09 Eylül 2016, 16:36 - 
Fetö Niçin Risale-i Nur'u Kullandı

Fetö Niçin Risale-i Nur'u Kullandı

15 temmuz 2016 akşamı Türkiye, fetullahçı terör örgütü ve taşeronları ve organik bağları ve dış destekli (teröristleri destekleyen) ülkelerin kuklası olarak Türkiye Cumhuriyetini yıkmak devleti bölmek yabancı güçlere peşkeş çekmek gibi birbirinden pis planlar ve kirli ittifaklar ile darbe teşebbesünde bulundu.

 Necip milletimizin basireti ve cesareti ülkemizin Reis-i Cumhuru ve hükümeti yek vücut olarak bu planları bozdu inlerinden çıkan o teröristlere hak ettiği cevabı verdi hak ettiği yere soktu. Konu hakkında uzmanlar günlerce analizlerini anlattılar kitaplaştırdılar ve Büyük Türkiye Cumhuriyeti Devleti fetullahçı terör örgütüne ve kriptolarına karşı mükemmel bir mücadele sergiledi ve aynı kararlılıkla üstüne gitmeye devam ediyor. Cenabı Hak muzaffer eylesin.

Darbe teşebbüsünün baş faili fetullahçı terör örgütünün ele başı fetö ise Türkiye Cumhuriyetinin birbirinden ciddi teşebbüsleri ile abd deki ininden henüz ülkemize getirilemedi pensilvanyada abd'nin koruması ve çatısı altında sefasını sürmeye devam etmekte. 

Türkiye Cumhuriyeti Devletine kast eden fetöyü koruyan kollayan savunmaya çalışan ülkeler ve o ülkelerdeki basım yayın organları ise bu işi örtbas etmek için ciddi gayretler içine girdikleri görünmekte. Öyle ya bilinen suçu ayyuka çıkmış bir teröristin yargılanması için Türkiye'ye iade etmemeleri ne ile izah edilir? 

Fetö yapılanması hakkında konuşanlar eskiden beri muhalefet edenler durumu fark edip sonra yeni yeni bir duruş ortaya koyanlar bu konu hakkında güvenlik güçlerimiz ve milletimiz ile bildiklerini gördüklerini gözlemlemelerini sürekli paylaşıyorlar. Ortaya çıkan verilere bakıldığında meselenin küçük bir terörist gurubun saldırısı değil uluslar arası boyutta bir yapılanma ile yıllarca üstünde çalışılarak yürütülen Türkiyeyi yıkmak bölmek ve düşmanlara pay etmek üzere yapılan bir proje olduğunu artık çok net bir şekilde herkes görebiliyor. 

Benim dikkat çekmek istediğim husus ise fetullahçı terör örgütünün ele başının ve organik bağlarının ne için Risale-i Nur eserlerini ve müellifi merhum Bediüzzaman Said Nursi'nin istimal etmek istemiş olmaları ve bu Kuran tefsiri olan eserleri kendilerini gizlemek için neden maske yaptıkları konusudur. 

Risale-i Nur eserlerinde ihtisas yapmış incelemelerde bulunmuş Bediüzzaman'ın tarihçe-i hayatını bilenler içinde malumdur ki Bediüzzaman'ın mücadelesi risale-i nur'da görüldüğü üzere öncelikle iman kurtarmaktır. Fakat iman kurtarma davasında yola çıktığında karşısına aldatıçı, hakikatı saptırıcı, iftiracı, yalancı, tuzak kurucu bir çok iç ve dış tehditlerle karşı karşıya kalmıştır. İman kurtarma davasında karşısına çıkan bu ifsad komitelerinide tokatlayarak onları deşifre ederek planlarını bozarak yoluna devam etmiş ve eserlerini okuyanları sürekli bir surette bu din ve mukaddesat düşmanlarına karşı uyarılarda bulunmuştur.

Talebeleri ile birlikte binlerce mahkeme edilmiş zehirlenmiş idam ile yargılanmış olan merhum Said Nursi'yi ve kuran tefsiri olan risale-i nur'u kimse durduramamış eserleri okundukça millet uyanmış ve vatanına milletinde dinine bayrağına sahip çıkarak bu milletin manevi asayişini korumaya memur neferler olmuşlardır. Bu yüzden eserlerinde asayişi muhafaza etmekle görevliyiz kabilinden çok defa ders vermektedir. Bu mücadelesi kısa bir sürede bu kadar baskıya rağmen çok etkili olmuş eserleri okundukça ifsad komitesinin planları bozulmaya başlanmış etki edemez hale gelmişlerdir bir çeşit felç yaşamışlardır. Öyle ki bu eserler bugün dünyada ellibeş dile çevrilmiş kıtalar aşmış bir şekilde okunmaya ve okutulmaya devam edilmektedir. Eserleri okuyanlar ve bu eserler ile vatanına milletine bayrağına dinine hizmet eden neferler milyonları geçmiştir. 

Eserleri incelendiğinde le martini işaret ederek lemartinin eserlerinde hain simavnalı şeyh bedrettinin oyunlarını göstermiş bir adım ötede gladiston'un oyununu bozmuş ona karşı mücadele etmiş bir adım sonrası yahudi karasso, haim naum, lord gürzon gibi İslam Düşmanlarının planlarını deşifre ederek halkı bu kirli ittifaka karşı uyanık tutmuştur. Risale-i Nur'un diğer kuran tefsirlerinden farklı kılanda esasında bu olmuştur. Zira Bediüzzaman eserlerinde masonları tokatladığını bu ifsad komitelerine ve bolşevik baykuşlara karşı mücadelede olduğunu ve bu mücadelesini vatanı milleti bayrağı ve dini için mümin ve muvahhid bir ferdi olarak yaptığını hayatı ve mematı ile göstermiştir ki vefatı sonrası mübarek naaşı urfa kabristanlığından kaçırılmış ve bilinmeyen bir yere götürülmüştür.

Uzun uzadıya bütün detayları ile incelenmesi gereken bu meseleleri sizlerin basiret ve araştırmalarınıza havale ederek fetö ele başı fetullah gülenin ve onun arkasındakı kirli ittifakların niçin Risale-i Nur'u ve Said Nursi'yi kullanmaya çalıştığına dair bazı ip uçları ve karineler ile vermeye devam edelim.

Şimdi madde madde aktaracaklarıma dikkat ediniz. pazılın parçalarını bir araya getirdiğinizde fetullah gülenin niçin risale-i nur'u kullandığını göreceksiniz!

a) Simavnalı Şeyh Bedrettin Osmanlının fetret döneminde ortaya çıkmış torlak kemal ve börklüce mustafa ile birlikte isyanlara kalkışmış bu isyanlarından önce kendilerine biat etmişleri din süsü verdikleri sapkın görüşleri ile kandırıp kullanmayı başarmıştır. Le Martinin bu konuda yazdıkları eserlerinde incelenmeli!

b) İngiliz Müstemlekât Nâzırının (Gladiston) : Kur'an-ı Kerim'i eline alarak "Bu Kur'an Müslümanların elinde varken, biz onlara hakikî hâkim olamayız. Ya bunun kaldırılmasına veya çürütülmesine çalışmalıyız." Konferans ( 172 )

c) İstanbul Hahambaşısı Yahudi Karasso ile Bedîüzzaman arasında Selânik'te cereyan eden bir konuşma sırasında, Karasso konuşmayı yarıda bırakarak dışarıya fırlamış ve arkadaşlarına: "Eğer yanında biraz daha kalsaydım, az kalsın beni de Müslüman edecek idi" diyerek mağlubiyetini hayret ve telaşla izhar etmiştir. Karasso ki, Osmanlı İmparatorluğu'nu parçalamak için sinsi ve tertibli bir şekilde çalışan gizli bir teşkilâta mensub olup, ortada fevkalâde bir rol oynuyordu. Tarihçe-i Hayat ( 60 )

d) İngiliz murahhas heyeti reisi Lord Gürzon, nihayet en manidar sözünü söyledi. Dedi ki: "Türkiye İslâmî alâkasını ve İslâmı temsil rolünü kendi eliyle çözer ve atarsa, bizimle hulûs birliği etmiş olur ve Hristiyan dünyasının hürmet ve minnetini kazanır; biz de kendisine dilediğini veririz."
Emirdağ Lahikası-2 ( 31 )

e) Türkler'e dinlerini ve din temsilciliğini feda ettirmek şartıyla, sun'î istiklal işinde gizli anlaşmanın müessiri, tek kelime ile Yahudiliktir. Buna memur-u müşahhas kimse de, şimdi Mısır Hahambaşısı bulunan Hayim Naum'dur. Bu Hayim Naum, bu korkunç teşebbüse evvelâ Amerika'da Türkler lehinde bir seri konferans vermek ve emperyalizma şeflerine, Türk'ün maddesini serbest bırakmaları, buna mukabil ruhunu, tâ içinden ve kendi öz adamlarına yıktırmaları fikrini telkin etmek suretiyle başlamıştır. Yani masonluk hasebiyle Kur'anın ahkâmını kaldırmak, milleti dinsiz yapmak. Hayim Naum müdhiş plânının zeminini Amerika'da hazırladıktan sonra İngiltere'ye geçmiş ve hâlis Yahudi olan Lord Gürzon ile temas ederek şu teklifte bulunmuştur:  "Siz Türkiye'nin mülkî tamamiyetini kabul ediniz. Onlara ben İslâmiyet'i ve İslâmî temsilciliklerini, ayaklar altında çiğnetmeyi taahhüd ediyorum." Emirdağ Lahikası-2 ( 32 )

f) Bu kısmı şimdilik yazmıyorum bende kalsın ve risale-i nur'u okuyanlar arayıp bulsunlar orda yazıyor.
 
g) Dünyayı unutmak lâzım olduğu bir zamanımda, o hal beni masonların meclisine getirdi, onları tokatlamakla meşgul eyledi. Bediüzzaman rh. Şualar ( 301 )

h) Bir zaman İngiliz Devleti, İstanbul Boğazı'nın toplarını tahrib ve İstanbul'u istilâ ettiği hengâmda; o devletin en büyük daire-i diniyesi olan Anglikan Kilisesi'nin başpapazı tarafından Meşihat-ı İslâmiyeden dinî altı sual soruldu. Ben de o zaman Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye'nin âzası idim. Bana dediler: "Bir cevab ver." Onlar altı suallerine, altı yüz kelime ile cevab istiyorlar. Ben dedim: "Altıyüz kelime ile değil, altı kelime ile de değil, hattâ bir kelime ile dahi değil; belki bir tükürük ile cevab veriyorum! Çünki o devlet, işte görüyorsunuz; ayağını boğazımıza bastığı dakikada, onun papazı mağrurane üstümüzde sual sormasına karşı, yüzüne tükürmek lâzım geliyor. Tükürün o ehl-i zulmün o merhametsiz yüzüne!..
Mektubat ( 417 )


Görüldüğü gibi bin yıldır İslamiyet'e sancaktarlık yapmış necip millete karşı tarihten gelen düşmanlık ve bu düşmanlığın neticesinde yapacakları ve yaptıkları eylemleri Said Nursi eserleri Risale-i Nur'da ilan ediyor.

Uzun uzadıya masaya yatırılması uzmanların üzerinde konuşması gereken bu mevzuların yerine darbeden sonra fetöye karşı mücadele başlatılırken bazı sözde yazar ve hocaların piyasaya çıkıp fetö ile bediüzzamanı bir tutmaya çalışmaları ve bu konuda demeçler vermeleri tesadüf olabilir mi? 

Buraya kadar aktardığım kısımları irdeleyip tahkik ettiyseniz fetö niçin risale-i nur'u kullandı sorusuna hızlı bir şekilde cevap bulacaksınız!

1-) Oyunları bozan deşifre eden hayatı ve mematı ile ve eserleri ile ortada olan Said Nursi yazdıkları ve anlattıkları ile bu ifsad komitelerinin sinir uçlarına dokunmuştur.

2-) Risale-i Nur müellifi binlerce mahkeme ile durdurulamamıştır. Risale-i Nur müellifi Said Nursiyi idam ile yargılayanlar başarısız olmuşlardır zehirlemişlerdir fakat başarısız olmuşlardır yıllarca hapis edilmiştir durduramamışlardır en son sürgün hayatı vermişlerdir ve yine durduramamışlardır. Öyle ki vefatına yakın afyon savcısının ifadesi ile risalele-i nur okuyan ve bu anarşist komiteler ile mücadele için yetişen nur talebesi beşyüz bin civarını bulmuştur. Bir Said Nursi ile baş edemeyen bu komiteler yüz binlercesi ile karşı karşıya kalmıştır.

3-) Durdurmak için bütün güçlerini kullanan ifsad komiteleri durduramayacaklarını anladıkları için yöntemlerini değiştirmiştir. Şu satırlar yine risale-i nur'dan alıntıdır. Apaçık şekilde fetö ve yapılanmasını gösterir. Şöyle ki : 

Bu gizli din düşmanları ve münafıklar çoktandır anladılar ki, Nur talebelerinin kefenleri boyunlarındadır. Onları Risale-i Nur'dan ve üstadlarından ayırmak kabil değildir. Bunun için şeytanî plânlarını, desiselerini değiştirdiler. Bir zayıf damarlarından veya safiyetlerinden istifade ederiz fikriyle aldatmak yolunu tuttular. O münafıklar veya o münafıkların adamları veya adamlarına aldanmış olanlar dost suretine girerek, bazan da talebe şekline girerek derler ve dedirtirler ki: "Bu da İslâmiyete hizmettir, bu da onlarla mücadeledir. Şu malûmatı elde edersen, Risale-i Nur'a daha iyi hizmet edersin. Bu da büyük eserdir." gibi bir takım kandırışlarla sırf o Nur talebesinin Nurlarla olan meşguliyet ve hizmetini yavaş yavaş azaltmakla ve başka şeylere nazarını çevirip, nihayet Risale-i Nur'a çalışmaya vakit bırakmamak gibi tuzaklara düşürmeye çalışıyorlar. Veyahut da maaş, servet, mevki, şöhret gibi şeylerle aldatmaya veya korkutmakla hizmetten vazgeçirmeye gayret ediyorlar. Risale-i Nur, dikkatle okuyan kimseye öyle bir fikrî, ruhî, kalbî intibah ve uyanıklık veriyor ki; bütün böyle aldatmalar, bizi Risale-i Nur'a şiddetle sevk ve teşvik ve o dessas münafıkların maksadlarının tam aksine olarak bir tesir ve bir netice hasıl ediyor. Fesübhanallah!.. Hattâ öyle Nur talebeleri meydana gelmektedir ki, asıl hâlis niyet ve kudsî gayeden sonra -bir sebeb olarak da- münafıkların mezkûr plânlarının inadına, rağmına dünyayı terk edip kendini Risale-i Nur'a vakfediyor ve Üstadımızın dediği gibi diyorlar: "Zaman, İslâmiyet fedaisi olmak zamanıdır." Tarihçe-i Hayat ( 691 )


a) fetö risale-i nuru seçmiştir çünkü düşmanlarımızın oyununu bozan bir eser budur.
b) fetö risale-i nuru seçmiştir çünkü kısa bir zamanda bu eserin maskesini takarak etkileyeği aldatacağı insanların çok olacağını bilmektedir.
c) fetö risale-i nuru kullanmış çünkü yapacağı pis işlerde dikkat çekmeden kendini en iyi kamufile edeceği arkasına saklanacağı eserler budur.
d) fetö risale-i nuru seçmiştir çünkü bu eserleri tahrif ederek manasını muhteviyatını bozarak gerçekleri örtbas ederek bu eserin mücadelede etkisini kıracaktır. 
e) fetö bu eserleri kullanmıştır çünkü bağlı olduğu ifsad komitelerinin önündeki engel budur. 

Neticede: başarısız olmuşlardır maskeleri düşmüştür bu eser Türkiye Cumhuriyeti tarafından fetönün elinden kurtarılmış Diyanet tarafından korunmaya alınmıştır. 

Şimdi yeni plan bu eserlerdeki buraya kadar vatan millet ve din menfaatine olan bilgilerin okunmaması bilinmemesi için bazı kalemşörler piyasaya sürülmüş bediüzzamana ve risale-i nurlara iftira atıp halk nezdinde bilmeyenlerin nezdinde itibar kaybına uğratmak isteme planlarını devreye sokmuşlardır. 

Çeşitli uydurmalarına misal: bu eserler kuran gibi görülüyor iftirası, bu eserlerde şirk var iftirası, bu eserlerde sapkın bilgiler var iftirası, bediüzzaman abdulhamid düşmanıdır iftirası kabilinden her farklı görüşün işine gelecek iftiraları uydurup içinide alakasız açıklamalar ile doldurup servis etmeleridir. Bu oyuna gelmemek için bizzat eserlerin orjinalini alıp herkesin kendisinin okuyup incelemesi anlamıyorsa anlayan bu konuda ihtisası olan bir bilene sorarak okumasıdır. 


4-)  Ve yine fetö ve  yapılanmasına işaret eden ve bire bir uyan Risale-i Nur daki şu ifadelere bakalım şöyle ki: 

"Yedinci Mes'ele: Rivayette var ki: "Süfyan büyük bir âlim olacak, ilim ile dalalete düşer. Ve çok âlimler ona tâbi' olacaklar."

Vel'ilmu indallah, bunun bir tevili şudur ki: Başka padişahlar gibi ya kuvvet ve kudret veya kabîle ve aşiret veya cesaret ve servet gibi vasıta-i saltanat olmadığı halde, zekâvetiyle ve fenniyle ve siyasî ilmiyle o mevkii kazanır ve aklıyla çok âlimlerin akıllarını teshir eder, etrafında fetvacı yapar. Ve çok muallimleri kendine tarafdar eder ve din derslerinden tecerrüd eden maarifi rehber edip tamimine şiddetle çalışır, demektir.Şualar ( 585 )"

a) fetullahın kuvveti kudreti kabilesi aşireti cesareti serveti saltanat süreceği bir vasıtası yoktur. Fakat şeytani zekası ile siyasi ilmiyle okul adı altında kurduğu fenni sistemiyle o mevkiye çıkmıştır. 

b) Aklıyla etrafında çok hoca alim profesör öğretmeni kendine bağlamıştır ve kendisini kabul ettirmek için onları etrafında fetvacı olarak sözcü yapmıştır. 

c) Kurduğu okullar ve dersaneler ile çok öğretmenleri kendine taraftar etmiştir. 

d) Ve son olarak din maskesini kullanarak insanları dini değerlerden uzaklaştırıp kendi kurduğu saptırılmış bir dini anlayışını empoze ederek onları etrafında kukla yapıp istediği gibi kullanabilmiştir.

Evet bu darbeci terörist kafaların bir plan ve tuzağı vardı ancak hesap etmedikleri Allah'ında onlar için bir plan ve tuzağı olduğudur. Bu mücadelede kimse zaafa düşmemeli vesveselere kapılmamalı polemiklere düşmemeli vatan millet bayrak din diyerekten kenetlenip hep birlikte mücadeleye sonuna kadar devam edilmelidir. Az bir zaaf çok hükmünde ümmeti muhammede zarar verir. Cenabı Hak muhafaza eylesin.

Geçmişte bu yapıya karşı hüsnü zan edenler bu yapının bitirilmesi için en samimi mücadelesini ortaya koysunlar Devletine milletine elinden gelen katkıyı yapsınlar. Şayet bu yapının kriptosu değillerse mutlaka Devletimiz Adalet ile hükmedecek samimi mücadelelerinizi boşa çıkarmayacaktır. 

Arif olana işaret yeter kabilinden bu kadarla iktifa ediyorum. 

Araştırmacı Yazar
Süleyman Yasin AKDENİZ



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Süleyman Yasin AKDENİZ HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Mehmet GÖÇMEZ
TERCİH
Y
Metin ALKAN
DÜNYA VE AHİRET HAYATININ DENGELENMESİ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
İSLAM DİNİNDEN AYRILAN LİSELİ ÖĞRENCİLERİN KARARLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER Sevgililer Günü mü? SEN YÜRÜMEYE BAŞLARSIN VE YOLU BULURSUN İlim Öğrenmenin Farziyeti
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim