04 Haziran 2017, 14:04 - 
Mübarek Günlerde En Makbul İbadet?

Mübarek Günlerde En Makbul İbadet?

İnsanlık âleminin bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti, gâyesi ve sebebi, Kâinâtın Hâlikını tanıyıp O’na cc İBADET etmektir. (Zâriyât S. 56. Âyet. Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım!) Bu âyetteki “Ancak” vurgusu, “başka bir sebeple değil” anlamındadır ve çok önemlidir. Peki, bu mübarek günlerde en makbul ibadet hangisidir?...

Mübarek Günlerde En Makbul İbadet?

İnsanlık âleminin bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti, gâyesi ve sebebi, Kâinâtın Hâlikını tanıyıp O’na cc İBADET etmektir. (Zâriyât S. 56. Âyet. Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım!) Bu âyetteki “Ancak” vurgusu, “başka bir sebeple değil” anlamındadır ve çok önemlidir. Peki, bu mübarek günlerde en makbul ibadet hangisidir?...

Her zaman en makbul ibadetler; öncelikle ‘haramların terki’ ve ‘farz ibadetlerdir’.

Farz ibadetlerden sonra vacip ibadetler geliyor ise de, en makbul, en avantajlı ve en kârlı ibadet; elbette tüm ibadetlerin ANA HARCI ve “mayası” hükmünde olan, Kur’ân ile meşgûl olmaktır. Çünkü her ibadetin temeli Kur’âna dayanıyor.

Peki, Kur’ân ile meşgûl olmak nasıl olur?

1.     Kur’ân-ı Kerimi, “yüzünden ve doğru okuma eğitimi almak veya vermek”.

2.     Kur’ân-ı Kerimin içeriğini, insanlık âlemine verilen MESAJ yönünü incelemek. Yani Kur’ân ilmiyle meşgul olmak, Nurterapiler, Kur’ân sohbetleri ve tefsir çalışmaları vb.

3.     Kur’ân-ı Kerîm reçetesini, tüm insanlık âlemindeki muhtaç gönüllere ulaştırmak.

4.     Kur’ân-ı Kerîmi yüzünden, tertîlen (tecvid kurallarına göre, tane-tane, hazmederek, sesli bir şekilde) ve çokça okumak.

5.     Kur’ân-ı Kerîmi “mukabele” suretinde veya her zaman okumak ve dinlemek.

Görüldüğü gibi, bu beş maddenin neredeyse tamamı, 1. maddeye yani Kur’an okumayı bilmeye bağlıdır. İşte bu nedenlerledir ki Kur’an okumayı öğrenmek, her Müslüman için mutlak bir vecîbedir. Üstelik de Kur’an, bir Cennet lisanıdır. Bilvesile bendeniz öncelikle, KUR’ÂN-I Kerim hakkında birkaç önemli MÜJDE’Yİ de arz etmek istiyorum.

Bu müjdeleri ben ilk okuduğumda çok duygulanmıştım, çok sevinmiştim. Özellikle ikinci müjdede kendimi ve duygularımı frenleyemediğim için, sevincimden ağlamıştım.

Birinci müjde: Kur’ân okumada veya dinlemede, herkes için üç etki alanı vardır.

Bunlar: A- Cismânî etki alanı, B- Nûrani etki alanı, C- Rûhani etki alanıdır.

A- Cismani yani Fizikî etki alanı hakkında herkes bir şeyler biliyor ve hissediyor. Kur’ân okurken veya dinlerken rahatladığını, stresinin kaybolduğunu, hafiflediğini ve huzur duyduğunu söylüyor, fakat en bilimsel açıklamayı, Japon Prof. Masaru Emoto yapıyor.

3 Yıldan fazla süren çalışmaları sonrası yazmış olduğu ‘Su Kristalleri’ adlı kitabında Prof. Dr. M. Emoto; "SU, cansız bir madde değil, canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmaktadır. Su, çevresinden pozitif ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir." diyor. Emoto, bu çalışmalarıyla görünmeyen bir ruh ve mâneviyat âleminin varlığına özellikle Kur’ân okunurken veya ezan okunurken, sudaki moleküller, meydana gelen o ulvî frekans ile mükemmel bir kristalik yapıya ve dizilime ulaştığını keşfediyor.

..Ve kitabının sonunda da şu iddiayı haykırıyor: “İnsan vücudunun yüzde 70'i de sudan oluştuğuna göre, İslâm'ın, Kur’an’ın insan bedenine ve Ruhuna, ne denli ‘doğru hitap ettiği’ ortaya çıkıyor…” diyor.

B- ve C- Maddelerindeki Nûrani ve Rûhani etki alanları ise kişilerin ihlâsına, takvâsına ve Yüce Rabbimizin takdirine göre, sınır konulmadan ecir ve taltif edilmektedir…

Bir kimse aldığı herhangi bir ilâcın mahiyetini, içeriğini ve TERKİBİNİ bilmediği halde, o ilaçtan yararlandığı gibi, Kur’ân okuyan ve dinleyen kişi de, anlamlarını ve bu bilimsel avantajları bilmese bile, yine bu etki alanlarından mutlaka yararlanmaktadır…

İkinci Müjde: Peygamber efendimiz sav. Sahabeleriyle sohbet ederlerken, buyurmuş ki:

“Bir kimse öldüğünde, yakınları cenaze işleriyle meşgul iken, son derece güzel bir kişi gelir, mevtanın başının yanına durur. Mevta kefenlendiğinde, o güzel kişi küçülerek, kefen ile merhumun göğsü arasına süzülür. Mevta kabrine defnedildikten sonra herkes evlerine döner. Verilen talkından sonra ise Münker ve Nekir adlı iki özel melek gelir.

Bu arada, kefen ile o kişinin göğsü arasına girmiş olan o güzel kişi de çıkar.

Sorgu melekleri, mevtayı kişisel mahremiyet içinde ve imanı hakkında çok ciddi bir sorgulama yapmak için, o güzel kişinin oradan çıkmasını isterler.

O güzel kişi Yüce Rabbinin emrini göstererek, şöyle konuşur.

-‘Bu mevta benim refakatimdir. Bu benim dostumdur. Ben hiçbir şekilde onu yalnız bırakamam. Çünkü ben Yüce Rabbimiz tarafından yetkilendirildim. Sizler kendi görevlerinizi yapınız. Bu mevtanın, Cennet bahçelerine girmesini kabul ettirinceye kadar, ben bu mevtayı terk edemem…’ der.

Bu olanları takip eden mevta, bu güzel kişinin kim olduğunu çok merak eder.

O güzel kişi, mevtanın bu merakına cevap olarak şöyle konuşur:

·        -“Hani sen dünya hayatındayken, bazen yüksek sesle, bazen kısık sesle, bazen de mırıltıyla sürekli okuduğum KUR’ÂNIM ben. Rabbim beni böyle şekillendirerek, senin için yetkilendirdi. Bundan sonrası için de sakın endişe etme. Bu sorgulamada da (Haşir, Kıyamet, Sırat vs.) sonrasında da üzüntü duymayacaksın…” der ve sorgulamayı izler.

Sorgulama bitince o güzel kişi, mevtanın rahat etmesi için, Meleûl â’lâdan (meleklerin, yüksek semadaki makamlarından) misk kokularıyla bezenmiş bir döşek hazırlarlar…

Allah Resulü Muhammed sav. Bu müjdeyi anlattıktan sonra şöyle ilâve buyurur:

·         -“Hesap gününde de, ne bir peygamber, ne de bir melek, Allahın cc. indinde, KUR’ÂN’dan daha imtiyazlı bir şefaatçi olmayacaktır…” (Ramûd-ul Ehâdis, İlâhi Nizam, İhya-u Ulûmiddin.)

Acaba, insanın en büyük endişesi olan, er veya geç çıkacağı bu zorunlu yolculukta, kişiyi tüm endişelerden kurtaracak bu güzel müjdeler için, neler feda edilmez ki?...

Bu konuda bir Hadîs-i Kudsî:

“Siz Kur’ân ile meşgulken, diğer kullarım duâ ederek benden bir şeyler istiyorlar. Siz Kur’ânla meşgul olduğunuz için isteyemediğiniz halde, onlara verdiklerimden çok daha fazlasını size vereceğim.” Ne kadar çok önemli bir müjde, değil mi?...

Kur’ân okumayı her ne sebeple olursa olsun, ihmal edenler, bu müjdelerden sonra, bütün imkânlarıyla Kur’ân öğrenmeye, her gün ve her fırsatta okumaya, başkalarına da öğretmeye seferber olmazlar mı?...

Bediüzzaman Hz.’nin ifâdesiyle de; “Kur’an, yerin ve göğün sahibi olan Allah’ın cc., tenezzül buyurup bizimle konuşmasıdır.” (Şuâlar, s. 115.) Tek bu sebep bile, bir hazinedir.
“İçinde Kur’an’dan bir şey olmayan ceset, harap ve virane bir eve benzer

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER A.Raif ÖZTÜRK HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Serap Hanım öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
HER ŞEY HUZUR İÇİN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
N.Arslan CANKORU
SAYILMAZ
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Elif TAVŞU
ŞİMENDİFER İLE BEKÂYA DOĞRU
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ Metabilim: Sihrin Yapısı Mucizelere dair(devamı)... Barkodların TEVHÎD haykırışları…
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim