18 Kasım 2015, 17:34 - 
İlahi muhabbetin aleme yansıması

İlahi muhabbetin aleme yansıması

Üstad-ı Muhterem'in eserlerinde gördüğümüz muhteşem cümlelerden biri de şudur:


“Her cemal ve kemal sahibi kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister.”

Az bir cemal ve kemali olan kendi cemal ve kemalini, marifet ve hünerini görmek ve göstermek ister de, sonsuz cemal ve kemali, sonsuz marifet ve hüneri olan Allah, cemal ve kemalini, marifet ve hünerini görmek ve göstermek istemez mi? İster. İşte istemiş, kainatı yaratmıştır. Allah'ın kainatı yaratması, kendi cemal ve kemalini görme ve gösterme arzusunun ve sevgisinin bir sonucudur.
 
Siz bir şey yaparken bir ürün ortaya koyarken sevgiye dayanarak yaparsınız. Sevginiz yoksa hiçbir şey yapmazsınız, yapamazsınız. Birine bir şey veriyorsanız, hem de paha biçilmez cevherler, veriyor, takılar takıyorsanız sevginiz olduğu için veriyor ve takıyorsunuzdur. Sevginiz olmazsa bırakın cevherleri ve takıları üç kuruşunuzu dahi vermezsiniz.
 
Şimdi bu misal çerçevesinden kainata ve kendimize bakalım:
Kainat ve kainatın içindeki bütün varlıklar, o varlıkları yapan ve yaratan Yüce Sanatkar'ın sevgisinin ifadesinden başka bir şey değildir.
Sevmeseydi yapar mıydı, yaratır mıydı, bizi bize verir miydi? Paha biçilmeznimetler ve hediyelerle bizi süsler miydi?
 
Şu başımızdaki akıl para ile satılsaydı, kimin gücü yeterdi? Hangi sevgili hangi sevgiliye bundan daha kıymetli takı takmıştır?
Ya şu yüzünüz, yüzünüzdeki gözleriniz, kulaklarınız, sinelerinizdeki kalbleriniz?
Ya şu diliniz ve dudaklarınız?
 
Yüce Rabbimizin aklı ve sair paha biçilmez cihazları bize vermesi nasıl bizi sevdiyinin işareti ve isbatı ise, kalbimize muhabbeti yerleştirmesi, dünyamıza muhabbeti yani Muhammed'i indirmesi, bize rasul olarak göndermesi, onun eli ve diliyle güzel ahlak ve kardeşlik kurallarını yerleştirmesi de Onun bizi sevdiğinin işareti ve isbatıdır.
Bütün bunlar aynı zamanda İlahi muhabbetin insana ve aleme yansımalarıdır.
Bu izahlardan anlaşıldı ki Allah bizi seviyor. Sevdiğini de isbat etmiş.
 
Pekiii! Ya biz? Biz de Onun bu sevgisine mukabil bir sevgi gösterebiliyor muyuz?Evet diyebiliyorsak bu sevgiyi isbat edebilir miyiz? Onun sevdiği ve razı olduğu şeyler bizim de sevdiğimiz ve razı olduğumuz şeylerdir, Onun Sevgilisi ve sevgilileri bizim de sevdiklerimizdir, diyebiliyor muyuz? Ve bunu isbat edebiliyor muyuz?
 
Allah, “Mü'minler ancak ve ancak kardeştir.” (1) Buyurmuş. Irkçılığı haram kılmış. (2) Hz. Peygamber: Müslüman, Müslüman'ın kardeşidir. Müslüman kardeşine haksızlık etmez. Kardeşini acıya, sancıya çaresizliğe terk etmez.” buyurmuş. Acaba biz, bizi seven Allah'ın ve Peygamberin bu sözlerinin gereğini yapıyor muyuz?
 
Seni her an düşünen ve hiç unutmayan Rabbini, sen ne kadar düşünüyorsun?
Seni sevdiğim için ya Rabbi senin yasakladığın haramlara tenezzül etmiyorum. Seni sevdiğim için ya Rabbi emrettiklerini yapıyorum. Seni sevdiğim için ya Rabbi senin “sevin ve uyun” dediğin Sevgilini seviyorum ve onun izinden gidiyorum, diyebiliyor musun?
Dünyaya gelirken, yaşarken, yerde iken, gökte iken, dünyadaiken ve ahirette iken seni düşünen, ateşlerde yanmayasın diye çırpınan Peygamberini sen ne kadar düşünüyorsun? Onun davası, ahlakı ve sünneti yeryüzüne hakim olsun diye ne kadar çırpınıyorsun?
Seni sevdiğim için şeriatına uyuyor, Allah'ın yarattığı her varlığa ve çevreye şefkatle ve muhabbetle muamele ediyorum, diyebiliyor musun?
 
üstad-ı Muhterem, “Muhabbet şu kainatın varlık sebebidir. Muhabbet kainatın rabıtasıdır. Muhabbet kainatın nurudur. Muhabbet kainatın hayatıdır.” (3) diyor. Yani kainatı yaratan da muhabbet olmasa ve bu muhabbet devam etmeseydi kainat ve içindekiler birbirine bağlı olmayacak, ipi kopmuş tesbih taneleri gibi dağılıp yok olacaklardı. Her şey birbiriyle dövüşecek, küreler çarpışacak, kıyamet kopacak, bütün ışıklar sönecek, kainat karanlıklara gömülecekti.
Kavgalar, kargaşalar, dövüşler, cinayetler,  sevginin olmadığı yerlerde olur. Eğer Cenab-ı Hak kainattan muhabbetini, sevgisini çekiverse küreler birbiriyle çarpışacak, kainatın kıyameti kopacaktır.
 
üstad-ı Muhterem'in sözündeki “Muhabbet” kelimesini kaldırır yerine “Muhammed”i koyarsak mana değişmez. çünkü muhabbet Muhammed demektir. Muhammed de muhabbet demektir. çünkü Muhammed (s.a.v) Allah'ın muhabbetidir.
Allah bütün varlıkları Onun aşkına yarattı. Yunus da bu gerçeği şöyle dile getirmiştir:
“Hak yarattı alemi aşkına Muhammed'in
Ay ve günü yarattı şevkine Muhammed'in,
Ol dedi, oldu alem, yazıldı levhu kalem
Okundu hatm-ı kelam, şanına Muhammed'in”
Sevgili Peygamberimiz,-tabirimi Rabbim bağışlasın-Allah muhabbetinin Muhammedleşip, yere inmiş şeklidir. Diğer bir ifade ile Allah, muhabbet ve rahmetinden Muhammed Mustafa'sını yaratmış, muhabbetini MUHAMMED olarak dünyamıza indirivermiştir. Onun için şair:
“Muhabbetten Muhammed oldu hasıl
Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl” demiş, birinci mısrada Allah'ın sevgisinden Muhammed Mustafa'nın doğduğunu, ikinci mısrada da, Hz. Muhammed'in (s.a.v) olmadığı yerde gerçek sevginin olamayacağını, onsuz sevgilerden hiçbir hayır çıkmayacağını, onun sevgisinden mahrum kalmış sevgililerin huzur bulamayacaklarını ifade etmiştir.Ki bu doğrudur. Peygamberi sevmeyen Allah'ı sevmiş olmaz. Allah'ı sevmeyenin de sevgileri sadık olmaz ve iki cihanda yüzü gülmez.
 
öyleyse herkes ve her sevgili, kalbinin, kafasının, evinin, şirketinin, işinin, eğitiminin, siyasetinin, hayatının bir köşesine Muhammed Mustafa'yı (s.a.v) ve sevgisinikoyacak. O olmazsa ve sözleri kulaklara küpe olarak takılmazsa hiçbir yerde huzur olmayacağını, hiddet ve şiddetin, anarşi ve terörün bitmeyeceğini bilecek.
öyleyse diyebiliriz ki: üstad Bediüzzaman'ın, “Muhabbet şu kainatın varlık sebebidir. Muhabbet kainatın rabıtasıdır. Muhabbet kainatın nurudur. Muhabbet kainatın hayatıdır.” Sözünün anlamı şudur:
“Muhammed, şu kainatın varlık sebebidir. Muhammed kainatın rabıtasıdır. Muhammed kainatın nurudur. Muhammed kainatın hayatıdır.”
 Yani Muhammed Mustafa olmasaydı, varlık olmayacaktı. Muhammed Mustafa olmasaydı, kainatta birlik-beraberlik olmayacaktı, eko sistemin dengesi altüst olacaktı. Muhammed Mustafa olmasaydı, hiçbir yerde, hiçbir ışık olmayacak, her şey karanlığa gömülecekti. Muhammed Mustafa olmasaydı, hiçbir yerde, hiçbir canlı olmayacak ve her şey ölüme teslim olacaktı. İşte bu sebeplerden dolayıdır ki akif:
Dünya neye sahipse Onun vergisidir hep
Medyun ona cemiyeti, medyun Ona ferdi
Medyundur O masuma bütün bir beşeriyet
Ya Rab! Bizi mahşerde bu ikrar ile haşret! demiştir. üstad-ı Muhterem, Peygamberimizi anlatırken Onu Allah'ın rahmetinin timsali ve muhabbetinin (4) misali gösterir.
 
Her varlık Cenab-ı Hakk'ın farklı farklı şekillerde muhabbetinin sonucu, tezahürü, aynı zamanda cemal ve kemalinin bir aynasıdır. Fakat varlıklar içinde Allah'ın cemal ve kemalini rahmet ve muhabbetini en iyi gören, gösteren, en iyi bilen, bildiren, anlayan, anlatan Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed'dir. (s.a.v) Zaten kendisi de bu hususu şu şekilde dile getirmiştir: “Sizin içinizde Allah'ı en iyi bileniniz benim, dolayısıyla Rabbinizden en çok korkanınız (Onu en çok seven, Ona en çok saygı duyanınız) da yine benim.” (5)
 
O, böyle olduğu içindir ki, Allah tarafından da en çok O sevilmiş, “Habibullah=Allah'ın Sevgilisi”  ünvanı tam bir liyakatle yalnız Ona verilmiştir.
Sonsuz hamd ve şükürler olsun Onu Gönderene. Sonsuz salat ve selam olsun o şanlı Peygambere.
 
DİPNOTLAR:
1-Hucurat, 49 / 10
2-Bkz. Hucurat, 49 / 13
3-Bkz. Nursi, Said, Sözler, 24 Söz, 5 Dal, 1 Meyve, s 322
4-Nursi, Sözler, 19. Söz, 216
5-Buhari, Edeb, 72; İ'tisam, 5; Müslim, Fedail, 127, 128



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Vehbi KARAKAŞ HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
RAMAZAN ORUCUNDA KAZA VE KEFARET
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
GÖRMEK LAZIM GEREKÇELİ KARAR GEREKÇELİ KARAR VAKİT SEHER VAKTİ
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim