05 Aralık 2014, 14:09 - 
Hangi İslam Almanya´da hakim olacak?

Hangi İslam Almanya´da hakim olacak?

Almanya´da gelecekte hangi İslam anlayışının hakim olacağı ile ilgili bir çatışma ortaya çıkıyor.

Almanya´daki son senelerde İslam ile ilgili yapılan tartışmalara baktığımız zaman bir iktidar savaşının hakim olduğunu görüyoruz. Gelecekte, belki 10-20 sene sonra, Almanya´da hangi İslam anlayışının hakim, yaygın ve resmi kurumlar tarafından kabullenmiş olacağı ile ilgili bir tartışma söz konusu. Yani İslam ´tesadüfe´ bırakılmak istenilmiyor. Belli bir İslam anlayışının hakim olması için özenle çaba sarf ediliyor.

 

Bunu daha iyi anlayabilmek için geçmiş sürece bir bakalım:

 

·         2009´dan itibaren Almanya´da büyük çapta tartışılan ´Entegrasyon (Uyum)´ konusu, sadece müslümanlara ve İslam´a yoğunlaşmış bir şekil aldı. Yani entegrasyon konusu tartışıldığında çoğu zaman sadece müslümanlar ve İslam tartışılıyor.

 

·         İslam dini çogunluğun bilinçaltında bir ´Göçmen dini´ olarak yer alıyor. İslam dininin etnik bir kökene dayanmadığını, her milletten insanın müslüman olduğu ve özellikle bir çok Avrupa´lının müslüman olduğu anlayışı tam olarak zihinlere oturmadı. Örneğin İslam´a geçen almanlardan oluşan müslümanlar bir şehirde cami yapımı için başvurduklarında ´Sizin ülkelerinizde kilise var mı?´ sorusuna hitap olabiliyorlar. Halbuki bu insanların dedelerinin dedeleri dahi alman. Aynı şekilde 3. ve 4. nesil Almanya´lı Türkler dahi müslüman göçmenler olarak algılanıyor. Halbuki bu nesil çoktan muhacir olmaktan çıktı, ensar oldu. Bu konuda ciddi bir paradigma değişikliği olması gerekiyor.

 

·         Irkçı terör örgütü NSU´nun hedefinde genel olarak yabancılar değil, müslümanlar var. Hatta ortaya çıkan ´öldürme listelerine´ baktığımızda, listede İslam´a sıcak bakan alman siyasetçilerin bile bulunduğunu görüyoruz. Alman ırkçılarının belli almanlara karşı olmaları gösteriyorki, konu sadece ırkçılık değil, konu açık bir İslamdüşmanlığı. Irkçılık denildiği zaman daha geniş bir anlam kazanıyor. Halbuki düşmanlıkları sadece müslümanlara karşı, ister başka ırktan olsun ister alman olsun. Bunu uluslararası platformlarda dahi görebiliyoruz. Irkçı siyasi partiler ulusal birlikler kuruyorlar ve ortak düşmanları olarak müslümanları ilan ediyorlar.

 

·         İslam İlahiyat Fakültelerinde bu çatışmayı bariz bir şekilde görüyoruz. Müslümanların çoğunluğunun desteklemediği ve fikirleri hem taban ile hem de yaygın islam alimleri ile tamamen zıt olan ilahiyatçılara alman medyası ve hatta cumhurbaşkanı sahip çıkıyor. Kiliseler kendi ilahiyatçılarını seçmekte ve görevlendirmekte tamamen hür olmalarına rağmen, müslümanlara bu hak verilmiyor, adeta ´Biz İslam´ı sizden daha iyi anlıyoruz´ deniliyor.

 

·         Öte yandan İslam´a sıcak bakan ve Almanya´nın bir parçası olarak gören eski Cumhurbaşkanı Wulff tasfiye ediliyor.

 

·         İslam Konferansının tamamen içi boş bir hale getirilmesi de bu çatışmanın bir göstergesi. Sadece güvenlik konularının konuşulduğu ve menfi konuların tematize edildiği bu yapı yukarıda bahsettiğimiz çatışmayı sadece körüklüyor.

 

·         Selefilik konusu önemli ve müslümanları çok rahatsız etmesiyle beraber, konuyu sürekli masaya yatırarak büyümesine ve selefiliğin yaygınlaşmasına vesile olunuyor. Bu konuyu hep sıcak tutabilmek için ve her an gündeme getirebilmek için inanılmaz paralar harcanıyor. Belkide selefilik konusunun büyümesi birilerinin işine geliyor. Orwell´in ´Savaş barıştır´ mantığıyla bir düşman meydana getiriliyor. Halbuki Selefilik konusu hiç büyütülmeden farklı bir şekilde ? örneğin bizzat camilerde ? ele alındığında medyatik organizasyonlardan kat kat daha fazla etkisi oluyor ve müslüman gençler bu oluşumlardan haberdar ve uzak durabiliyor.

 

·         Tamamen sun-i ve yapay bir tartışma olan ´liberal ? muhafazakar´ tartışması senelerdir gündemde ve zaman zaman tekrar alevlendiriliyor. Müslümanların büyük bir çoğunluğu muhafazakar kategorisine konuluyor ve bunlar genellikle gerici, cahil ve uyum göstermeyenler olarak lanse ediliyor. Diğerleri ise açık, uyumlu, entellektüel müslümanlar olarak gösteriliyor. Halbuki müslümanlar arasında böyle bir ayrım yok.

 

·         Konuları basite indirebilmek için ´reform´ anlayışlarına karşı gelenler ya selefilik ya da muhafazakar damgasını yiyorlar. Bundan dolayı ´İslamcı´ kelimeleri havada uçuşuyor. Bunu yapabilmek için ? yukarıda da bahsettiğim gibi ? liberal-muhafazakar ve selefi konuları sürekli gündemde tutuluyor. Bu şekilde hazır çekmeceden çıkarılıyor ve damgalar vuruluyor.

 

·         Yine medyanın kendi ürettiği ve anlamını doldurduğu muhafazakar sınıfına giren bazı İslami cemaatlere, STK´lara veya türk derneklerine ufaktan ufağa hazırlıklar yapıldığını görüyoruz. Genellikle bu kurumları ´sevilmeyen´ kurumlar ile irtibatlaştırıyorlar, ardından kara propaganda ile itibarsızlaştırıyorlar. Gelecekte bir kaç kurumun başına bunlar gelecek gibi gözüküyor.

 

·         İslam konulu tüm tartışmalarda siyaset, ilahiyat ve dindarlık birbirine karıştırılıyor. Müslümanlar bu kategorilerden her birinde bir yerlere konuluyorlar.

 

 

Bu ve bunlara benzer olayları tek başına değerlendirmemek lazım. Tek başına değerlendirmeye kalktığımızda büyük çatışmayı anlayamayız. Basit veya birkereye mahsus olaylar olarak görürüz. Ama hepsine birden baktığımızda büyük bir resim ortaya çıkıyor. Almanya´da gelecekte hangi İslam anlayışının hakim olacağı ile ilgili bir çatışma ortaya çıkıyor.

 

Bazı çevrelere baktığımızda ? özellikle medyanın desteklediği çevrelere ? içi boş, amelsiz ve reform edilmiş bir İslam´ın hakim olması için çaba gösterdiklerini görüyoruz. Hatta bu bağlamda çalışmalar yapan müslümanları Hristiyan Reformcu Luther ile kıyaslıyorlar. Hristiyanlık için belki kabul ve geçerli olan bu durum ise İslam için geçerli değildir. Çünkü deform edilmemiş olan İslam´ın reform edilmeye veya içi boşaltılmaya ihtiyacı yoktur.

 

Komple teorilerine yer vermemek için belirteyim, bu çatışmanın belli merkezlerden hazırlandığını hatta yöneltildiğine inanmıyorum. Daha ziyade bunu sosyolojik bir süreç olarak değerlendiriyorum. Yani süreç bizleri bir yere doğru kanalize ediyor. Hangi İslam anlayışının gelecekte Almanya´da hakim olacağı ile ilgili bir süreç.

 

 

Cemil Şahinöz

cemil@misawa.de

http://twitter.com/Cemil_Sahinoez

https://www.facebook.com/CemilSa



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Cemil ŞAHİNÖZ HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
CEMALEDDİN HOCANIN ARDINDAN..
Bizler Cemalettin Bal Hocamızın muvahhid bir mümin; Kur'an Hizmetkarı bir müftü olduğuna aynel-yakin şahidiz. Kur'an talebelerine verdiği önem, inşa ettirdiği Hafızlık Kurslarının işleriyle bizatihi ilgilenmesi, personelinin derdinde sıkıntısında varıyla yoğuyla koşan,kendisiyle uğraşan ona iftira edenlere dahi beddua etmeyen yine onları dualarıyla uğurlayan bir hocamız olduğuna şahidiz.
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
EVLAT ANA BABA HUKUKUNA RİAYET ETMELİDİR..
Y
Mehmet GÖÇMEZ
ANMAK MI ANLAMAK MI
Y
SERDAR BOZDOĞAN
TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR BİZDE TARİHE YENİDEN ÇAĞ AÇTIRIYORUZ
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
TANK PALETİ FABRİKASI GERÇEĞİ CAĞALOĞLU KOMİTESİ NİYET OKUMA MAHARETİ HADDİNDEN TECAVÜZ EDENİN HADDİNİ BİLDİRMEK
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim