19 Temmuz 2015, 16:27 - 
BİR OLMAK ADINA

BİR OLMAK ADINA

Günümüz dünya koşullarını; gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek toplumsal, gerek coğrafi ve gerekse sosyolojik açıdan incelediğimizde özellikle müslüman toplumlar açısından pek de iç açıcı bir durumun olmadığı ve müslümanlar  arasında hep bir uçurumun var olduğu görülmektedir.

Alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.a.)'in dünyaya teşrifi ile karanlığın nura dönüştüğü ?Kutlu Doğum Haftası" tüm müslümanlara mubarek ve kutlu olsun. Bu yüce doğum haftası münasebetiyle, biz müslümanlara  Vahdeti (Birliği) sağlamayı  yüce Rabbim nasip etsin.  ●"Ey inananlar, Allah'tan nasıl sakınmak lazımsa öyle sakının ve ancak Müslüman olarak can verin"  ●"Hep birden Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölük bölük olmayın ve anın Allah'ın size verdiği nimeti, anın o zamanı ki düşmandınız birbirinize, kalplerinizi  uzlaştırdı, nimetiyle kardeş oldunuz" Vahdet kavramına geçmeden önce yukarıdaki iki ayeti kerimeye kısaca değinecek olursak: 1. Nakl ettiğimiz ilk ayeti incelediğimizde, Allah-u Teala'nın vahdetin temel dayanağını takvaya dayandırdığını görmekteyiz, yani müslümanların birlik oluşumunu takvaya (Allah'a inanıp ona sadık kalmaya) bağlamıştır. Dolayısıyla mutlak vahdet ancak bu surette oluşur. 2. İkinci ayeti kerimede  "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın" ibaresi konusunda farklı rivayet ve görüşler vardır. Bu ayette "ip" in hangi anlamda kullanıldığı konusunda üç farklı görüş vardır: Buna göre ayette geçen  "Allah'ın ipine sımsıkı sarılın" sözünün manasının a) Kur'an-i Kerim'e sarılın, b) İslam'a sarılın, c) Peygamber (s.a.a.)'in Ehl-i Beyti olan oniki İmam'a sarılın yani onların yolundan yürüyün olduğu rivayet edilir. Ayrıca Resul-u Ekrem'den şu meşhur hadis nakledilir "Ben sizin aranızda iki ağır emanet bırakıyorum, Allah'ın kitabı Kur'an ve benim Ehl-i Beytim, bu ikisine sımsıkı sarılın ki sapıklığa düşmeyesiniz bunlar birbirinden asla ayrılmazlar. Kevser havuzunun başında bana birlikte gelecekler". Bunu hem Ahmet bin Hanbel  Müsned'de hemde Teberani Kebir'de nakletmiştir. Dolayısıyla rivayet edilen bu üç görüşten hangisini kabul edecek olursak olalım nihayetinde vahdetin dayanağı Allah'a sarılmaktır. Vahdet; birlik, aynı duygu, aynı his, aynı yürek, aynı kalp, aynı anlayış, aynı inanç ve müslümanın tek vücut olması demektir. Günümüz dünya koşullarını; gerek siyasi, gerek ekonomik, gerek toplumsal, gerek coğrafi ve gerekse sosyolojik açıdan incelediğimizde özellikle müslüman toplumlar açısından pek de iç açıcı bir durumun olmadığı ve müslümanlar  arasında hep bir uçurumun var olduğu görülmektedir. ● Nedenine gelince nedeni gayet basit, emperyalist güçler başta büyük şeytan Amerika, siyonist İsrail, Avrupa ve Rusya eksenli doğu emperyalizmi kendi menfaatleri gereği böyle istemektedirler. Çünkü müslümanların vahdeti-birliği emperyalizmin zararınadır. Bu zararı önlemek için müslümanlar arasında devamlı olarak nifak tohumlarını ekmişlerdir, bununla birlikte ektiklerini de düzenli aralıklarla tekrarlayarak canlı tutmaktadırlar. Bu nifak harekatlarını özellikle müslümanların başlarındaki idarecilerin eliyle yapmaktadirlar. İşin asıl acı tarafı da budur. Bununla beraber kendi menfaatlerinin lehine çalışan bazı müslüman adı altındaki küçük guruplarıda iyi işletirler ve çıkarları olduğu sürece onların sırtını sıvazlar "biz sizin yanınızdayız" derler. Ne zaman  ki çıkarları zayıflasın ve bunlarla işleri bitsin ilk önce onları ortadan kaldırırlar. İşte büyük şeytan Amerika, orta doğunun kan içen  canisi siyonist İsrail ve onun dalkavukluğunu yapan batılıların yanısıra sandalye ve makam perest sadece adları müslüman olan ameli inkarcilar emperyalistlerin yalakalığını yaparak şeytani sistemlerini koruma adına İslam Ümmeti'nin  birlik ve beraberliğini devamlı sekteye uğratmaya çalışmaktadırlar. Ne yazık ki müslümanlarda bu yalancı ve taklitçi idarecilerin şakşakcılığını yapmaktan geri kalmamaktadırlar, böyle olunca emperyalistler daha çok cani Saddam'ları ve benzerlerini müslümanların başlarına musallat ettirecekler. Onlarda, inanan müslümanların  dinine, inanıcına, namusuna, kitabı Kur'an'a; annelerinin, bacılarının tesettürlerine, namazlarına, oruçlarına, hacclarına ve benzeri bir çok manevi değerlerine saldırıp keyiflerini keyif edecekler ve müslümanlarda sadece bazen sloganik bir kaç sözden öteye geçmeyecek edebi cümleler kurup kendilerini avutacaktır. Oysa ki Allah-u Teala en mükemmel olanı  müslümanlara bahş etmiştir; izzeti, yüceliği, onuru, haysiyyeti, mükemmel olan İslam dinini, Kur'an-ı Kerimi ve inancı. Müslümanlar bununla çok mükemmel bir vahdet ağı kurabilir. Şöyle ki, her inançlı müslüman kendi inancında özgürce her türlü amelini, ibadetini yaşayıp yerine getirip genel ve temel konularda  vahdeti oluşturabilmeli. Bunun için de inançla beraber ilim ve aklınıda iyi kullanması  gerekiyor.



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Abdullah TEK HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
Bizler Cemalettin Bal Hocamızın muvahhid bir mümin; Kur'an Hizmetkarı bir müftü olduğuna aynel-yakin şahidiz. Kur'an talebelerine verdiği önem, inşa ettirdiği Hafızlık Kurslarının işleriyle bizatihi ilgilenmesi, personelinin derdinde sıkıntısında varıyla yoğuyla koşan,kendisiyle uğraşan ona iftira edenlere dahi beddua etmeyen yine onları dualarıyla uğurlayan bir hocamız olduğuna şahidiz.
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
ORUCUN BAYRAMI
Y
Mehmet GÖÇMEZ
ANMAK MI ANLAMAK MI
Y
SERDAR BOZDOĞAN
TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR BİZDE TARİHE YENİDEN ÇAĞ AÇTIRIYORUZ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Fetullahçı Terör Örgütü Nur Cemaatinin İçine Sızmış mıdır? ELVEDA ŞEHRİ RAMAZAN ELVEDA Metin Külünk'ten Açıklama : FETÖ Bir Risale-i Nur Hareketi Değildir! Tüm Gerçekliğiyle Bediüzzaman Said Nursi Kimdir ?
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim