07 Eylül 2016, 21:42 - 
AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI !!

AT İZİ İT İZİNE KARIŞTI !!

Âlemi İslamın Güzide Bahçesi Türkiye'yi Örselettirmeyin. ..

Azerbaycan'lı kardeşlerimizin meşhur darbı mesel olmuş çok güzel Atasözleri var. Bu Atasözlerinde ince, nüktedan bir üslupla güzel dersler verirler. Bunların bir tanesini şuraya bırakıyorum. .. Adam var adamların nakşıdır adam var eşşek ondan yahşıdır. Maalesef model model karakter, bir okadarda insan çeşidi var dünyada. Eee normalde yani, herkesin aklı ayrı, nefsi ayrı, kalbi ayrı, ruhu ayrı, huyu ayrı, mizacı ayrı, zaafiyetleri ayrı, yaratılışta yerleştirilen Fıtrî proğramlar ayrı, şekil ayrı vesselam. Bu kadar farklılıklar içinde tek tip bir insan modeli beklentisi ve uğraşı akla ziyan bir beklenti olur. Fakat şunuda Unutmayalımki; bu farklılıklar hem bakmasını bilene manzara güzelliği, hemde bizim imtihan sorularımızdır. İşte bu farklılıklar benim imtihanım için Allah tarafından sorulmuş sorulardır, bunların bazıları evet, bazıları hayır la cevaplanacak diye düşünen ve sırâtı müstekıîm üzere cevap verebilenler, davranabilenler kazanacak, davranamayan, cevaplayamayan, yanlış kaynaktan beslenen, zaafiyetlerinin kurbanı olan, mağlûp düşecek ... Sosyal hayattada bu böyle değilmi? Bazı insanların Manzarayı umûmîyi iyi okuyamaması, nerde başlayıp nerde duracağını kestirememesi, toplumun değerlerini bilmemesi, Fıtrî yapıdan bî haber olması, insanların fert ve gruplar halinde farklı olmasını anormal görmesi, kalbi ağır basanın aklı ağır basanı, aklı ağır basanın kalbi ağır basanı suçlaması, ya ifrat ya tefritte olması, liyakatsiz insanların layık olmadığı makamlarda bulunması, inandığı gibi yaşamayıp yaşadığı gibi inanmaya başlaması ve bunu dikte etmeye çalışması, zulmederken bile kendisini iyi niyetli görmesi ve görünmeye çalışması, adaleti değil duygusalığı veya nefretine göre muameleyi ön plana çıkarması, taraftarlık hissi ile davranması, yandaş politikası, benim kötülerim, benim iyilerim anlayışı ve daha yüzlerce madde ile hepimize dünyamızı zindan eden, huzurumuzu bozan şeyleri sıralayabiliriz. .. Hayal edinki; muhteşem bir bahçedesiniz, rengarenk çiçekler, çeşit çeşit kuşlar, envâî çeşit meyveler, sebzeler, bir birine zarar veremeyecek hayvanlarla dolu bir bahçe. .. 📌 Eşrefi mahlukat olan, kâmil, yetişkin, olgun, sanatkâr, tüccar, bilgili, görgülü, tecrübeli ve beceri sahibi bir insan gözüyle baksanız bu bahçeden binlerce müteâlâ, inceleme, değerlendirme yaparsınız. Mesela sanatkâr iseniz işin sanatlı tarafından bakar aynı zamanda kendi sanatınızlada buradan neler çıkarıp kendime, insanlığa, sanatıma nasıl bir katkı sağlarım der bu yönde program ve projeler çıkarırsınız. ..Tüccar iseniz hangisi kaç para eder, hangisine katmadeğer katarak daha kıymetli hâle getirebiliriz dersiniz, mesela şu sebzenin kilosu iki lira ama ben bundan yemek yapsam yada kurutsam daha iyi para kazanırım dersiniz. ..Bu ve bunun gibi misalleri çoğaltabiliriz. İşte mezkûr bakış açıları gibi aynı bahçeye her insan vasıflarına göre farklı pencereden bakar, kendine ayrı, topluma ayrı faydalar üretir, üretmeye çalışır, bu yönde kafasını yorar. 📌 Aynı bahçeye, aynı şartlarda insan yerine bir fil girse farklı, manda girse farklı, arslan girse farklı, eşek girse farklı, kedi girse farklı, köstebek girse farklı ve hâkeza hangi hayvan girse kendi iştihası hangi yönde proğramlanmışsa ona göre etrafa saldıracak, hele çit yıkılsa hepsi birden saldırsa; hem bahçeye, hemde birbirine güçleri nispetinde zarar verecek o muhteşem manzarayı yerle bir edecek, kısa zaman önce imrenerek izlediğimiz o muhteşem manzaralar yerine, ibretle izlenecek bir manzara gelecek. .. Aynen öylede; etrafı sırtlan sürüleri ile çevrili, uzaktan yakından hainlerin üzerine hesap yaptığı, projeler kurguladığı, Yunus'ların, Şeyh Edebali'lerin, Harekânî'lerin, Mevlâna'ların, Hacı Bektâşı Velilerin, Akşemseddin'lerin, Hacı Bayram'ı Velilerin, Emir Sultan'ların, Abdül Kadir Geylani'lerin, Hâlîdi Bağdâdî'lerin ve nice büyüklerin yetiştirip Âlemi İslamın ittihadını sağladığı, hizmetine sunduğu, Bayraktar ettiği, Sancaktar ettiği, yüzyıllarca renkleri, ırkları, farklılıkları bir kenara bırakıp muhteşem bir manzara sunan, gül'i Muhammed'î, Orduyu Muhammed'î olan bu muhteşem bahçeye maalesef bu günlerde Fil gibi, manda sürüsü gibi, sırtlan sürüsü gibi, yılan, akrep misali zehir akıtmaktan zevk alan, fıtratı bozulmuş, nefsî menfaatlerini ön planda tutarak eşek gibi tepinmeyi maharet sayan, ya da nifak tohumları ekmeyi meslek edinenler çiti yıkılmış bahçeye saldırır gibi, 15 Temmuzda oluşan ve imrenerek izlediğimiz ve dâhil olduğumuz O muhteşem birlik ve beraberlik manzarasını yerle bir etmek, yıkmak ve ibretlik bir manzaraya çevirmek için var gücüyle saldırıyorlar. Niyet bahçenin ıslahı olduğunda bahçevanlar iş başına geçer, budayacaksa ayrı, bakım yapacaksa ayrı muamele ederler. Ama toplumların ıslah edilmesi bahçe gibi basit ellerle, hayvan sürüleri gibi fıtratı bozulmuş tefrika çıkarmakla görevli uşaklarla, önüne geleni tekfir edenlerle değil, iyi niyetle, Allah’ın rızası, Devletin geleceği için çaba sarfedenlerle yapılır. Bunun için bir önceki yazımızda bir model teklifimiz olmuştu, burada bir kere daha tekrar etmekte fayda görüyoruz. En başta Diyanetin ıslahı ve ortak bir değer haline getirilmesi, kurumsal yapısının değiştirilmesi gerekir. Mesela Osmanlı döneminde denenmiş yüzyıllar boyu başarılı olmuş bir sistem var. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok deriz ya. PTT, Polis teşkilatı gibi kurumların temeli Osmanlı olduğunu ve kısmî uygulama değişikliği ile bu günde devam ettiğini biliyoruz. Diyanet te Osmanlıda olduğu gibi her kesimden Âzâların bulunduğu bir istişare kurulu ve kurumuna dönüşmeli, bu şekilde saygınlığı artırılarak toplum üzerindede saygın bir otoriteye dönüştürülmelidir. İstişare kültürünü yeniden diriltmeli, horoz dövüşü, cerbeze, nefsanilik üzerine kurgulanmış galibiyet duygularını törpülemeli, toplum nazarında çok konuşan, demogoji yapan hatta çok bağıranın değil, ilmî değerleri olanların kıymet kazandığı bir kamuoyu oluşturmalıyız. Fetö ile mücadelede asla taviz vermeden uygun ve net kriterlerle mücadele edip, idamı getirip, yürekleri soğutmalıyız. Bununla birlikte terör örgütlerinin tamamıyla dışarda mücadele ettiğimiz gibi içerdede mutlaka kurumları temizleme konusunda Fetö de olduğu gibi net olmalıyız. Mesela Vatansever evlatlarımızı mecburi hizmet ve hatta sürgün gibi nedenlerle gönderdiğimiz Doğu illerimizdeki Pkk yandaşı memurları, adeta ödüllendirir gibi yer değiştirme bahanesiyle batı illerine tayini yanlışından dönülmüş olması menuniyet vericidir, açığa alınması ve suçu kesinleşince de derhal memuriyetten atılarak ve halkın nezdinde adâlete güveni artırmalıyız. .. Yoksa birlik yıkılıyor, insanlar ayrışıyor, gönüller kırılıyor, adâlet yok oluyor, duânın yerini buğz alıyor... 15 temmuzda kimse yanındakine Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş yada Trabzon'lumusun. .. Hangi partilisin, hangi cemaattensin, hangi dernek yada vakıftansın, hangi memlekettensin, dış politikada ne düşünüyor, iç politikada ne düşünüyorsun diye sormadı...Bu gün soruluyorsa Devlet Paralele değil, maalesef Paralel Devlete operasyon yapmıştır ve oyunun ikinci sahnesi oynanıyordur. Çok takdir etmem ama fıkraları Nasreddin Hoca ya yakıştırılan mandayı bırak hocayı çıkar diyen bahçe sahibi gibi bağırasım geliyor. .. Tv ekranlarında her gün âdeta çiçek bahçesine saldıran bir fili, bir mandayı izliyoruz hoca kılığında; her kurumda 28 Şubat postmodern darbe dönemini aratacak fişlemeleri duyuyoruz, kurumlardaki dindar personelin yerleri sen şucusun, bucusun damgasıyla değiştiriliyor, ilk günden itibaren birlikte nöbete 27 gün devam ettiğimiz bir kardeşimiz PTT gibi diğerlerine göre sıradan bir kurum olmasına rağmen, namaz kıldığı için buda paralel diye birileri tarafından ihbar edildiği için açığa alınabiliyorsa, ihraç edilebiliyorsa Paralelin Devlete operasyon yapmaya devam etmeğini kimse söyleyemez. Mesele Cemaatler ve yandaşlığı ve burdan kaynaklanabilecek güyâ zararı bertaraf etmekse; bu millet futbol takımının taraftarlığı için, parti taraftarlığı için, Irkçılık için, radikal sol örgütlenmelerde dahil her bir fikrin saplantılı taraftarlarının olduğunu biliyor, geçmişte devletin altını oymak için kimin neler yaptığını görmüş ve görüyor, yakın geçmişteki ordu göreve diye yırtınanlara ve mitingler düzenleyenlere şahitlik etmiş ve ediyor. Onlarca geçmiş örneği hattâ ihtilalleri sayabilmek mümkündür. Şimdi bir hain örgüt geçmişte başka fikirler üzerinden ülkeye operasyon yapıldığı gibi bu defada din görüntüsüyle, dinle ve İslam dininin prensipleriyle asla uyuşmayan, hedefe ulaşıncaya kadar her yol mübah diyen Yahudi diniyle operasyon yapmış ve ülkenin nazarında cemaatleri kirleterek aslında devlete değil, Dine ve dînî cemaatlere operasyon yapmıştır. Devletin vazifesi Fillere, mandalara ve sırtlan sürülerine toplum mühendisliği yaptırmamak ve adaleti temin etmek ve Devleti yandaş değil, halk devleti haline getirip liyakat esasına göre standart kriterlerle işler hâle getirmektir. Devleti dinsizleştirmek ve Dindarın ayak işlerini yaptığı, bir avuç mutlu kesimin devlet yönettiği döneme yeniden dönmek aklı selim bir davranış değildir. Geçmişte yaşanan, Adnan Menderes'in, Turgut Özal'ın yalnızlığına Devletin zirvesini iteklemek maalesef bu operasyonun bir parçası olarak karşımızda duruyor. Şu soruyu da sorarak yazımızı bitirelim. Cemaatlerin kurumların önemli noktalarından çıkarılmasıyla oraya getirilenlerin Peygamber torunu olacağınımı düşünüyorsunuz ve geçmişte sicili ihtilal ve ihtilal girişimleriyle kirli zihniyetlerin iş başına geçmeyeceğini garanti edebilirmisiniz. Siz kurumları kayıtsız şartsız halkın liyakat sahibi evlatlarına açın. Zaten halkın ekseriyetle desteği sizinle olduğuna göre, her zaman kurumlarada siz hakim olursunuz.



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Seyfettin KÜRNE HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
Bizler Cemalettin Bal Hocamızın muvahhid bir mümin; Kur'an Hizmetkarı bir müftü olduğuna aynel-yakin şahidiz. Kur'an talebelerine verdiği önem, inşa ettirdiği Hafızlık Kurslarının işleriyle bizatihi ilgilenmesi, personelinin derdinde sıkıntısında varıyla yoğuyla koşan,kendisiyle uğraşan ona iftira edenlere dahi beddua etmeyen yine onları dualarıyla uğurlayan bir hocamız olduğuna şahidiz.
 
YAZARLARIMIZ
Y
Nurcan CANKORU
MENZİLE
Y
Metin ALKAN
GÖKLERİN VE YERİN ANAHTARLARI O’NUNDUR
Y
Mehmet GÖÇMEZ
ANMAK MI ANLAMAK MI
Y
SERDAR BOZDOĞAN
TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR BİZDE TARİHE YENİDEN ÇAĞ AÇTIRIYORUZ
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Uygur Türkü kardeşlerimden dinlediklerim Fetö Frarisi Fuat Avni Lakaplı Aydoğan Vatandaşın Mesai Arkadaşı Mustafa Aydın Dosya Tv Neden Panikledi? NE OLDUYSA O KARARDAN SONRA OLDU Diriliş Postası Yazarı, Dosya Tv ve Oda Tv İş Birliği İle Ortaya Atılan Bir Kumpas Daha Deşifre Oldu!
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim