05 Ocak 2018, 20:39 - 
DİN VE BİLİM SAVAŞLARI SON BULMADAN ORTADOĞU'DA SULH OLMAZ

DİN VE BİLİM SAVAŞLARI SON BULMADAN ORTADOĞU'DA SULH OLMAZ

.......

Dünyadaki bütün denge değişimleri asra şekil verecek süreçte kendisini yenileyerek farklı bir boyut içerisinde işlevsellik kazanmaktadır.

 

19. yüzyıl imparatorluklar ve hanedanlıkların şekil aldığı bir yüz yıl olurken 20. yüzyıl imparatorluk ve hanedanlıklara karşı şekil alan askeri yönetim ile soğuk ve sert politik rüzgârların kasırgaya dönüştüğü yüz yıl olmuştur.

 

İçerisinde bulunduğumuz ve tanımlamakta zorlandığımız 21. yüz yıl çöken 20. yüz yıl kavramına benzemeyerek teknolojik bir doku uyumu içerisinde daha çok dijital bir yüz yıl olarak yerini almaya başlamıştır. Bu yeni yüz yılda kapitalizm yerini küreselizme, Marksizm yerine, yerinden yönetim şeklini almıştır.

 

Güç yönetimi olan uluslararası oluşumlara karşı direnecek kuvvete sahip ülke ve devletler iç karışıklık ile şekil aldırılmak üzere sinsi ve gizli bir şekilde örgütlenmiş bir takım gruplar küresel dengelere vurgu yaparak ekonomik denge politikalarını on planda tutacaktır.

 

Diğer taraftan 20. yüz yılda Marksizm olan eylem metodu 21. yüz yılda öz yönetim ve yerinden yönetim furyası ve arayışı olarak şekil alacaktır. Bugünlerde görüldüğü üzere karşılaştığımız hadiseler bir arayış değil bölgesel kaoslar ile ülke ve devlet sisteminin yara alması önceliklidir ve 1960 darbesi ile başlatılan bir süreçtir.

 

1950’ li yıllarda dünya dengelerinin yeni boyuta erişimi hususunda plan ve program yapanlar 20. yüzyıl da askeri denge oluşumu ve hâkimiyetini kullanarak hedef ülke ve bölgelerde ayrışma ve bölünme politikalarına zemin hazırlamıştır.  

 

Dünyadaki bu değişimden ülkemizde 1960 darbesi, 1980 darbesi, 28 Şubat ve son olarak 15 Temmuz ihanet kuşatması olayı ile etkilenmiştir. Nitekim bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de toplumsal ayrışma, kutuplaşma ve çatışmalar hız kazandırılarak at izi it izine karıştırılmak istenmektedir.

 

Bilimsel açıdan konuyu ele almak adına; Büyük olaylar hiç bir zaman asla gizlenemez veya saklanmaz. Sadece gözün bakış açısında değişiklik ile gerçek olan gündem gizlenir. Eğlence yâda ritim uygulamaları ile ruhlar uyutulup akıllar boyatılır.

 

Büyük olan gizemler gözde saklanır söz ile işlevsellik görür. Hakikat olan mutlak gerçek işleyiş bitip yeni politikanın zemini hazır hale geldiğinde kamuoyuna servis edilerek oyalanmaları sağlanır. Böylece kimse sürece mani olamaz çünkü hızına yetişecek bir düşünce mekanizması muktedir değildir. Bu yüzden anı geriden takip ettirirler.

 

Zamanın değişim olgusundan olumsuz etkilenmemek için anı dengeli bir şekilde analiz ederek gelecek kuşağa yönelik stratejiler güçlü bir şekilde oluşturulmalıdır. 1960 darbesi ve sonraki dönemlere baktığımızda fikirsel kutuplaşmanın toplumsal ayrışmaya nasıl döndüğüne odaklanmalıyız.

 

Toplum olgusunda batıya yakın düşünce akımına yakın olanlar enternasyonal düşünceyi savunurken doğu kültürü akımında olan Anadolu toplumu din motifli bir düşünce ekolünde yer almıştır.


Enternasyonal ve bilim ile din eksenli düşünce arasında zıtlıklar henüz yeni filiz verirken yakın zamanda nihai amacını tamamlayan soğuk savaş yerini din ve bilim savaşına bırakmıştır. 11 Eylül tiyatrosu ile ABD İngil-tereyi maydanoza çevirerek önce Orta Asya'ya gözüne kestirip Afganistan’da sonrada Ortadoğu’ya göz dikerek Irak' ta katliamlar yaparak toplum, millet ve vicdan dokusunu yok etmiştir. Adına demokrasi getiriyoruz diyerek hakiki özgürlükleri kısıtlayarak sindirme ve yıldırma politikaları ile coğrafyaların direnişini kırmışlardır.

 

Yeni bir dönem içerisinde bilim ve din savaşları biraz daha savaş alanlarını genişleterek manevra kabiliyetine hız kazandırmıştır. Artık para ve din savaşı daha ön plandadır. Para, bilimin yerini alarak din savaşına girerken aynı para din oluşumuna da finansal destek vererek bilim ile çatışmayı hızlandırmaktadır.

 

Kıssadan hisse, savaşı savaşanlar ve ya savaşı kazanalar değil, savaşta ve sonrasında ekonomik destek ve finans trafiğine sahip olanlar yönetmektedir.

 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu olumsuz süreçten milli güvenliğini muhafaza etmek için ne yapmalıdır?

 

Öncelikle Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilat ve stratejisinde yenilik yaparak akademik ve düşünen akıl kadrolar ile sosyolojik ve psikolojik formasyon kazanımını personellerine temin ederek halkla ilişkilere acil bir şekilde önem vermelidir.

 

Diyanete bağlı ‘kuran kursları’ akademik bir düzeye eriştirilmek adına ‘kuran eğitim merkezleri ‘olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Her eğitim merkezinde akademi kadrosu kurarak sosyoloji, psikoloji, pedagoji, eğitim uzmanı, bilişim ve teknoloji uzmanı görev yapmalıdır. Kuran eğitim merkezlerinde eğitim alan öğrenciler aynı zamanda örgün eğitim alanında aktif eğitime tabi olmalıdırlar. Böylece fen ilimleri alanında bilgi sahibi olarak hayatta en hakiki mürşidin ilim ve fen olduğunun tespiti teyit edilecektir.

 

Bu stratejik hamle ile din bilgisi sahih ve yıpratılmadan doğru bir şekilde, dış etkenlerin baskısından kurtularak toplum ve millete sunularak dinsel ideolojik dönüşümlerin önüne geçerek FETÖ gibi NATO’nun gizli hamleleri engellenmelidir.

 

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü aracılığı ile eğitim kurumlarında din dersi veren öğreticileri seçerken son derece mükemmel ve donanımlı, sosyoloji, psikoloji, din bilgisi ve Kur’an eğitimi hususunda uzman kişiler arasından mülakat ile seçmelidir.

 

Kişileri,  grupları ve partisel ideolojileri değil, bizzat Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milletini temsil eden stratejik milli bir doku içerisinde geçmişte köy enstitüleri örneği gibi günümüz koşullarına uyum sağlayacak süreçte güçlü bir strateji ile milli sivil toplum politikası gerçekleştirilmelidir.

 

Toplum doğru bilgi içerisinde aydınlatılırken aynı zamanda endüstriyel bir mecrada öğrenim sağlanacaktır. Tüketimin önüne set çekilerek üretime ağırlık vermeye başlandığında din ve bilim savaşını çıkarmak isteyen şeytani düşüncelerin sahipleri ülkemizden bertaraf edilerek devlet sisteminden ve milletin yakasından arındırılacaktır.

 

Serdar Bozdoğan

Araştırmacı Yazar



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Serdar Bozdoğan HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Serap Hanım öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
EDEB HAYA İFFET
Y
Nurcan CANKORU
SAKİ AB-I HAYATTAN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Merkebin Gölgesi ve Merak hastalığımız!... GÖRÜNMEZ TAARRUZ HAREKETLERİ Umre Tur Rehberi Süleyman Yasin AKDENİZ'den Umreye Gideceklere Önemli Tavsiyeler Dr. İşân Hüseynî’den, Müthiş bir anekdot.
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim