân edenleri müdâfaa eder. Muhakkak ki Allah, hiçbir hâini ve hiçbir nankörü sevmez.

Ankebut S., 66. Â.: Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etsinler ve sefa sürsünler bakalım! Ama yakında bilecek onlar!

Abese S., 17. Â.: Kahrolası insan, nasıl da nankörlük ediyor!

Âdiyat S., 6. Â.: Şüphesiz ki insan, Rabbine karşı gerçekten çok nankördür!...

·        Evet, sözlerin en doğrusu ve en mükemmeli olan Kur’ân ayetlerinde de gördüğümüz gibi, gerçekten de İNSAN ÇOK NANKÖRDÜR.

Nankörlüğün zıddı ise insanın kendisini nimetlendireni, kendisine imkânlar vereni bilmek, onu unutmamak, onu takdir etmek ve her fırsatta onu anmak, ona şükür ve teşekkür etmektir.  Oysa bizlere ikram edilenleri de, lütfedilenleri de ve bahşedilenleri de çok çabuk unutuveriyoruz. Yani; şükür ve teşekkür etmek yerine, nankörlük ediyoruz, değil mi?

Hatta ikram EDENLERİ bile tanımaz oluyoruz ve inkâr ediyoruz, hatta onlara düşman kesiliyoruz…

Bir örnek arz edeyim de iyice rahatlayınız:

Bu örnek; Menderes veya Özal örneği de değil. Yani, siyasetten değil.

Bizleri HİǒLİKTEN varlık âlemine getiren, bizlerin hiçbir tercih hakkımız olmadığı halde, taş, odun, toprak, bitki değil de, bir CANLI olarak halk eden. Canlıların içinde, yılan, kirpi, salyangoz, köstebek, domuz, köpek, merkep değil de, İNSAN olarak dünyaya gönderen. 

İnsanların içinde de en güzel bir ırkta, ülke olarak da kurak-çorak, soğuk-sıcak, susuz-verimsiz, kıtlıklarla boğuşan ülkeler yerine, milyarların gıpta ettiği en güzel bir ülkede yaratan. Üstelik de bizleri kör, sağır ve sakat değil, sağlam ve sağlıklı bir şekilde yaratan, Müslüman bir ailede dünyaya gönderen o Yüce Yaratıcıya karşı bile, çok rahat, yani hiç utanmadan nankörlük ediyoruz biz…

Birkaç gıda yeterliyken, binlerce çeşit (İbr. S.,34. Â.’e göre: sayılamayacak kadar çok) nimetlerini bizlere seferber eden, onlardan istifademiz için bizlere gözler, diller tüm duygularımızı veren, kalplerimizi, beynimizi, böbreklerimizi, ciğerlerimizi ve tüm organlarımız yıllarca tıkır-tıkır çalıştıran O yüce Yaratıcıya karşı da çok nankörlükler ediyoruz biz…

“Sınamak maksadıyla gönderdiğini” bizlere anlatması için Peygamberler gönderen, dünya ve ahiret mutluluğumuzu kazandıracak donanımda Kılavuz bir kitap gönderen, Rahmeti sınırsız olan O Yüce yaratıcıya karşı bile çok nankörlükler ediyoruz biz.

Çok az şükrediyoruz. Yani çok az kulluk ve ibadet ediyoruz!!!

..Ve bizlere daha bunca nimetler bahşeden O Yüce Allah’a cc. karşı bile biz, itaatsizlik ediyoruz, ona karşı bile isyan ediyoruz da O cc. bizlere karşı yine de hep SABIR gösteriyor. Buna rağmen O cc, nimetlerini göndermeye devam ediyor.

O yüce Yaratıcımızın emirlerine karşı bizler, itaatsizlikle, yasaklarına karşı ise dikkatsizlikle, O’na cc. karşı nankörlük ediyoruz. O cc., ise Yaptıklarımızı, itaatlerimizi veya nankörlüklerimizi sadece meleklerine kaydettirerek, vaat edilen o büyük güne erteliyor. Çok nadiren de depremlerle ve çeşitli belâ veya âfetlere bizleri ikaz ediyor.

Bazılarımız ise, maalesef bunlardan bile haberdar değiliz…

·        Eğer insanlar nankör olmasaydı, tüm insanların %100’ü, yani tamamı ŞÂKİR (şükreden), kulluk ve ibadetlerine sahabeler gibi devam eden kimseler olurdu.

Konu buraya kadar gelmişken, sadece kendi ülkemize ve güncel ahvalimize de bakalım:

Eğer bu ülkenin insanları; bir köşe yazısına değil, koskoca bir kitaba bile sığdırılamayacak kadar çok olan, 16 senelik müspet ve hayırlı icraatlar için, takdir, şükür ve teşekkür eden olsaydı, seçim neticesi asla böyle olmazdı. Bazı (örn. yeniden imar edilen Van-Şırnak v.d.) bölgelerdeki oy oranı, %35,4 - %21,2 yerine, en az %80-90 olurdu…

·        Umulur ki güzel ülkemizin; yalanlarla, iftiralarla, boş vaatlerle yanıltılıp nankörlüğe itilen saf ve temiz insanları, dolmuşa getirilip nankörlük ettiklerini fark ve idrak edip, tövbe ederler ve bu Uhrevî VEBÂLDEN kurtulurlar. Allah cc çok AF EDİCİDİR...

·        Ne mutlu; sadakatten, doğruluktan, şükür ve teşekkür etmekten şaşmayan bahtiyar insanlara…



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER A.Raif ÖZTÜRK HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
BEDİR ASHABINDAN SALEBE
Y
Nurcan CANKORU
KİMDEN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK SENDROMUNDAN KURTULMAK LAZIM “Türkçe E Z A N” ve ‘Normal Ezan’ hakkında. MEVLİD-İ NEBİ GÜL - SEREN - AKIL - ZEKA VE GÜVEN
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim