01 Haziran 2016, 17:27 - 
Süleyman Yasin Akdeniz ile Ramazan Özel Röportajı

Süleyman Yasin Akdeniz ile Ramazan Özel Röportajı

Yazarımız Süleyman Yasin Akdeniz ile Ramazan’a sayılı günler kala ramazan ayımıza farklı bir pencereden bakmamızı sağlayacak çok değerli manalar çıkarabileceğimiz bir ortamda buluştuk. Öncelikle Araştırmacı Yazarlar ekibi olarak kendisinin ramazan ayını tebrik ederiz. Sizi Sohbetimiz ile baş başa bırakıyoruz.


Özgül Gelir : Yasin bey için Ramazan ayı ne ifade ediyor?

S.Yasin Akdeniz: Pek çok insana ramazan nedir diye sual etseniz pek çoğundan ramazan ne demek ile ilgili net bir cevap alamazsınız. Zira o kadar fazla İslami kültür ve bilgimiz bu asırda erozyona uğratılmış ki adeta nasıl toprak kaydığında ne tarla kalır, ne mahsulat aynen onun gibi. İslami temellerimizin binası olan İslam’ın şiarı dediğimiz beş esastan biri olan ramazan ayında oruç tutmak; Müslüman dünyasında aç kalmaktan öte bir mananın  ifade etmediği  bir hal almış durumda. Bundan ötürüdür ki ramazan ayı ne ifade ediyordan önce ramazan nedir ile başlamak istiyorum.

Ramazan kelimesinin hangi kelimeden türediği hakkında çeşitli rivayetler vardır. Ama bunlar içinde en mühimi diyeceğimiz İmamı Halil’den naklolduğu üzere “yaz sonunda güz mevsiminin evvelinden yağıp yer yüzünü tozdan tathir eden temizleyen yağmur manasında (ramady)” dan gelmektedir. Ve denilir ki bu yağmur yeryüzünü yıkadığı gibi Ramazan ayında da ehli imanı günahlardan yıkayıp kalplerini temizler onun için bu isim ile adlandırılmıştır.

Diğer bir rivayette ise Ramazan “ramaz” kelimesinden türemiştir. Ramaz güneşin şiddetli sıcaklığı ile taşların kızması ısınmasıdır.  Yani “ramda” kelimesinden türeyerek Ramaz olarak ifade edilmiş. Bu ise kızgın sıcak taşlar üzerinde yalın ayak yürümek yanmak olarak zikredilmiş. Başka bir rivayette ise ramazan çok sıcak bir aya dek geldiği için Araplar bu ayın ismini o şekilde çok sıcak ay manasında ramazan olarak kullandıkları yönündedir.

Sözün özü bu bilgilerden sonra artık ramazan bizim için bir şey ifade edebilmeli. Fakat içi boş hiçbir evde misafir ağırlanmaz. Ramazan bir evdir bu ayın içindeki sayılı günler ise o evi döşemek demektir. İşte bir bütün olarak ele aldığımızda Ramazan ayı bizim için eğer o evin içini en güzel şekliyle donatabildiysek çok şeyler ifade edecek demektir. Zira ifade edilecek manalar sınırlı ve sonlu olacaksa o mana manasızlıktan öte değildir. Fakat bizim için ifade edecek manalar sınırsız ve sonsuz oluyorsa işte o zaman mana ruhumuza hayat olacak niteliktedir.

Özgül Gelir: Bir dua ayı olan Ramazan’ın feyiz ve bereketinden yararlanmak için müminler kendilerini nasıl hazırlamalıdır?

S.Yasin AKDENİZ: Ehlullah ne güzel demiş: İnsan bu Dünyaya ilim ve dua vasıtası ile tekemmül etmek için gelmiştir. Yani İnsanın yeryüzüne gönderilmesinin gayesi dini ve fenni ilimleri öğrenip bunları fiili bir dua olarak kulluk makamında hakiki sahibine sunmasıdır. Ramazan ayı dahil bütün aylar her aydaki bütün haftalar her haftadaki bütün günler her gündeki bütün saatler o saatlerinin içindeki dakikalar saniyeler hepsi dua içindir. Zira insan dua ile hurda olmaktan kurtulabilir..

Ramazan ayı ise bütün 11 aylık gafletimizi yüzümüze çarpar kendinize gelin insan olun der ve nasıl kendimize geleceğimizi, nasıl insan olacağımızı bize Rahmani bir yaklaşım ile yani şefkatli bir el tarafından terbiye ederek öğretilir, kast ettiğim el beşeri bir el değil Allah’ın isimlerinin işlevsel olarak üstümüzde çalışmasıdır diyebilirim. O kadar çok materyalist bir asırdayız ki Allah’ın eli denildi mi haşa bir ceset, bir el fikri empoze edilmeye çalışılıyor. Din aynı zamanda ciddi bir edebiyat eğitimini de gerektirir ki birçok teşbihler benzetmeler misaller mecazlar hakikatler manalar hepsi kendi yerinde değerlendirilerek istifade edilsin. Ramazan ayı insan ve insanlık için o kadar mühimdir ki bu ayın ehemmiyeti mucibince Said Nursi hazretleri ramazan risalesi adlı bir kitapçık dahi neşretmiştir.

Diyeceğim odur ki bu aya hazırlık yapmak isteyenler nasıl geçireceklerini öğrenmek isteyenler membaa inmeli bu eseri temin edip acilen okuyup okutmalı insanlara dağıtmalı ki bunun önemi bir insanın bütün işlerinden ehemmiyetlidir eğer meselenin ciddiyetini biliyorsa. Zira Allahın rızasını kazanabilmek gibi çok büyük bir fırsat ile karşı karşıyadırlar..

Özgül Gelir: Ramazan ayında oruç ve namaz ibadetlerinin dışında neler yapılmalıdır?

S.Yasin Akdeniz: Bu sualinize cevaben orucun ve namazın manası bilinmelidir diyorum. Çünkü oruçlar niçin tutturuluyor, kim tutturuyor namazlar neden kılınıyor, kime kılınıyor, neden bir ay oruç, neden her gün beş vakit namaz işte bunlar bilinmeli. Bunların cevabının bilinmediğini idea etmiyorum. Tam aksi cevabı var fakat kitaplarda saklı kalmış. Bugün elinize bir mikrofon alıp cami cami dolaşsanız 70 sene camiye devam eden bir amcayı çevirseniz ve sorsanız amca neden oruç tutuyorsun: Allah emrettiği için diyecektir. Yine sorsanız: peki neden namaz kılıyorsunuz neden beş vakittir?  Yine diyecek: Allah emrettiği için. Evet, doğru diyecek. Pek çok insanda yine buna benzer cevaplar verecektir. Hâlbuki Mevla, namaz ve oruç gibi ibadetlere mükellef kıldığı insanlardan neyi istiyor neyi anlaması gerektiğini ve ne anlatması gerektiğini istiyor ve hangi ruh ile yapmasını istiyor. İşte bu durum yine anlaşılmayacak anlaşılmayı bekleyecek. İşte Ramazan bu anlamları insanlara terbiye ve ders veren bir mürşit hükmündedir.

Özgül Gelir: Büyüklerimiz “Bizim zamanımızda Ramazan…” diye başlarlardı söze ve bir masal gibi dinlerdik onlardan. Günümüzde bu ruhu yaşayamamamızın nedenlerini nasıl açıklayabilirsiniz?

S.Yasin Akdeniz: Evet büyüklerimiz diyoruz eski ramazanları anlatan büyüklerimiz. Karagöz Hacivat hikâyeleri ile ramazanı bir eğlence gibi gören büyüklerimiz mi? Yoksa Ramazanlarını piyes ve müsamereler ile tiyatrolarda vaktini öldüren büyüklerimiz mi? Ramazan denince gecenin sahur vaktinde boza diye bozacının nasıl boza sattığını bize anlatan büyüklerimiz mi? Yoksa davulcunun sahur vaktinde beyitler okuyarak hadi uyanın diye uyuyanları nasıl kaldırdıklarını anlatan büyüklerimiz mi?  Yahut akşam ezanı okunduğunda sıcacık pidesini alıp çeşit çeşit nimetler ile sofrasına oruç açmak için oturduklarını anlatan büyüklerimiz mi? Evet insanlar yaşça bayağı kocayıp büyüye biliyorlar. Fakat bir davaları yoksa anca yaş ihtiyarlığı ile sınırlı kalıyor.

Birde hakiki büyüklerimiz dediğimiz büyük insanlar var âlemimizde Bediüzzaman Said Nursi gibi. Kaç ramazanını sofrasız olarak aç olarak hapishane köşelerinde zindanlarda geçirmiş hiç haberimiz bile olmamış bir büyüğümüz. Ramazan aylarında çektiği zindan çileleri içinde kendi çilesini hiç düşünmeden sadece bizlerin imanlarının kurtulması için mücadele etmiş bir büyüğümüz. Osmanlı yıkılalı bir asır oldu bize ramazanı anlatan büyüklerimiz Osmanlı olamamışlardı ki o eski ramazanlar diyebilsinler. Osmanlı’dan sonraki büyüklerimiz ise malum cereyanlar içinde bugünlere geldiler. Ya davaları vardı, ya kendilerine yaşadılar. Kendilerine yaşayan büyüklerimizin anlatacağı ramazana gerçekten özenmiyorum. Birde Bediüzzaman gibi davası olan büyüklerimiz vardı işte onların yaşadığı bir günlük ramazana imrenirim o bir günlük oruçlarına gıpta eder maşallah diyerek alkışlarım.

İşte nerde şimdi o eskimeyen ramazanlar nerde o zindanlar altında iftiralar altında sürgün ve hakaretler altında tutulan oruçlar gözyaşları ile tebrik edilen ramazan bayramları. Şimdi anladınız mı Ramazan benim için ne ifade ediyor.

Özgül Gelir: Bakara Suresi 185. Ayette mealen “Ramazan ayı ki, onda Kur’an-ı Kerim, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi..”denilmektedir. Bizler bu ayet ışığında yaşantımız için nasıl dersler çıkartmalıyız?

S.Yasin Akdeniz: Evet beklediğim bir suali sordunuz. Öncelikte çeşitli Kuran mealleri içinde en çok tasvip ederek okuduğum Bahaeddin Sağlam mealli Kur’an dır. Orda 185nci ayet meali şu şekilde kaydedilmiştir.

“Ramazan ayı öyle bir aydır ki; ayırıcı, doğru yolu gösterici mesajlar ve insanlar için hidayet olarak Kur’ân o ayda indirildi. Kim o ayda mukim ise, o ay boyunca oruç tutsun. Kim hasta veya yolcu ise, (tutmadığı günler kadar) başka günlerde oruç tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. (Allah size bunları açıkladı ki) oruç günlerini tamamlayasınız, size doğru yol gösterdiğinden dolayı Allah’ın büyüklüğünü idrak edesiniz. Ve O’na şükredesiniz.(Oruç ayı, ibadet ve manevi hayat için, dua ve niyazların kabulü için büyük bir fırsattır.)          

 

Evet, gelelim bu ayet ışığında nurunda nasıl dersler çıkarmamız gerektiğine. Anekdot olarak özet özet değineceğim daha kapsamlı malumat için Risale-i Nur eserlerine bil hassa Mektubat risalesi 29ncu mektuba bakılsın derim.

a)      Ramazanı şerifte çok hikmetler vardır,

b)      İslam’ın beş esasının birincilerindendir,

c)       İslam’ın şiarlarının en büyüklerindendir,

d)      Ramazanı Şerif Cenabı Hakkın kullarını terbiye etmesi yönüne bakar,

e)      Ramazanı Şerif insanlığın sosyal hayatına bakar,

f)       Ramazanı Şerif insanın şahsi hayatına bakar,

g)      Ramazanı şerif nefsin terbiyesine bakar,

h)      Ramazanı şerif ilahi nimetlerin şükrünü öğretir.

 

Hikmet varlığın hakikati demektir. Ramazan ayı ise Üstadın tabiri ile İslam’ın esaslarının birincilerindendir. Yani ilklerindendir. Zira Ramazan ile insan ilahi bir terbiyeden geçer ve edeplenebilir. Ramazan için İslamiyet’in şiarı denilir. Çünkü şiar üstünlük belirten bir işaret demektir. Bir yerde ezan okunuyorsa anlaşılır ki orda Müslümanlar vardır. Bir memlekette bir cami varsa anlaşılır ki orda Müslümanlar vardır. Oruç da böyledir, müslümanlık belirtisidir. Zira Müslüman olmayanlar Ramazan orucu tutmazlar ve ramazan-ı şerif Cenab-ı Hakk’ın umumi bir terbiyesine bakar. Zira oruç tutan insan anlar ki; birisi var ve ben ondan müsaadesiz ağzımı çok susamış olsam da suya içmek için uzatamam, O’ndan izinsiz çok acıksam da yemek yiyemem. Hem çok zenginde olsam ondan izinsiz ben yiyemem ve o insanın firavunluğu gururu kibri nefsinin gizli isyanı kırılmış olur.

Yine ramazanı şerifte insanlar kendi acziyet ve fakriyetlerini Mevla’nın terbiyesi ile anladıktan sonra kendisinden daha fazla ihtiyaç içinde olan insanları fark eder ve onların yardımlarına zekât fitre ve sadakaları hatta kumanyaları ile koşarlar. Yoksa diğer vakitlerde kendileri tok olduklarından aç olanların hallerini bilmezler, bilselerde hissedemezler hissetmediklerinden yardımlarına samimi bir surette koşmazlar ve yine her insan ramazan-ı şerifteki oruç sebebi ile bir çok zaman teşekkür etmediği şükür içinde olmadığı nimetlere şükretme ihtiyacı duyar ve nimetlerin kadri kıymetini idrak etmeye başlar. Hem Allah namına hareket etmenin Allah namına verip Allah namına almanın hatta Allah namına vermeyenden almamanın dersini yine bu ayda öğrenir idrak eder. Eğer namazlarına dikkat etmiyorsa oruç vesilesi ile anlar ki ben nasıl bir Sultanı Hakim emriyle aç kalıyorum onu dinliyorum nefsime ağır gelen bu kulluğu yapıyorum o halde ruhumun gıdası olan fakat benim çok zaman gevşeklik gösterdiğim namazlarımı da aynı hassasiyet ile kılmalıyım diye manevi dersini alır.

Kısacası Ramazan ile ya kaybeden olunur, ya kazanan.. Bir de çok kimse işitmiştir, duymuştur, biliyordur. Şeytanların ramazan-ı şerifte bağlanması meselesi. Bu bağlanmak bir ip ile bağlanmak değil yukarıda zikrettiğimiz manaları idrak eden ve ruhunda yaşayan özümseyen bu dersleri alan müminlerin şeytanın oyunlarına gelmemesi anlamındadır. Bu bilinçlenme ise hakikatte şeytanın elini ayağını bağlıyor demektir. Çünkü şeytanın hangi yoldan nasıl yaklaştığını nasıl aldattığını öğrenen ve oruç ile şuurlanan bir Müslüman elbet şeytanın elini kolunu bağlamış onu çaresiz bırakmış demektir. Yoksa Ramazan ayında yine genel evleri pavyonlar fuhuş yuvaları meyhaneler kumar haneler dünyanın pek çok yerinde faaliyetlerine devam etmektedirler. Uzun kıssayı kısa keserek Ramazanı şerif ayının ruhuna uygun olarak oruçlarımızı tutmayı teravihlerimizi aksatmadan devam etmeyi ve inşallah mağfiret olunanlardan olarak bayrama ve ebedi bayramlara kavuşmayı Mevla cümlemize takdir etsin diyerek bu güzel sohbeti hazırlayan  Özgül hanıma ve okuyucularıma teşekkür ediyor şimdiden Ramazan-ı Şeriflerinizi tebrik ediyorum.



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Röportajlar HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Serap Hanım öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
ARAB HAYRANLIĞI
Y
Nurcan CANKORU
KUDÜS'TEKİ SAPAN TAŞI
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Elif TAVŞU
ŞİMENDİFER İLE BEKÂYA DOĞRU
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
CİNSEL TERCİH VEYA CİNSEL YÖNELİM GERİYE DÖNÜP BAKTIĞIMIZDA 15 TEMMUZ Şehadete Bir Gün Kala! Yazıklar Olsun, O Namaz KILANLARA!…
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim