01 Kasım 2017, 08:10 - 
SAHİ NEYDİ KUR'AN DOSTLUĞU?

SAHİ NEYDİ KUR'AN DOSTLUĞU?

Kur'an dostluğu, Kur'ana dost olabilmek, Kur'ana layık olabilmek, Kur'an'a hizmetkar olabilmek, Kur'anca yaşayabilmek, Kur'an'a has talebe olabilmek, Kur'an'ın o taptatlı kokan zengin bahçesine bekçi olabilmek... Ahh belki de hepimizin arzu ettiği ve hayal ettiği Kur'an'ın baki dostluğunu kazananlardan olabilmek hayali bile tatlı değil mi?

Kur'an dostluğu, Kur'ana dost olabilmek, Kur'ana layık olabilmek, Kur'an'a hizmetkar olabilmek, Kur'anca yaşayabilmek, Kur'an'a has talebe olabilmek, Kur'an'ın o taptatlı kokan zengin bahçesine bekçi olabilmek... Ahh belki de hepimizin arzu ettiği ve hayal ettiği Kur'an'ın baki dostluğunu kazananlardan olabilmek hayali bile tatlı değil mi? Kur'an'a has talebe olmak öyle kolay kazanılan bir haslet mi? O'na arkadaş olabilmek, O'nun ile gerçekten bir sevgili misali görüşüp, konuşup, hoş sohbet edebilmek kolay mıdır? O'nu sevdiğini kucaklarcasına kucaklayıp sımsıkı sarılıp hıfzındaki ayetleri aşk ile nakşettikten sonra öpüp sevmek yürek ister değil mi? Bahsettiğimiz ve daha fazlası Kur'an yolunda samimiyet ve ihlas ile hayatını feda edenlere nasib olacak tatlı nimetlerin yalnızca bir kısmıdır. Bunları elde etmek dünyadaki O'na olan hakiki aşkımızdan geçer evvela... Hakiki Kur'an davası eri olmaktan geçer. Sandığımız kadar basit gibi gözüküp fakat basit olmayan bir hakikatten bahsediyoruz. Öyle bir aşk ki bu: Aşkların en güzeli, en yücesi, en edeplisi HZ. KUR'AN... Kur'an yalnızca iki kapağı olan ciltlenmiş 600 küsür sahife içerisine yazılmış arapça metinlerdir sanılmasın. Sessiz, sakince duvarda asılı olduğuna veyahut hafızların dilinde dönen arapça lafızlardan ibarettir sanılmasın. O bize en büyük bir rehber, en büyük bir yoldaş, en büyük tarik. O yüceler yücesi Hz. Kur'an. Evet konumuz Kur'ana olan dostluğumuz idi değil mi? HZ. KUR'AN bizi dostluğuna kabul etmesi için yapmamız gerekenleri sorsak belki bir çoğumuz birşeyler söyleriz, bir kaç kelam konuşuruz. Fakat kelimeler kifayetsizdir, yaşanması bambaşkadır. Kur'an ki yüzünden bakmanın dahi şifa ve nimete kavuşturduğu yüce bir kelamdır şöyle ki: Resûlullah Efendimiz (s.a.v) “Göze, ibadetten nasibini verin.” buyurdular.


“Onun ibadetten nasibi nedir?” diye soruldu.


Resûlullah (s.a.v): “Gözün ibadetten nasibi Mushaf’a (Kur’ân-ı Kerîm’e) bakmaktır.” buyurdular.   Bir başka hadîs-i şerîflerinde Resûlullah (s.a.v) Cebrâil’e (a.s), gözünde bir ağrıdan şikâyet etti. Cebrail (a.s) ona ‘Mushafa bak’ dedi.”  O öylesine bir aşk ki okunup, yaşanmasını bakın Rasulullah (s.a.v.) neye benzetiyor:Kur’an-ı öğrenin ve okuyun! Çünkü Kur’an-ı öğrenip okuyan ve onun hükümleriyle amel edip yaşayanın misali, içi misk dolu bir keseye benzer; kokusu her yana yayılır. Kur’an-ı okuyup onu sadece içinde tutan, ağzı düğümlü misk torbasına benzer.


Ve yine bakınız Rasulullah (s.a.v.) Kur'an hafızları için ne buyuruyor:Ümmetimin en şereflileri ve ileri gelenleri, Kur’an-ı kalbinde, hafızasında taşıyanlardır. Sonrasında yine Kur'an hafızlarının Allah'ın dostu olduklarını bildiriyor: Kur’an-ı yüklenenler Allah’ın dostlarıdır. Onlara düşmanlık eden, Allah’a düşmanlık etmiştir. Onları dost edinen, Allah’ı dost edinmiştir. Bu Hadis-i Şerife göre anlıyoruz ki Kur'an'a dost olmanın yollarından bir tanesi de Kur'an'ı yüklenmektir, hıfzetmektir.. Ve yine Kur'an Hafızına ikramın ve ihanet etmenin büyük bedelinden bahsediyor, şöyle ki:Kur’an-ı taşıyan(kalbinde ve kafasında ona muhafaza eden), İslam sancağını taşıyandır. Ona ikramda bulunan Allah’a saygı göstermiş olur; ona ihanet eden, Allah’a ihanet etmiş olur. Allah’ın laneti böylesine olsun. buyuruyor. Bakınız Kur'an dinleme hususunda ne buyrulmuş:“Kim Allâhü Teâlâ’nın kitabından bir âyet dinlerse onun için kat kat sevab yazılır. Kim de onu okursa kıyâmet günü onun için nûr olur.” Kur'an'ı dinleyip dinlettirmekte Kur'ana dost olmanın bir başka yollarındandır tabi ki. Bu yol ile O'na dost olmak Ülkemizde yaygın bir haslettir. Elhamdulillah Mısır'lı ve Türkiye'li Kur'an okuyucularımız pek çoktur ve de pek tatlıdırlar. Mısır'lı Dr. Ahmed Naina diyor ki: Kur'an kalpten çıkarsa kalbe girer. Gerçektende öyle bizler yüce kelamı ne kadar içten ne kadar kalpten okuyup nakşeder isek gönüllere, dinleyen kulaklarda bir o kadar kalbine indirir okuduğumuz kelamı.. Fakat okuduğumuzu yaşayabildiğimiz zaman ancak hakiki Kur'an dostları olma yolunda yürümeye nail olabiliriz. Yani sadece okumak ile dinlemek ile dost olunmuyor. Hakiki dost odur ki: Kur'an için hayatını, nefsini, işini, eşini, anne-babasını, dünyevi kelamlarını, gıybet ve dedikodusunu, gurur ve benliğini hiçe sayıp ruhunu Kur'an'a satabilsin. Evet bizler saydığımız bunca maddeleri feda edip Kur'an'a satabilirsek o zaman kalp sırrına erip Kur'an'a hakiki dost olanlardan olabiliriz. Mevlana Hz.leri der ki: Kalp sırrına erenler neler yapar bilir misin? Kızmazlar… küsmezler… kırmazlar…kırılmazlar. Her şeyde bir güzellik bulurlar. Hiçbir şeyi insanoğlundan bilmezler, Rabbinden bilirler. Herşeyi ondan umup ondan beklerler. Ve susarlar… Susarak konuşurlar. Yani şöyle ki:Derin imana kavuşan bir insan için kızmak, üzülmek, küsmek, darılmak diye bir şey yoktur. Çünkü her şeyde, yaşadığımız her olayda bir hayır, bir güzellik gizlemiş Rabbimiz. Yapan insan yok, söyleyen insan yok. Hepsini yaptıran, söyleten ve kader içine yerleştiren Allah var. Dolayısıyla derin imanla herşeyden razı olan, mutmain olan, zorlukta da, bollukta da, her türlü imtihanda da Rabbinden razı olan bir ruh var, işte bu ruh Kur'an'a hakikaten dost olmuştur, işte bu ruh hakikaten Rabbini bulmuştur. Kur'an'a  hakiki dost olup O'nun ile yaşayıp yaşatabilmek duası ile...                                                                                                                                                                           


HAFIZ MEHMET ALİ SAVURMAK


MERSİN AKDENİZ DERNEK CAMİİ İMAM-HATİBİ



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Mehmet Ali SAVURMAK HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Serap Hanım öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
ARAB HAYRANLIĞI
Y
Nurcan CANKORU
KUDÜS'TEKİ SAPAN TAŞI
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Elif TAVŞU
ŞİMENDİFER İLE BEKÂYA DOĞRU
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
İbadeti Hafife alanların ACI Âkıbetleri CİNSEL TERCİH VEYA CİNSEL YÖNELİM GERİYE DÖNÜP BAKTIĞIMIZDA 15 TEMMUZ
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim