18 Mayıs 2016, 12:22 - 
Kendi güvenliğin için dahi olsa başkalarının güvenliğini önemse!

Kendi güvenliğin için dahi olsa başkalarının güvenliğini önemse!

Yazıma başlamazdan evvel, nerede olursa olsun toplu yaşam merkezlerine dönük yapılan bütün saldırıları doğru bulmadığımı ve haksız diğer bütün saldırılarla aynı kefeye koyduğumu belirtmek isterim.

 Masum insanlar, coğrafyanın sadece bir bölümünde değil, her yerinde vardırlar ve masum insanların zarar gördüğü her olay menfurdur, merduttur.Masumiyet karinesi(presumption of innocence) yani suçu ispat edilmediği müddetçe herkesin suçsuz olduğu hususu bizim için esas olmalıdır. İlkin bunu belirtmiş olalım...

Değerli Okurlar;

Dünya hayatlarını cehenneme çevirmek için “insanlar” adeta seferber olmuş durumda.Nedense toplumlar kendi ayaklarına sıkar hale geldiler. Bu konuda maalesef dünya diken üstünde. Geçen yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, herkes kendisine karşı olana tepki gösterirken, kendisi dışındakine karşı olanın yanında yer alınca bu işin sonucu doğal olarak böyle oluyor. Kendileri dışında olup-bitene insanlar sevinecek hale gelmiş durumda.

Türkiye'de sivil halka dönük katliamlarda ün yapmış bir PKK'nin, Avrupa'nın başkenti Brüksel'de çadır açması ve “göndere çekilen bayrak”larla korumaya alınması bunun en canlı ve taze örneği olsa gerek. “Değerler Topluluğu” diye tanımlanan sözde medeniyetin beşiğinde, kimi insanların kendileri nezdinde bir değer taşımadığının en güçlü kanıtıdır, bu çadır olayı.

Düşünün Brüksel'de üç farklı noktada gerçekleştirilen saldırıların faillerini, Ankara veya başka bir Türkiye kentinde birileri takdis etse, yüceltse veya açtıkları çadırlarını koruyarak destek verse, aynı “hoşgörü” refleksiyle karşılanır mı acaba? Daha açık bir ifadeyle Brüksel saldırısından iki gün sonra IŞİD Ankara'da çadır açsa ve göndere bayrak çekse bu tavır aynı tepkisizlik ve normallik içinde kabul görür mü sizce?

Acı sadece bize dokununca acı olmamalı. Başkalarını acıtanın da bizde duyarlılık hissini oluşturması gerekir. İllaki bize dokunsun diye düşünüyorsak o zaman bırakın ‘medeniyet' edebiyatını, insanlık vasfından söz etmeniz bile boş bir lakırdıdan ibaret olacak. Suriye, Irak ve daha başka İslam ülkelerinde gerçekleşen katliamların Batı'yı şu mülteci meselesi kadar sarsmadığını göz önüne aldığımızda bile, Avrupa'nın ve Batı'nın ne kadar da hodbin ve bencil olduğunu bir kez daha anlamış oluyoruz. Yani sadece kendi rahatı bozulacağı zaman çözüm aramaya çalışan bir zihniyet.   

ABD, Batı ve Avrupa yönetimleri; Ortadoğu diye tabir edilen coğrafyada gerçekleşen katliamların fiili müdahili olmakla beraber ölen çocuklar, kadınlar ve kısacası insanlık için, halklarının da şu ana kadar kayda değer tepki vermediği bir gerçeklik. Sözde medeniyetin beşiğinden başka bir coğrafyada icra edilen insanlık dışı uygulamalar için istisnalar hariç kimseden ses seda çıkmıyor. Üstelik bütün bunlara imza atanlar kendi hükümetleri veya devletleri.

Geçenlerde yapılan bir araştırmaya göre mutluluğun, sadece insanın kendi ekonomik durumunun iyi olmasıyla değil, kendi mali yeterliliğinin yanında içinde bulunduğu toplumun da ekonomik durumunun iyi olmasıyla mümkün olabileceği ortaya konmuştu. Yani işin özü şu:Senin mutlu ve huzurlu olabilmen için etraftaki insanların da mutlu ve huzurlu olmaları, onların bir endişelerinin olmaması gerekiyor. Aksi takdirde senin sükûnet içerisinde olmanın imkânı olmadığı gibi bir manası da yok zaten.

Komşusu açken mutlu olamayacakların, komşusu yanıyorken veya kendisi komşusunu yakıyorken mutlu olacağını düşünmenin ne kadar da boş bir hayal olduğunu artık anlamanın zamanı gelmiştir. Şam, Bağdat, Ankara, Tahran yanıyorken Brüksel, Washington, Berlin veya Paris'in mutlu olamayacağını son saldırılarla da anlamış olduk.

Batı; ‘kaynak devşirme' ve ‘ülke sömürme' politikalarından artık vazgeçmelidir. Bütün fitne fesat şebekelerini desteklemekten artık uzak durmalıdır. İslam âleminde perde arkasındauç'ları destekleyerek birbirlerine kırdırma olayına artık son vermelidir. Kendi kontrolüne geçirdiği ama kimi zamanlar da kontrol edemediği o uç'lardan zarar göreceğini artık derk etmelidir. Kendi güvenliği için dahi olsa artık başkalarının güvenliğini önemsemelidir.İslam ülkelerine savaşı, kanı ve gözyaşını dayatmaktan artık vazgeçmelidir.

Dünyanın teknolojik iletişim ve ulaşım marifetiyle adeta bir köy kadar küçüldüğü bu çağımızda herkesin bir kez daha duygudaşlık yapma ihtiyacı olduğuna inanarak diyoruz ki;‘hakkı teslim ederek haklarınıza sahip olabilirsiniz' yoksa ‘eden bulur dünyası'nda yanlış adımlarınızdan neşet eden olumsuzlukların teğet geçeceğini kimse garanti edemez. Bizden bir kez daha söylemesi…  

Selam ve dua ile…



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Abdullah ASLAN HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Serap Hanım öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
MÜSLÜMAN KUR'AN'LA NASIL BULUŞMALI
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
N.Arslan CANKORU
SAYILMAZ
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Elif TAVŞU
ŞİMENDİFER İLE BEKÂYA DOĞRU
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
2023’ E DOĞRU İLERLEYEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNDEN MİLLETİN BEKLENTİSİ NEDİR? Fili Yuttu bir YILAN, Bu da mı Yalan? TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE DEVLETİN KILCAL DAMARLARI GÜÇLENDİRİLMELİ Sahih Hadisler Sadece Kütüb-i sittede mi geçer?
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim