04 Ocak 2014, 14:12 - 
Manyetizma ve Şifalandırma

Manyetizma ve Şifalandırma

Bir Damladan Okyanusa (2010)

Bugün aldığım bir haberle biraz üzüldüm. Çok sevdiğim bir aile dostumuzun haftaya kalbinden ameliyat olacağını öğrendim. Hani bazı insanlar vardır yüzüne baktığınızda kalbinin iyiliği yüzünden okunur. Yollarınız ayrıldıktan sonra bile onun nasıl olduğuyla, neler yaptığıyla hep ilgilenmek istersiniz. Bu dostumuz da öyle bir insan. İyi gününde de kötü gününde de hep yanında olmak isteyeceğim bir dost. Ne yazık ki onun bulunduğu şehre gitme imkanım olmadığı için çok istememe rağmen dostumun yanında olamayacağım. Keşke onun için bir şeyler yapabilsem… Keşke elimde sihirli bir değnek olsa da onu hemen iyileştirebilsem, diye düşünürken aslında sihirli değnekten de öte bir güce sahip olduğumu hatırladım.

 

Tüm insanlar, hatta hayvanlar ve bitkiler bile dünyaya gelirken muazzam güçte bir yaşam enerjisiyle birlikte gelirler. Bu enerji, kaynağı Yaratıcı olan ve içinde Yaratıcı bilincini taşıyan bir enerjidir. Onu kullanmak için gerekli olan tek şey olumlu bir niyet ve koşulsuz sevgidir. İnsan sahip olduğu bu enerjiyi pekala şifa amaçlı kullanabilir. Açıklayayım.

 

İnsan vücudu bugün bilim çevrelerince varlığı kesin olarak tespit edilmiş manyetik bir enerji yayar. Manyetik enerjilerin yoğun olarak çıktığı bölgelerin başında eller ve parmak uçları gelir. Yoğun bir konsantrasyonla ellerden çıkan sıcaklığı herkes hissedebilir. Bu sıcaklık hayali bir sıcaklık değil, tamamen fiziksel bir sıcaklıktır. Manyetizma aslında ruhsal enerjinin, fizik maddeye bağlanmasından kaynaklanan psişik kökenli fiziksel bir ışımadır. İnsan vücudu manyetik enerjisi itibarıyla pile çok benzer. Vücudun sağ ve ön tarafı pozitif yüklüyken, sol ve arka tarafı negatif yüklüdür. Bu durumda vücudun hastalıklı olan bölgesini iyileştirmek ve o bölgeyi sakinleştirmek için zıt yönlü olacak şekilde ellerimizi hastalıklı bölge üzerinde tutmamız yeterli olur. Mesela karnımız ağrıyorsa karın bölgesi vücudun ön tarafında olduğu için pozitif kutuplu olduğundan zıt yönlü tarafımızı yani sol elimizi karnımızın üzerinde 10-15 dakika kadar tutarak bölgeyi dengelendirebiliriz. Sakinleştirmek yerine uyarıcı etkide bulunmak için ise aynı isimli kutupların bir araya getirilmesi gerekir. Burada en önemli husus içten edilen niyet ve konsantrasyondur. Hepsi bu…

 

Günümüzde biyoenerji ve biyomanyetizma çalışmalarının kökeni binlerce yıl önce uygulanan tekniklere dayanır. “Ellerini bedenin üzerine koyarak iyileştirme” tekniği hem tasavvufta sufilerin yaptıkları hem de Batini ekollerde uygulanan ve bilinen bir şifalandırma tekniğidir.

 

Şifalandırma yapabilmek için her zaman hasta kişinin bedeninin yanında olmak da gerekmez. Bu işin asıl püf noktası şifa verecek olan kişinin niyeti ve düşünce gücüdür. Bizden uzakta olan bir hastayı sadece gözümüzde canlandırarak, hasta olan bölgesinin üzerine düşüncemizi odaklayarak evrende var olan bu eşsiz şifa enerjisini ihtiyacı olan kişiye yönlendirebiliriz. Bu enerjiyi ve şifa gücünü herkes içinde taşıyor. Ama bazı durumlarda hasta olan kişi bedeninde enerji dengesi bozulduğu için var olan bu enerjiyi uygun şekilde kullanamayabilir. Bu yüzden kendi kendini şifalandıramayıp çevresindeki kişilerden şifa talep edebilir.     

 

Günümüzde en ünlü şifalandırma tekniği olan Reiki’nin özü de işte bu enerjiyi doğru bir şekilde kullanmaya dayanır. Bu şekilde vücutta oluşan travmaları, blokajları, çakralardaki tıkanıklıkları ve meridyenlerdeki enerji dengesizliklerini tedavi ederek bedende ruhsal ve fiziksel iyileşme sağlanabilir.

 

Sahip olduğumuz güç, kesinlikle muazzam bir güçtür. Görmemiz gereken şey bu gücün dışarıdan bir yerden değil tamamen içimizden gelmekte olduğudur. Biz bu güce içsel olarak sahibiz. Bu gücü kullanmanın tek yolu onu kullanmaya niyet etmekten geçiyor. Hz. Muhammed(s.a.v.)’in hadisinde “Eğer yeterince iman etmiş olsaydınız dağları yerinden oynatabilirdiniz” denmez mi? İman dediğimiz şey bizim niyetimizdir. Eğer istersek istediğimiz şeyi oldurma gücü bize verilmiş. Ama biz bunu farkında değiliz.

 

Tabi bazı durumlarda bir kişinin hastalığının iyileşmesini ne kadar çok istesek de hastalık onun vermesi gereken bir sınav olabilir. İyileşmemesi ve bu hastalığı deneyimlemesi ilahi kaynak tarafından murat edilmiş olabilir. Bu durumda niyetimizi her zaman “varlığın ve bütünün hayrına olacaksa” diye yapmamız gerekir. Çünkü bazen bizim hayır olarak gördüklerimiz şer, şer olarak gördüklerimiz hayırdır. Olacak olan her şeyin uygunluğu konusunda teslimiyet şarttır.

 

Bu arada “nefes” manyetik etkileri en iyi aktaran ve en iyi taşıyan araçların başında geliyor. Hepimiz küçüklüğümüzde okuyup üfleyen büyükler tanımışızdır. Anadolu halk inanışları içerisinde önemli yeri olan üflemenin dayanağı da işte budur. Okunmuş suların şifa dağıttığı inanışı halk arasında çok yaygındır. Çünkü su, manyetik enerjilere en fazla tepki veren şeylerin başında gelir. Su, manyetik enerjileri olduğu gibi taşıyan bir yapıya sahiptir. Onu olumlu duygularla manyetize ederseniz vücuda şifa sağlayabilir, iyileştirici etki gösterir. Manyetize edilmiş suyun tadında değişim olur. Aksi de geçerli: negatif tesirler yüklenen su vücuda zararlı olabilir. Halk arasında, kötü rüyalar, sıkıntılar vs. suya anlatılırsa geçer derler. Bu inanışın ardındaki dayanak da suyun bu mucizevi özelliğidir.

 

Manyetik etkileri aktarmada su ve nefesin dışındaki bir diğer yol da el tutmaktır. İki kişi arasında sempatizasyon sağlama ve enerjiler arasında rezonansın kurulması açısından el tutma tekniği çok kolay uygulanabilen bir tekniktir. El ele tutuşmada farklı kutuplu eller bir araya geldiği için otomatik olarak manyetik enerjiler sakinleştirici, huzur ve mutluluk verici bir gevşeme sağlar.

 

Ben de bugün sahip olduğum bu şifa gücünü kullanarak sevgili dostuma evrenin şifa enerjilerini göndermeyi deneyeceğim. Varlığının ve bütünün hayrına olacak şekilde evrenin şifa enerjisi ile şifa bulsun diye dua edeceğim. İnsan isterse fizik bedeni geride bırakıp istediği anda, istediği yerde bulunabilir. Ben de bedenimi burada bırakıp, düşünce yoluyla dostumun ameliyatı sırasında yanında bulunacağım. İnsan yeter ki niyet etsin, yeter ki istesin, yaşam bir duadan ibaret değil mi?



YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Araştırmacı Yazarlar hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER Şebnem PİŞKİN HABERLERİ
ÖZEL RÖPORTAJ
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir: 'Allah Var, Problem Yok'
Ferudun Özdemir, “Allah var, problem yok!” adlı kitabında, yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, Allah'a dayanıp, O'na güvenen insanların bir şekilde aydınlığa kavuşacaklarının farkındalığını oluşturuyor zihinlerde…
 
YAZARLARIMIZ
Y
Metin ALKAN
CENNETLE İLGİLİ HADİSLER
Y
Mehmet GÖÇMEZ
Mezhep
Y
Nurcan CANKORU
GİZLİ SIRLAR
Y
Pınar SÖNMEZ
AŞK BİR NOKTA
Y
Hatice BAŞKAN
KADINSIN
Y
Fatmanur KUŞ
SU GİBİ AZİZ OL EVLADIM
Y
Duygu Gürses DİKEN
MALINI BAĞIŞLAYAN ELBETTE KURTULUŞA ERMİŞTİR..
Y
Zeynep DEMİR
önce sela, sonra adın okunur minarelerden.
Y
Ayhan KÜFLÜOĞLU
Eşyayı gösteren Rabbimiz’in varlığı, o eşyadan daha zahir ve kesin
Y
Nur KABADAYI
Umut Ederek Yaşamak
Y
Büşra ŞENTÜRK
Sen Kaderim Misin
Y
Büşra Nur GECE
Mabede İsmet; Meryem'e Betül Sıfatı Yakışır...
Y
Merve DİKİCİ
TEVEKKÜL KIL
Y
Ebru ATA
KIYIYA İNSANLIK VURDU
Y
Mustafa KAYALI
ZAMAN VE MEKÂNDA KIBLEMİZ
Y
Türker ELMAS
NUR ve HAKİKAT AVCILIĞI
Y
Nagihan ZENGİN
Ademiyetten Kemaliyete İrfan Yolculuğu
Y
Öznur MACİT
bir b/akış bir yürüyüş (04,05,14 Eskici dergi yayınlandı)
 
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
BÜYÜK ÇAMLICA CAMİİ NEDEN YAPILDI? MÜSLÜMAN TÜRK FİLİSTİN’E NEDEN AĞLAR? 15 TEMMUZ TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİDİR Şehadete Bir Gün Kala!
 
KONUK YAZARLARIMIZ
K
İsmail GENÇ
İnsanız ve İnsanlığı Özlüyoruz
K
Emrah POLAT
Vahametlerle İmtihan ve Müracaat
K
Mehmed ESMER
Kubbetüs Sahra'yı tanıyacağız
K
Elif NİSA
Gerçekten İnsan Azar
K
Elif MUSLUOĞLU
Cemâli Bâ Kemâle Seyredelim
K
Fikriye AYYILDIZ
GAFLET
K
Merve YAĞMUR
ÖLMEDEN ÖNCE ÖLÜNÜZ
K
Fuat TÜRKER
Münafıklar Kavramıyorlar!
K
Hüray BOZBIYIK
TESETTÜRÜN VERDİĞİ HUZUR
 
SON YORUMLANANLAR
 
VİDEO GALERİ
 
E-POSTA LİSTESİ
 
FOTO GALERİ
 
EN ÇOK TIKLANANLAR
 
ANKET

Web Sitemize Nasıl Ilaştınız?




 

Sitemizde yayınlanan haberlerde basın ahlakına, hukuk ilkelerine, insan hak ve özgürlüklerine bağlı kalacağımıza söz veririz. Yazarlarımızın yazılarıyla ilgili her türlü sorumluluk kendilerine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.

Adres : Sizde Araştırmacı Yazarlara Katılabilir Çalışmalarınızı Yayınlatabilirsiniz! arastirmaciyazarlar@gmail.com a Ad Soyad ve Yazar Resminizle birlikte gönderin değerlendirelim