03 Aralık 2014, 10:32 - 
GENÇLİĞİMİZE HİTABE

GENÇLİĞİMİZE HİTABE

Müspet bir şekilde geçirilmemiş bir gençlik düşünün!

Öyle bir gençlik ki, bana yetmiyor. Şeytan ile nasıl paylaşayım? Gençlik özeldir, senindir, tadını çıkarmaya bak derler. Heyhat! Gençlik bana ait olsaydı hiç gider miydi? Gençlik ,deli-kanlılık.
 
Müspet bir şekilde geçirilmemiş bir gençlik düşünün! Kaç bin dönümlük hasadı ateşe vermek gibi. Sormak lazım hikmet-i sebebi nedir diye bu nimetin? Gençler, gençleşen Kur'anla doğru yolu, hidayeti, varoluş sebebimizi, Cenabı Hakk'ı bulmak gerek. Öyle ya, zaman ihtiyarladıkça Kur'an gençleşiyor. Eğer ebedi gençliğe mazhar olmak istersen ,zaman geçtikçe  gençleşen hakikat yoluna seve seve , nefisperest arzularımızı feda etmeliyiz.Peki bu feda edeceğimiz arzular nelerdir? Biz neyi feda edersek ebedi gençliği elde edeceğiz?
 
Öncelikle "her bir şehri yüz defa mezaristana boşaltan ölümü" ve "Nasıl ki bu yaz ve güzün ahiri kıştır. Öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır" diye düşünerek heva ve nefs-i emmarenin telkinlerinden  gelen fitnevi, şehevani, deli dolu istek ve arzulardan feragat etmeliyiz.
 
Eğer desen : " Biz hayatın herbir çeşit lezzetini ve keyiflerini tatmak ve tattırmak istiyoruz; bize karışma." O zaman dinle, asrın müceddidi ne de güzel cevap vermiş gençlik baharından gelen nefsani kokan o  sözlere:
 
"Madem lezzet ve zevk için ölümü hatıra getirmeyip dalalet ve sefahete atılıyorsun, kat'iyyen bil ki, senin dalaletin hükmüyle bütün geçmiş zaman-ı mazi ölmüş ve madumdur. Ve içinde cenazeleri çürümüş bir vahşetli mezaristandır. İnsaniyet alakadarlığıyle ve dalalet yoluyla senin başına ve varsa ve ölmemiş ise kalbine, o hadsiz firaklardan ve o nihayetsiz dostlarının ebedi ölümlerinden gelen elemler, senin şimdiki sarhoşça, pek kısa bir zamandaki cüz'i lezzetini imha ettiği gibi gelecek istikbal zamanı dahi, itikadsızlığın cihetiyle yine madum ve karanlıklı ve ölü ve dehşetli bir vahşetgahdır. Ve oradan gelen ve başını vücuda çıkaran ve zaman-ı hazıra uğrayan biçarelerin başları ecel celladının satırıyla kesilip hiçliğe atıldığından mütemadiyen akıl alakadarlığıyla senin imansız başına hadsiz elim endişeler yağdırıyor. Senin sefihane cüz'i lezzetini zir-ü zeber eder"
 
Eğer nefsi emareden gelen telkinlere kulak vermeyi bırakıp "iman-ı tahkiki ve istikamet dairesine girsen iman nuruyla göreceksin ki: O geçmiş zaman-ı mazi madum ve her şey'i çürüten bir mezaristan değil; belki mevcud ve istikbale inkılab eden nurani bir alem ve baki ruhların istikbaldeki saadet saraylarına girmelerine bir intizar salonu görünmesi haysiyetiyle, değil elem, belki imanın kuvvetine göre, Cennetin bir nevi' manevi lezzetini dünyada dahi tattırdığı gibi; gelecek istikbal zamanı, değil vahşetgah ve karanlık,belki iman gözüyle görünür ki; saadet-i ebediye saraylarında hadsiz rahmeti ve keremi bulunan ve her bahar ve yazı birer sofra yapan ve ni'metlerle dolduran bir Rahman-ı Rahim-i Zülcelal-i Vel'ikram'ın ziyafetleri kurulmuş ve ihsanlarının sergileri açılmış, oraya sevkiyat var." diye iman sinemasıyla müşahede ettiğinden, derecesine göre baki alemin bir nevi' lezzetini hissedebilir."
 
Eğer desen: "Hiç olmazsa hayvan gibi hayatımızı keyif ve lezzetle geçirmek için sefahet ve eğlencelerle bu ince şeyleri düşünmeyerek yaşayacağız." 
Aziz Üstadımızın buyurduğu gibi cevaben denilir:
Hayvan gibi olamazsın. Çünkü, hayvanın mazi ve müstakbeli yok. Ne geçmişten elemler ve teessüfler alır ve ne de gelecekten endişeler ve korkular gelir. Lezzetini tam alır. Rahatla yaşar, yatar, Halıkına şükreder."
 
Ey gençliğini İltifat-ı Rahmet bilip, nimet sayıp ,şükrünü helal ile eda eden genç kardeşim, biliyor musun? "ALLAH , gayri meşru şehvet peşinde olmayan genci pek beğenir." (Müsned, 4: 151).Ve sen gençlik galeyani ile üstün mü olmak istiyorsun benzerlerinden ?"ALLAH kötülüğe iltifat etmeyen genci, emsallerine üstün tutar." (Feyzul Kadir, c.2, s.263, no:1799). unutma !
 
 Örnek mi istersin hakikati ve gençliği muhafaza için?
 
Züleyha'ya karşı iffetiyle mücadelesinde Hz.Yusuf'u örnek al!
 
Hakikati muhafaza için puta tapan kavmiyle tek başına mücadele eden Hz. İbrahim'i örnek al!
 
Ve sen her yönü ile Allah rızasını kazanmış genç olmak istersen Hz. Muhammed (S.A.V) örnek al!
 
Ve örnek aldığın zaman Allah ibadete düşkün gençle, meleklere karşı iftihar ederek şöyle buyurur: "Kuluma bakın, benim rızam için nefsani isteklerini terk etmiştir." (Müsnedül Firdevs, Deylemi) Düşünsene kardeşim bu genç sensin! O zaman sende elbet anlayacaksın ki "Dünya bir misafirhanedir. İnsan ise onda az duracaktır; ve vazifesi çok bir misafirdir ve kısa bir ömürde hayat-ı ebediyeye lazım olan levazımatı tedarik etmekle mükelleftir..." Evet ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler ise pek çoktur. Necip Fazıl'ın dediği gibi "Bizim istediğimiz bir nesil var: Allah'ın Sevgilisi'nin beklediği bir nesil. Bu nesil, siz olacaksınız! Mükellefsiniz! Ya olun, ya ölün!"
 
 
Bunu düşünerek " Eğer istikamet dairesinde gitse, gençlik gayet şirin ve güzel bir nimet-i İlahiye ve tatlı ve kuvvetli bir vasıta-i hayrat olarak ahirette gayet parlak ve baki bir gençlik netice vereceğini, başta Kur'an olarak çok kat'i ayatıyla bütün semavi kitaplar ve fermanlar haber verip müjde ediyorlar. 
Madem hakikat budur. Ve madem helal dairesi keyfe kafidir. Ve madem haram dairesindeki bir saat lezzet, bazan bir sene ve on sene hapis cezasını çektirir. Elbette, gençlik nimetine bir şükür olarak, o tatlı nimeti iffetle, istikamette sarf etmek lazım ve elzemdir."
 
Güzel bir şekilde noktalayacak olursak Efendimiz(sav) buyuruyor ki :
 
"Altın tasla Kevser suyunun başında ümmetimi bekleyeceğim. Oraya gelenlere ikram edeceğim." der.
 
Ahir zaman gençlerini görünce elindeki tası bırakır. Bunu görenler:
 
"Ya Resulallah onlara vermeyecek misin?" deyince Resulullah:
 
"Ahir zamanda alnını secdeye koyan gençlerle arama altın tası koymak istemiyorum, onlara elimle ikram edeceğim." der.
 
Ahir zamanda hakkıyla namaz kılabilenlerden ve gençliğini en hayırlı bir yolda sarf edenlerden olma duasıyla...



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Zahide AYDOĞDU HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Çocuk Gelişimi Uzmanı Serap Buharalı İle Çok Özel Röportaj
Serap Hanım öncelikle kendinizden kısaca bahseder misiniz?
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
HER ŞEY HUZUR İÇİN
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
N.Arslan CANKORU
SAYILMAZ
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Elif TAVŞU
ŞİMENDİFER İLE BEKÂYA DOĞRU
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Metabilim: Sihrin Yapısı Mucizelere dair(devamı)... Barkodların TEVHÎD haykırışları… CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ DEVLETİN DENETİMİ VE MİLLET İLE ARABULUCULUK SİSTEMİNİ NASIL SAĞLAYACAK?
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Mehmet GÖÇMEZ
HUZUR
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim