05 Haziran 2018, 12:42 - 
BİTTİ DENEN ORDU YENİDEN DOĞDU

BİTTİ DENEN ORDU YENİDEN DOĞDU

Bir subay, normal bekleme süreleri ile ancak 28 yılda general olabiliyor. Dolayısıyla orduya sızan bu FETÖCÜ hainler, öyle birilerinin dediği gibi AK Parti iktidarları döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yerleşmiş değiller.

Bir ordu düşünün ki, bu ordunun general ve amiral düzeyinde olan yani orduyu yöneten, emir veren toplam 350 generalinden 151 tanesi, 15 Temmuz hain darbe girişimi içerisinde yer almış. Yani bu ordunun üst komuta kademesinin neredeyse yarısı FETÖC܅ Bir subay, normal bekleme süreleri ile ancak 28 yılda general olabiliyor. Dolayısıyla orduya sızan bu FETÖCÜ hainler, öyle birilerinin dediği gibi AK Parti iktidarları döneminde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yerleşmiş değiller.

FETÖCÜ OLMAK NE DEMEK?

Üniformasını giydiği ordunun genelkurmay başkanını, kuvvet komutanlarını derdest edecek kadar düşman, milletin seçtiği Cumhurbaşkanına suikast yapacak kadar hain, vergileriyle maaşını ödeyen halka silah sıkacak kadar soysuz, nankör, darbeci ve hain demek oluyor.

Türk ordusunu, 1960’lardan başlayarak, yıllar süren bir çalışma ile FETÖCÜ hainlerle dolduranların elbet bir hedefi vardı. Bu hedef, DAEŞ karşısında topunu tüfeğini bırakıp saatler içerisinde şehri terk eden Irak ordusu gibi bir ordu oluşturmaktı. Yani nicelik olarak var olan ama nitelik olarak bir işe yaramayan görüntüden ibaret bir ordu.

Ama başaramadılar! Çünkü en başta Millet olmak üzere, vatanperver TSK mensupları ve Emniyet güçleri el-ele verip, istiklalinin ve istikbalinin karartılmasına müsaade etmediler, liderlerinin çağrısıyla sokaklara dökülüp elinde bayrağı ve göğsünde taşıdığı sarsılmaz imanıyla bu küffar ajanlarına DUR demesini bildiler. Batılıların maşası olan bu darbeci hainlere darbeyi vurup işi terse döndürmeyi Allah’ın da yardımıyla başarmış oldular.

Başta ABD ve onun şemsiyesi altına girmiş bir takım batılı devletler, yıllardır yaptıkları yatırımı bir gecede kaybetmenin şokunu yaşadılar. Onlar bu şoku yaşarken Türkiye üzerinde kötü emelleri olan malum üst akıl onları bu şoktan çıkarmak ve tekrar motive etmek için “Beyler; belki darbeyi başaramadınız ama ortada Türk ordusu diye bir şey de kalmadı. General ve amirallerinin yarısı atılan bir ordu artık herhangi bir operasyon yapamaz. Dolayısıyla darbeyi başaramadınız diye fazla üzülmeyin, planlarınızı revize edin ve Türkiye’yi işgal etmek için, güneyden çevreleme hareketine kaldığınız yerden aynen devam edin” talimatı verdi.

Kulaklarına üst aklın fısıldadığı bu talimatla moral bulan zinde güçler, güney sınırlarımızda teröristleri kullanarak oluşturmaya çalıştıkları Irak’tan Akdeniz’e kadar uzanacak terör koridorunu, yani bölgenin yeraltı zenginliklerini Türkiye’yi By-Pass ederek Akdeniz’e ulaştırma planlarını hızlandırdılar. Bu kapsamda taşeron örgüt olarak kullandıkları PKK/PYD’ye binlerce tır ve binlerce uçak dolusu silah desteğini alenen yaparak Türkiye’ye gözdağı vermeye başladılar.

Bıçağın kemiğe dayandığını gören Türkiye “öleceksek, adam gibi ölelim” diyerek bu hain darbe girişiminden 40 gün gibi kısa bir zaman sonra, hiç beklenmedik bir anda “FIRAT KALKANI” harekâtıyla bu terör koridoruna ölümüne bir dalış yaptı. Müslüman Türk’ün iman gücüyle neleri yapabileceğini kestiremeyenler için bu bir intihar dalışıydı. Onlara göre Türk ordusu, 15 Temmuz gecesi itibariyle operasyonel gücünü büyük oranda kaybetmişti. Dolayısıyla da bu ani “FIRAT KALKANI” harekâtıyla kalan gücünü de kaybedecek ve bataklıkta boğulacaktı. Ama durum onların beklediği gibi olmadı. Bittiğini sandıkları ordu, içindeki hainlerden temizlenince adeta yeniden doğdu. Suriye’de 67 Devletten oluşan koalisyonun dört yılda yapamadığını/yapmadığını, o bitik dedikleri Türk Ordusu, saatler süren bir operasyonla yaparak Cerablus’u DAEŞ’ten  sekiz saatte temizledi.

ABD ve Batılılar ve onların içimizdeki destekçileri bir kez daha şoktaydılar. Bitti sandıkları Türk ordusu, sanki daha bir güçlenmişti. İçerisindeki hainlerden temizlenen ordunun daha bir operasyonel hale geleceğini onların anlaması çokta kolay değildi. Hainlerden temizlenen Türk ordusu, “FIRAT KALKANI” harekâtından sonra bu seferde ABD’nin ve batılı devletlerin tüm itirazlarına rağmen Afrin’de yuvalanan teröristleri temizlemek için “ZEYTİN DALI” harekâtını başlattı.  Girilemez, girilirse de çıkılamaz denen ve dağları taşları yeraltı tünelleriyle donatılan Afrin’e, ABD’nin yaptığı gibi her yeri yakıp yıkarak değil, sivilleri korumak için adeta bir cerrah hassasiyetiyle girildi. Yüzde 70’i yerli üretim olan silahlarla düzenlenen “ZEYTİN DALI” harekâtı ile ABD ve batılı bir kısım devletlerin yıllardır yaptığı tüm yatırımları bir anda “ÖLÜ YATIRIMA” çevirip çöpe atılmış oldu. Şimdi ise sıra başka bir girilemez denen Kandil'de... Türkiye, yıllardır başına musallat edilen bu terör belasından çok yakın bir zamanda Allah'ın izniyle kurtulacak. Ayağındaki prangaları bir bir kıran Türkiye, hızlı adımlarla kutlu yürüyüşünü sürdürecek. Batılı devletlerin güney sınırımız boyunca kurmaya çalıştıkları o terör koridoru, tamamıyla ölü yatırıma dönüştürülüp çöpe atılana kadar bu mücadele devam edecektir.

Şöyle sokağa çıksak ve vatandaşlara ölü yatırım nedir diye bir soru sorsak, bunu herkes çok kolayca cevaplayabilir diye düşünüyorum. Çünkü bu soruyu cevaplamak için iktisatçı veya ekonomist olmaya gerek yok. Ölü yatırım denen şey, yapılan bir hareketin karşılığında beklenen hadisenin gerçekleşmemesi yani ölmesidir. Misal vermek gerekirse ABD ve Batılı ülkelerin YPG/PKK’ya yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımları örnek gösterebiliriz. ABD ve batılıların, PPK/PYD’ye verdikleri silahlar Türk ordusu tarafından ya ele geçirildi, ya da imha edildi. Eğittikleri on binlerce terörist ya öldürüldü, ya da arkasına bile bakamadan kaçıp şimdilik kurtuldu. Türkiye, Afrin operasyonuyla ABD’ye aslında büyük bir iyilik yapmış oldu. On binlerce terörist için sürekli harcamak zorunda olduğu Extazi hap masrafları, etek fistan masrafları, eğitim masrafları, silah ve tünel yapım masrafları gibi birçok masraftan ABD’yi kurtarmış oldu.

 

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) eski Başkanı Orgeneral David Petraeusa olası bir Türk-ABD sıcak çatışmasında neler olabileceği sorusu sorulmuş. Onun verdiği cevapla yazımızı noktalayalım.

“Orada durup iki defa düşünmeleri lazım. Türklerden bahsediyoruz, kontrolümüzdeki Araplardan değil. Düzenli taktik ve biz de bile olmayan disiplinli bir orduya sahipler. Geri çekilme gibi bir huyları yok ve bu olasılığı hiç düşünmüyorlar. Top yekûn savaşan bir millet. Olasılık hesapları yapmıyorlar, akıllarında toprakları ve dinleri varsa kaygılanıp sonlarını düşünmüyorlar.” (NOKTA)

Selâm Sevgi ve Dua ile…



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Halil KALKAN HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
BEDİR ASHABINDAN SALEBE
Y
Nurcan CANKORU
KİMDEN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK SENDROMUNDAN KURTULMAK LAZIM “Türkçe E Z A N” ve ‘Normal Ezan’ hakkında. MEVLİD-İ NEBİ GÜL - SEREN - AKIL - ZEKA VE GÜVEN
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim