23 Temmuz 2014, 13:45 - 
Bediüzzamanın Varisleri Niçin Hükümeti Destekliyor ?

Bediüzzamanın Varisleri Niçin Hükümeti Destekliyor ?

Gündemde ise bugün siyasi mülahazalar çerçevesinde herkesin bir rey ile bir adresi desteklemesi hususu söz konusu olmuştur.

Müminlerin ve hizmet ehlinin şu fani hayat-ı dünyeviyede tek gayeleri maksadları vardır. Oda rıza-i ilahi yolunda iman hakikatlerini neşir sureti ile Kuran hizmeti yapmaktır. Bu sebeple o nur neferleri üstadları gibi şöyle derler : Hey efendiler! Ben imanın cereyanındayım. Karşımda imansızlık cereyanı var. Başka cereyanlarla alâkam yok. Mektubat ( 71 )

 

Evet hakikatı hal bundan ibarettir. Gündemde ise bugün siyasi mülahazalar çerçevesinde herkesin bir rey ile bir adresi desteklemesi hususu söz konusu olmuştur.

 

Haliyle Bediüzzaman hazretlerinin "Ben ölsem veya hayatta şuursuz kalsam, Nurlara karşı hizmetimin tarzını bilerek tam yapabilsinler. Şimdilik Tahirî, Sungur, Ceylan, Hüsnü ve bir-iki adam daha mutlak vekilim olarak vasiyet ediyorum. Emirdağ Lahikası-2 ( 233 ) diye nur talebelerinin uymasını ve dinlemesini istediği takip etmesini istediği mubarek ağabeyler vardır. Nur talebeleri risale-i nur okuyup harfiyen onu kabul ettikleri için üstadın bu vasiyet ve vekaletine intisab ederek hayatta kalan said Özdemir hüsnü bayram Salih Özcan gibi ağabeyleri dinliyorlar. Zira üstad çok açık bir dil ile ifade ediyor ki hayatta şuursuz kalsam nurlara karşı hizmetimin tarzını tam bilerek diyerek onları dinlemenin ciddiyetini vurguluyor. Bugün ise bu ağabeyler bu karışık hadiseler içinde reylerini basın açıklaması ile Mehmet fırıncı abiyi sözcü yaparak adalet ve kalkınma partisinin adayı Receb Tayyib Erdoğan'a vereceklerini ilan etmişlerdir. Yazıcı Nur Talebeleri olarak bilinen Hayrat Gurubuda basın açıklaması yaparak onlarda aynı reyi kullanacaklarını ilan etmişlerdir. Burada söz konusu muhataplar arz etmiş olduğum hususları dikkate alıp dinleyen nur talebeleridir.

 

Bu sebep ile meselelere bu noktadan bakıp değerlendirmeyen insanların konuya müdahil olup bu cemaatlerin bu kararlarını çirkin söz ve karalamalar ve eleştirmeler ile yaklaşıp tepki vermesi üstadın risale-i nurda varisim dediği insanlara karşı asılsız zan ve ittihamlarda bulunması doğrudan doğruya risale-i nur hizmetinin aleyhinde bir çalışma hesabına geçerki bundan en çok istifade edecek olanlar yine Bediüzzaman hazretlerinin ifadesi ile Kuranın ve İslamın düşmanları zındıklardır.

 

Gel gelelim nur şakirdelinin duruşu nedir hadisat karşısında tepkilerini neye göre verirler meselesine :

Üstad Bediüzzaman hazretleri risale-i nurda belirtiyorki : Biz Risale-i Nur şakirdleri dünyaya çok ehemmiyet vermediğimizden, dünyaya yalnız Risale-i Nur için baktığımızdan, bu yağmursuzlukta dahi o noktadan bakıyoruz. Emirdağ Lahikası-1 ( 34 )

 

Ve yine diyor : Bizim hizmet-i imaniyeye nazaran cam parçaları hükmündeki siyasetle alâkamız yoktur.

Tarihçe-i Hayat ( 691 )

 

Ve yine diyor ki : Evet bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azab içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-ı ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı. Kastamonu Lahikası ( 123 )

 

Daha bunlar gibi pek çok hakikatleri risale-i nurda ders veren üstadımız ve onun ifadesi ile tam hareket tarzını bilen varisleri bu hususlara dikkat ederek nur talebelerinin ağabeyi olarak yönlendiriyor istikamet üzere kalmalarını sağlıyor.

 

Ancak risale-i nuru ve talebeliği bilmeyen kimseler bu varislerin dizi dibinde  yetişmeyenler üstadı hiç görmemiş olanlar onunla davasında mahkeme edilmemiş insanlar onunla hapislerde bulunmamış insanlar kibir ve enaniyetlerine itimad ederek kendilerini bu fedakar varislerden nur talebelerinden daha üstün görmek suretiyle kendi akıllarını daha yüksek ve bilgili görmek gururu ile imtihan olunup bu imtihanı kaybediyorlar Mustafa Sungur ağabeyin dediği gibi sadakatsizlik gösteriyorlar. Bu sebep ile bu arz ettiğim hususlarda muhataplarımız cevap verdiğimiz kesim o kibir ve kendine güvenen kendisinden başkasının doğru olabileceği ihtimalini veremeyen kişiler ve kimseler elbet değildir.

 

Muhataplarımız bu hadiseler karşısında üstad bediüzzaman hazretlerinin varislerinin niçin cumhurbaşkanlığı seçiminde adalet ve kalkınma partsini destekliyor diyerek meseleyi henüz fehmedememiş kardeşlerimize yardımcı olmak içindir.

 

Aslında buraya kadar aktardığım nurlardan alıntıladığım birkaç kısım bu sualin cevabını verir mahiyettedir. Ancak biraz daha açık olmak gerekirse bu varis ağabeylerin bu noktada destek olma sebepleri hatta tek gerekçeli nedenleri diyebileceğim husus şudur

 

Risale-i nurların sadeleştirilmesi bu eserler üzerinde toplama derleme eserler yapılması çoğaltılması bu eserlerin içine lugat ve meal konulması hususlarıdır. Yani sadece sadeleştirilme meselesi değildir.

 

Hatta kendi başımdan geçen bir hadiseyi bugün burada ifşa etmeyi hizmeti nuriyenin menfaatine görüyorum. Ben çocukluğumdan beri Mustafa Sungur ağabeyin dersanelerinde kalan biriyim bedi dersanesi dudullu dersanesi harem dersanesi şehremini dersanesi tezcan karakulukçu dersanesi vs bir çok dersanelerinde bulundum. Mustafa Sungur ağabeyin umum cemaat içinde bana karşı iltifatına yüzlerce vakıf nur talebesi şahiddir. Böyle bir detay ve yakınlığımı bildirmemin sebebi Mustafa Sungur ağabeyimden aldığım bir tepkiyi burada bu vesile ile nakledeyim.

 

3-5 sene üzerinde çalıştığımız risale-i nurdan derleme yaptığımız bir eser meydana getirdik hakikatı muhammediye ve şahsiyeti maneviyesi olarak 2008 yılında risale-i nur külliyatından diye bir başlık atarak elmas yayınlarından neşrettik. Ticari bir amaç olmadan risaleinurun asliyetine sadık kalarak envar yayınlarını baz alarak neşrettik. Bandrol vesaire almadık amacımız bunu arabcaya çevirip arab dünyasındada yaymaktı. Bahsettiğim derleme risale-i nurun içinde sadeleştirme yoktu luğat meal indeks yoktu envar yayınlarında neyse aynen öyleydi. Ve ben bu eseri badıllı abiye Mehmet kutlular abiye Mehmet Fırıncı abiye bizzat kendim takdim ettim onlardan bir reddiye görmedim zira onlar varis değillerdi ancak varis olan Mustafa Sungur ağabeyime takdim ettim bedide orda üstadın akrabalarından Sabri okur abide vardı hadiseye bizzat şahit oldu. Sungur ağabeyin karşısında oturmuş çay içiyor simit yiyordum o sırada sungur abi bana baktı çok hiddetle kızarak bu yaptığımın azim bir hata olduğunu yanlış olduğunu nurları tahrif olduğunu ifade ederek beni bedi dersanesinden uzaklaştırdı ordan gitmemi istedi. Düşünün Mustafa Sungur abiki bir çok defa iltifatına muhatap oldum 2006 vakıf dersinde sakal sünneti bırakmama vesile oldu herkesin içinde elini öptürdüğü dedem çilingir ali savran sebebi ile bana ziyade hüsnü zannı olan bir varis ağabey risaleden derleme yaptığım ücretisiz dağıttığım bir eser için bu derece bana tepki verdi. O gün Mustafa Sungur ağabeyi anlamamanın pişmanlığı ile birlikte bugün iyiki o günü yaşamışım ki bana varis ağabeylerin dinlenmesi konusunda risale-i nura sadakat noktasında ne kadar ciddi bir yön veriyor meseleleri idrak etmemi sağlıyor.

 

Ayrıca yine bir gün bedi dersanesinde sungur abiyi ziyarete gitmiştim. İkindi namazı sonrasıydı x bir yayın evi yeni bir çalışma yaparak risale-i nura indeks lugat vs genişletilmiş farklı bir tarzda risale-i nur neşretmişler sungur ağabeye gösterdiler. Sungur ağabey kitabı eline aldı ve şöyle dedi : Kardeşler biz hiç akledemedikmi hiç üstadımıza bu konuda soru sormadıkmı sanıyorsunuz. Üstadımıza sorduk üstadım risale-i nuru bu yeni nesilin anlaması için sahife sonlarını kenarlarına lugat koysak kabul edermisiniz. Üstadımızın cevabı aynen şöyle oldu diye nakletti : Olur Fakaaat Risale-i Nur akıldan başka kalp sır ruh gibi sair letaifelere hitap ettiği için idrake manaya feyze engel olacağından müsaade etmiyorum cevabını bize verdi bizde bu işten bu sualden vaz geçtik dedi. İşte kulaklarımla gözlerimle şahid olduğum bir hadise aynen bu şekilde cereyan etti.

 

Yaptığınız her neyse üstadın adını çıkarmak sureti ile kendi imzanın ile yapıp kendi eseriniz olarak neşredebilirsiniz buna kimse karışmaz itiraz etmez ancak yaptığınız işe üstadın imzasını koymak onun rızası var o bunu istedi demek manasına geleceğinden buda üstada ve nakledilen hadiselere iftira olacağından ihanet olarak reddiye veriliyor.

 

El Hasıl : Bu varis ağabeyler bu hükümete müracaattan evvel çok mektup ve reddiyeler itirazlar vererek seslerini 15 senedir duyurmaya çalıştılar ancak bu itirazlarını dinleyen kimse olmadığı gibi bu varis ağabeyleri haklıda bulmadılar ve akıllarına ve mantıklarına göre kendi isteklerine ve kendilerine göre gerekçeleri ile bugüne kadar bu şekilde bir yayın devam etti.

 

Ve bir gün bu itirazlarını dinleyen cevap veren bir hükümet karşılarına çıktı onlarla birebir görüşüp dinledi ve o hükümet bu varis ağabeyler ne isterlerse onları kırıp üzmeden yapma gayretine girdi. Varis ağabeyler işte bu noktada risale-i nur hizmetinin menfaati noktasında kendilerinden sonra bu hizmetin istikamet üzere gitmesi ümidiyle bu hükümeti ve onların gösterdiği adayı cumhurbaşkanını desteklemektedirler.

 

Şimdi bu ağabeylere itiraz eden kimseler şayet nur talebeleri ise bizzat bu ağabeyler ile görüşmeli itirazları varsa onlar ile bunun konuşmasını yapmalılardır. Zira vesile olan sebep olan yönlendiren bu hususta onlardır. Meselenin merkezine inmeyip internetlerde gazetelerde tv programlarında facebooklarda twitterlarda tepki vermek zaten başlı başına hem ilmi değildir hem tutarlı bir hak arama değildir.

 

Yine yazıcı nur cemaati hayrat gurubu ise onların destekleme sebebi mücadelelerini üstadın kıyamete kadar hattı kuran yazılacaktır korumak nur talebelerinin görevidir gibi pek çok ders ve nasihatları ile kendilerine istikamet üzere bir yol çizmiş ağabeyler bu hususta en büyük destek ve muhatabı yine bu hükümet döneminde gördüklerinden kendi hizmetlerinin intişarı noktasında menfaat gördüklerinden yine cumhurbaşkanlığı adaylığında hükümeti destekleme kararı almışlardır. Yine itiraz edilecekse ve bu itirazlar nur talebeleriyiz diyenlerden geliyorsa şayet yine birinci muhataplar kişiler meydandadır hayattadır.

 

El hasıl gelinen noktada bu destekler sadece risale-i nur hizmeti noktasında nafi yani faydalı  görüldüğü için üstad bediüzzaman hazretlerin varisleri talebeleri bu kararı ve tercihi ifade etmiştir.

 

Onlar sadece hizmetlerine bakan üstadın ifadesi ile yağmursuzluğa bile yine hizmetleri nazarıyla bakan mübarek ağabeylerdir. Ne gariptirki elleri öpülüp duaları alınması gerekirken benim gibi kıyıda köşede cılız sesi çıkan bir yazar bu noktada onları müdafaa ediyor ve inşallahda etmeye devam edecek.

 

Ben ayrıca Ispartalıyım risale-i nurda ismi geçen hüsnü bayram tahiri mutlu çilingiri ali savran bu isimler benim birinci derece olup çok yakın akrabalarımdırlar. Dün dedem çilingir ali savran ıspartada barlada Bediüzzaman hazretlerine ve onun varislerine hizmet edip onların yanında durduğu gibi bende onların torunu olarak bu varis ağabeyler ile aynı adımı atıp aynı kararı veriyorum. Bizler üstadın başımıza risaleinurda varisim diye bıraktığı ağabeylerimizi dinliyoruz. Bu hususta ramazan ayında Samanyolu  TV kanalında aynı ifadeleri tekrarlayıp canlı yayında birlik beraberlik ve istiğfar mesajları vermiştim.  Linkten izleyebilirsiniz. Ayrıca geçtiğimiz günlerde bizzat şahsım olarak ufuk yayınları ile bire bir görüşüp bazı meseleleri onlara aynen ifade ettim.

https://www.youtube.com/watch?v=YOATrfzVHqs&list=UUmEDJZXWyMnYnv7X9-fSrog

 

Fetullah Gülen meselesini soran dostlarada yine aynı cevabı veriyoruz varis ağabeyler ne derse bizde onlarla aynı adımı atıp bu hususta onlarla aynı dili konuşuyor aynı sözü söylüyor aynı adımı atıyoruz. Sizler hocanıza sadakat gösterirken nur talebelerinin ağabeylerine sadakat göstermesini eleştirmemeli saygı ile karşılamalısınız eğer bir itirazınız varsa açıktan bir dil ile biz koyunlara değil bu sürünün çobanı olan ağabeylerimizin karşısına çıkıp onlar ile görüşünüz derim.

 

Şu aşamada yapılacaklar bedihidir açıktır ittihada ittifaka hüsnü zanna vesile olacak hatalardan yanlışlardan dönülecek her adımın atılması ittihadı İslam için ümmetin menfaati için çalışmak elzemdir.

 

Selam Hudaya Tabi Olanlar Üzerine Olsun

 

 

Süleyman Yasin AKDENİZ

 

 

 

 



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Süleyman Yasin AKDENİZ HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
EZAN VE İSLAM,,,
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
VAKİT SEHER VAKTİ AHD-E VEFA ZAMANI SEVMEK ZAMANI İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İÇİN LÜTFEN ÖNCE BAŞARILI BİR İL BAŞKANI SEÇİN
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim